Henüz vakit varken...

A+A-
Ergun KAFTANCI

KURULTAY yaklaşıyor, pazar günü MHP, hedefi iktidar olan Milliyetçi Ülkücü iradeye yelken açacak...

     Bu iradeyi karşısına alan Devlet Bahçeli, isterse kurultaya katılmasın...

     Kendi bileceği iş...

     Bine yakın delegenin iradesini görmezden gelenin ve milliyetçi ülkücü iradeyi layık olduğu yere taşımaya çalışan insanları siyasal korsanlıkla suçlayanın esasen böyle bir kurultayda yerinin de olmaması gerekir.

         O nedenle kimse hayıflanmasın.

     ..........................

     Milliyetçi Ülkücü duygu ve düşünceye yaslanarak AKP iktidarına koltuk değneği olanlar, bunun cezasını partiden dışlanarak çekecekler...

     Yapacakları tek şey var, gidip destekledikleri iktidar partisine sığınmak...

     Onlara sığınmacılık pek yakışır!

     ..........................

     Devlet Bey, önceki kurultayda yendiği rakibi Koray Aydın'ı överek öne çıkarmaya ve öteki adayların seçilme şansını minimize etmeye çalışıyor...

     Kurnazlığa bakın...

     Cepheyi bozacak aklınca...

     Sadece Koray Aydın'ın Ülkü Ocakları'ndan yetiştiğini söyleyerek bölücülük yapmaya kalkması çizgisiz karikatür gibiydi, herkesi güldürdü...

     O hareketin içinden çıkıp gelen Dr. Sinan Oğan'ı görmezden gelmek şaşkınlık ve korkunun işareti değil mi...

     Milliyetçi Ülkücü harekete yön veren ve önünü hep aydınlatan Ümit Özdağ'ı, ülkü bayrağını her şeyin üstüne tutan ve kırk yıldır çizgisinden şaşmamış Meral Akşener'i, Milliyetçi Ülkücü iradeden zerre kadar taviz vermemiş Süleyman Sazak'ı dışlayıcı tavır ve söylemler, siyasete bulaştırılan bir çirkinlik manzumesinin mısralarıdır ve altında da Devlet Bey'in imzası vardır! 

     .........................

     Bir Genel Başkan omuzlardayken izlediği yanlış politikalar yüzünden

 nasıl alaşağı edilir görsün herkes...

     Şu da bilinsin, partisinin ilkelerine uymayan, başka bir partinin her tasarrufuna destek veren birinin siyasal akıbeti hayırlı olmaz.

     Bahçeli ve etrafının yanlıştan dönmeleri için önlerinde henüz birkaç gün var; dileriz kalan süreyi değerlendirir, yanlış yoldan dönerler.

 

*

 

 Eyyamcılık, siyasal kurnazlık

     MHP teşkilâtlarından haberler yağıyor. 

     Hepsi olumlu, umut dolu...

     Genel Merkez tarafından azledilenlerin yerine getirilmiş olanlar bile pazar günkü kurultayın MHP'de milat olacağını ve partinin ilkelerini sahiplenip yoluna devam edeceğini söylüyor...

     MHP, bu yaygın inançla kurultaya gidiyor...

     .......................

     Yönünü belirlememiş bir iki teşkilâtın olması normal...

     Eyyamcı bir tutum içinde ve ses çıkarmadan sonucu beklemek siyasal kurnazlık olmalı...

     Sakarya teşkilâtı mesela...

     Kapı duvar, ortalıkta ne başkan var, ne üyeler...

     Pusuya yatmış gibiler...

     Tarafı seçmek için herhalde gücün kimde olduğunu araştırıyorlar...

     MHP esasen bu anlayıştaki siyasetçiler yüzünden ilkelerini unuttu, geriledi, abuk politikaların peşine takıldı ve 80 vekilden 40 vekile düştü.

     Öyle anlaşılıyor ki bu tiplerin yeni süreçte yerleri olmayacak! 

   

*

 

Selam ve kelâmla yönetmek

     BAŞBAKAN Binali Yıldırım, gittiği Van'da HDP'nin elinde olan belediyeyi hedef aldı ve yine klişeleşmiş cümleler kullanarak konuştu...

     Hep bildik lâfları tekrarladı...

     .........................

     Dikkat etmiş olmalısınız, nerede ve hangi vesileyle konuşursa konuşsun Başbakan'ın iki cümlesinden biri mutlaka Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı öven sözcüklerle doludur...

     Ondan selam getirir...

     Onun adına halkı kucaklar...

     Başbakanlık görevine sanki bunun için atanmıştır...

     Oysa Cumhurbaşkanı'nın ne övülmeye ihtiyacı vardır, ne de görüşlerinin başkası tarafından açıklanmasına...

     Ama Başbakan, bunları üzerine vazife biliyor ve bazen durup dururken bile methiyeler düzmeye çalışıyor...

    Elbet de şık olmuyor...

    Değişik kanaatlerin oluşmasına ve değişik söylemlerin ağızdan ağıza tur atmasına yol açıyor...

    ..........................

    HDP'nin elindeki belediyenin bugüne kadar bölücü teröriste destek amaçlı

harcamalar yaptığı doğru olabilir...

    Yıldırım, bu ihtimali dikkate alarak belediyenin kasasından çıkan 400 trilyon liranın hesabını veremediğini belirterek "Nereye gitti bu 400 trilyon" diye sordu...

       Eğer bu kadar para kayıpsa ki mümkündür, tamamına yakını bölücü çeteye destek olarak kullanılmış olamaz mı?

     Başbakan'ın bu ihtimali dikkate alarak hesapların didik didik edilmesi emrini vermesi lâzımdı...

     Bunu yaptı mı, itham edilen Van Belediyesi'nin hesaplarına el koydurdu mu, bu konuda ilgili bakanlıkları harekete geçirdi mi...

     Bilinmiyor...

     Bilinen, Binali Bey'in Beştepe'ye selâm çakmayı hiç ihmal etmemesi...

     Herhalde ülkenin, selam ve kelâmla daha iyi yönetileceğine inanmış olmalı! 

 

*

 

Edepsizlikleri dip yaptı

      ŞEHİT cenazeleri için yapılan törenleri CHP'ye ve liderine saldırı için fırsat bilen ve yandaşlarını da saldırganlığa iten iktidar, alnındaki lekeyi ana muhalefete ve liderine bulaştırmaya çalışıyor.

      CHP terör yanlısıymış, arka çıkıyormuş...

      Bu iddia da benzerleri gibi tutarlı değil...

      .........................

      CHP'liler, hastane ve cezaevi ziyaretlerini Meclis Komisyonu olarak heyet halinde yaptıklarını, bu ziyaretlere AKP'li vekillerin de katıldığını açıklayarak iddia sahiplerini oyundan düşürdüler...

      Ana muhalefete atılmaya çalışılan fitne ve fesat bombası böylece iktidarın kucağında patlamış oldu..

      .......................

      Şöyle bir düşünün...

      İçi boş ve oyalamaya yönelik çözüm sürecini bölücü örgütün silahlanmasına, mühimmat depolamasına ve hain sayısını artırmasına, AKP eyyamcılığı neden olmadı mı?

      Valilerden aşağıya doğru her resmi kurum, kuruluş ve kişiye "Bırakın, sakın üzerlerine giderek süreci tehlikeye sokmayın" talimatı verilmedi mi...

      Bu talimat, o günkü Başbakan'ın ağzından çıkmadı da CHP'li Kılıçdaroğlu'nun ağzından mı çıktı!

      .........................

      Terörün tırmanmasına kimin neden olduğunu, ziyaretleri bir kenara bırakarak tartışmak daha doğru olur...

      İşlerine gelse de gelmese de tartışmaya, verilen talimattan hareket ederek başlamak lazım...

      O zaman susacaklar, edepsizlikten, şirretlikten, pislik atmaktan vazgeçecekler...

      İnsanlar, kimin terörden yana, kimin karşı olduğunu siyasetçilerden iyi görüyor... Halkın, Çarıklı erkân-ı harp olmak özelliği işte bu!

    

*

 

ONDAN BUNDAN

      CUMHURBAŞKANI Başdanışmanı Hidayet Türkoğlu'nun Ümraniye'de kapalı yüzme havuzu işlettiğini bilen herhalde pek azdır. Bir okurum yazmış; şimdi çok kimse öğrenmiş olmalı. Bakalım Beştepe'den nasıl bir ses yükselecek...

      Diğer başdanışmaların ek işleri olup olmadığı da açıklansın ki halk dedikodu yapıp durmasın...

      *

      ALMAN parlamenterlerle birlikte soykırımı için oy kullanan Cem Özdemir, Erdoğan'ın kendisine ilişkin sözlerine cevap verdi...

      Meğer 18 yaşından beri Türk değilmiş...

      Herif bana kimi hatırlattı biliyor musunuz; canından olmamak için Hıristiyan dünyasına sığınan şehzâde Cem Sultanı....

 

*

 

BİR SÖZ

      BİLGİ, fırsat kapılarını açan güçlü bir yetenektir.

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları