Her firavunun bir Musa'sı, her Sezar'ın bir Brütüs'ü var!..

Hulki CEVİZOĞLU

Kadim uygarlıklardan biri olan Mısır bugün sefalet içinde özgürlük arıyor. Gösterilerin bir türlü durulmadığı Mısır olayı, Türkiye siyaseti için de analiz edilmesi gereken önemli bir örnek.
Asker ve devlet adamı olan Hüsnü Mübarek, Ocak 2011’de Tahrir Meydanı’nda başlayan halk gösterilerine (isyanına) ancak bir ay dayanabildi ve 11 Şubat’ta istifa etti.
Diktatörlüğe karşı olan Mısır halkı, o koltukta birdenbire bir asker diktatör buluverdi: Genelkurmay Başkanı.
Bir yıl sonraki seçimlerde ise, Tahrir’deki gösterilerde “muhalif lider” olarak ortaya çıkan Muhammed Mursi cumhurbaşkanı oldu.
Şimdi o da istenmiyor. 




*

Peki ne oluyor da yıkılanın yerine gelen de gidiyor?
Göstericilerin “gerçek temsilcisi” yok mu ki, sürekli bir rahatsızlık var?
Mursi gidince yerine kim gelecek.. Gelen ne kadar dayanacak?..
Mısır firavun ülkesi.
5.000 yıl önce, firavunun zalimliklerine karşı çıkan kişi, en yakınındaki çocukluk arkadaşı Musa idi.
Yani, her firavunun bir Musa’sı, her Sezar’ın bir Brütüs’ü vardır!..
Mısır halkı 5.000 yıl sonra da özgürlük arıyor!
Yaşanan sorunların kaynağında zalim firavunlara karşı gelen Musa’ların, bir süre sonra firavunlaşması mı yatıyor acaba?
Herkesin ders alması gereken bir durum.
Hem, halkına eziyet eden firavunlar açısından; hem de, kendi partileri için de Brütüs olanlar için..
*
Geçen yazımda,  “demokrasinin artık faşizmin aracı ve maskesi olarak kullanıldığını”  söylemiştim.
Demokrasi bir eğitim işi, sindirme ve içselleştirme işi.
“Önüne sandık koydum, pusulanı at ve sus!” mantığını, demokrasi diye yutturmaya çalışanlar birer firavundur.
“Seçildim, o halde kralım ben!” demek diktatörlüktür, despotluktur.
Mısır üzerinden, 5.000 yıl öncesi ve 5.000 yıl sonrasından söz ettim. Ama bakın, filozof Platon’un demokrasiyi anlatması üzerinden 2.400 yıl geçmiş.
Hâlâ anlayamamışız.
Anlayabilmek için tek tek yineliyorum:
*
“Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir.”
*
“Ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa demokrasi, otokrasiye (monarşi, saltanat) geçebilir.”
*
“Halk övülmeyi sever. Onun için, güzel sözlü demagoglar, kötü de olsalar, başa geçebilirler.”
*
 “Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare edebileceği zannedilir.”
*
“Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi (küçük bir azınlığın yönetimi, azınlık saltanatı) olur. Devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar.”



------------------------------------------

hulkicevizoglu@cevizkabugu.com.tr
@mhulkicevizoglu

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş