Her iki kişiden birini AKP limanına yönelten zihniyet

İsrafil K.KUMBASAR
ABD ve AB ile kapalı kapılar arkasında ‘devletin temellerine’ dinamit konulurken elindeki yetkiyi kullanıp Meclis’i feshetmekten kaçınan, ancak Çankaya’daki resepsiyonlara ‘eşi başörtülü’ kişileri davet etmeyerek görevini yerine getirdiğini zanneden Cumhurbaşkanı... Etnik koalisyonun Çankaya’yı ele geçirmesini önlemek için hazırlanan bildiriyi ‘Hz. Muhammed’in doğum günü’ ile alakalandıran, maksat hasıl olduktan sonra “Hükümetle uyum içerisindeyiz” diye açıklama yapan Genelkurmay Başkanı... AIHM kararlarının arkasına sığınıp, ‘başörtüsü’ tedbirlerini sertleştiren, ‘katsayı’ adaletsizliğini ağırlaştıran, ‘eşinin başörtüsünü çıkarması’ halinde Erdoğan’ın Çankaya’ya çıkmasında hiçbir mahzur görmeyen YÖK Başkanı... ‘Bilim’ üzerine kafa yormak, ‘eğitim kalitesinin’ artırılması için çare aramak yerine, ‘üzerlerine vazife olmayan’ her mesele hakkında ahkâm kesmeye kalkışan üniversite rektörleri... ‘Kışla’ psikolojisinden kurtulamayıp Ramazan aylarında milletin gözünün içine baka baka ‘şişenin dibine vurarak’ irticaya meydan okudukları zannına kapılan bazı emekli subaylar... “İktidarı eleştiriyorum” diye kullandıkları ‘dinci’, ‘imam’, ‘şeriat’ gibi yanlış kavramlar ile insanların bilinçaltında ‘inancımıza saldırıyorlar’ imajı uyandıran aydınlar ve köşe yazarları... ‘ABD/AB emperyalizmine’ başkaldırı için meydanlara inen kitleleri, kürsüleri ele geçiren masonların gazına gelip “Türkiye laiktir laik kalacak” diye yönlendiren gafiller... Ve sizler... 4.5 yıl boyunca sokaklardan çekilip ‘dikensiz bir gül bahçesi’ ortamı yaratan, ancak seçim kapıya dayandığında ‘assolist’ misali son anda sahneye çıkan çok sayın muhalefet liderleri... Hep birlikte AKP değirmenine su taşıdınız. Ne yapıp ettiniz, neticede ‘sokaktaki her iki Türk vatandaşından birinin’ AKP limanını ‘sığınak’ olarak görmesini başardınız. Eserinizle övünebilirsiniz. *** Etraflarındaki ‘koruma duvarlarını’ aşıp, bir kez olsun milletin içerisine girmeyenler... Milletin seyahat ettiği minibüse, otobüse, tramvaya, vapura binip, milletin gittiği lokanlarda ‘kuru-pilavdan” ibaret sofralara tenezzül etmeyenler... Loş ışıklı odalarda, balolarda, resepsiyonlarda, otel lobilerinde karşılaştıkları, yağcı, yalaka ve çıkarcıların fikirlerini alıp ‘nabız’ yoklamaya çalışanlar... ‘Millete tepeden bakmayı’ erdem zannedenler, şimdi belki de başlarını iki ellerinin arasına alıp kara düşünüyorlar: - “Neden böyle oldu?” Ancak, eminiz ki hiçbiri hâlâ şu soruyu akıllarına dahi getirmiyorlardır: - “Nerede hata yaptık?” Milletin sesine kulak vermeyen, ‘milletin anladığı lisan’ ile konuşmayan siyaset bezirganları, ‘bozuk plak’ gibi aynı aynı yere takılıyorlar: - “Halk bizi anlamıyor!” Medyanın köşe başlarını tutan bazı yazar ve yorumcu esnafı ise, ‘dolap beygiri’ gibi hep aynı mevzunun etrafında dönüp duruyorlar. Ekonomide estirilen ‘yalan’ rüzgarı, ‘enflasyon’, ‘borsa’, ‘dolar’, ‘teşvikler’, ‘krediler’, ‘kapı kapı dağıtılan yardımlar’ tabii ki inkar edilemez. Ancak, ortadaki tablo, milletin ‘iktidardan memnun olduğunun’ veya ‘istikrardan yana tercih kullandığının’ bir göstergesi değildir. Peki ya nedir? İktidarın izlediği ‘ihanet’ ve ‘teslimiyet’ politikalarını gündeme taşımak yerine, ‘laik/antilaik’ kutuplaşması üzerinden ‘cumhuriyetin temel ilkeleri’ ile ‘toplumun değer yargılarını’ karşı karşıya getirip, ‘kendi çıkar alanını’ genişletmeye çalışan ‘dayatmacı’ zihniyete duyulan bir tepkidir. İktidar partisinin, “Eşi başörtülü dindar bir cumhurbaşkanı bile seçtirmelediler” söylemi ile özetlenen ‘mağduriyet’ sömürüsü ile ‘inançlı kesimleri’ bir kez daha kandırmayı başarmıştır. *** İşte ‘tehlikeli’ kutuplaşmanın sonu: ‘Laiklik karşıtı’ ilan edilen partinin oyu 46.9. ‘Laikliğin bayraktarlığını’ yapan partinin aldığı oy ise yalnızca yüzde 20.9. Elinizi vicdanınıza koyup deyin bakalım: Kaybeden, laikliği ‘din düşmanlığı’ olarak algılayıp, inançlı insanların tepesinde ‘Demoklesin kılıcı’ gibi sallandırmaya kalkışan zihniyet mi? Yoksa ‘gerçek’ laiklik mi?
  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş