‘Hesabın’ döndüğü noktaya mı geldik?

İsrafil K.KUMBASAR

Artık ağlanıp sızlanmanın, ‘mağdurları’ oynamanın bir getirisi olmadığı su yüzüne çıkmaya başladı. Hazretin hırçınlığı ondan.
‘Düne’ saldırdı olmadı, ‘bugüne’ kafa tuttu işin içinden çıkamadı. Elde kala kala ‘çılgın’ adını verdiği ’deli saçması’ projeler (!) kaldı.
Mevcut tablo, sandıkta AKP’yi ‘bir sürprizin beklediğini’ iyiden iyiye ortaya koyuyor.
Dört koldan saldırdıkları MHP’ye milletin sahip çıkması, ‘alevilik’ üzerinden vurmak istedikleri CHP’nin yurdun her köşesinde ilgiyle karşılanması hesapları alt üst etti.
Hükümetin başı, işte bu tablo nedeniyledir ki beti benzi atmış bir halde ‘çıkış yolu’ arıyor. Bulamayınca da azarlıyor, fırçalıyor. Ama nafile.
Millet, ‘Küçük Emrah’ görüntüsü altında yatan ‘despot çehreyi’ yeterince tanıdı. Ağzını açana hışımla yürüyen ve  “Sus sen bilmezsin, provokatör, darbeci!” yaftası yapıştıran zihniyet için deniz bitti.
Bakkallık günlerinden kalma alışkanlıkla ‘gelir’ ve ‘gideri’ toplayıp sonuca baktığında, hem memleketin hem de kendisinin nereye sürüklendiğini görüyor.
Lakin ihtiras kötü bir duygu, kafayı toparlamaya izin vermiyor.

***

Alabildiği en yüksek oy oranı olan yüzde 47’nin ne kadarını ‘27 Nisan muhtırasına’ borçlu herkesin malumu.
O oyu alırken ortada bir  “Habur kepazeliği”  yoktu. Mahdumun  “gemicik” sahibi olduğu bilinmiyordu. Vatandaş, İmralı canisi ile yapılan müzakerelerden bihaberdi. Keza ’açılım’ ihaneti de o seçimden sonra sahneye konuldu. Yine aynı seçimin ardından başladı  “Benim 75 Kürt milletvekilim var” diye böbürlene böbürlene anlatmaya. Başörtüsünün sadece ‘yüzde 1,5’u ilgilendirdiği vecizesini de yine 2007 seçimlerinin ardından mırıldanmaya başladılar.
El hasıl ‘köprülerin’ altından çok sular geçti. Bazen farkında olmadan, bazen de bilerek ‘hangi değirmene’ su taşıdıklarını itiraf ettiler.
Suret-i Hak’tan görünüp kardinallerden ‘seçim duası’ istemeleri, ‘başpapazlar’ ile kol kola girmeleri, adı sanı unutulmuş ‘cemaatsiz’ gayrimüslim tapınaklarını ihya etme girişimleri, ‘oyun içindeki oyunun’ kısmen deşifre edilmesini sağladı.
Yüzde 70’i vesayet altındaki medyaya rağmen millet gerçeği öğrendi.

***


Evet, bir yerde haklı çıktı, “Muhtar bile olamaz”  dediler ama  “bakanların başı”  oldu, ülkeyi ‘köy muhtarı’ edasıyla yönetmeye kalkıştı.
Halk artık onun  “Türkiye büyüyor”  deyince ne söylemek istediğini çok iyi anlıyor.
İnsanların gözlerinin önünden ‘cipler’, ’villalar’, ’gemicikler’geçiyor. ’Milli gelirin 10 bin dolara çıktığı’ teranesinden ’lale devri’ manzaralarının kastedildiğini biliyor.
Cumhuriyetin ilk gününden 2011’e kadar her şeyi kaşımayı maharet saydılar da, 10 yıl önce kendilerine iktidar yolu açan ‘malum darbecilere’ gıkları çıkmadı.
Ne garip tesadüf!
Millet, bu garip tesadüfün arkasındaki ‘ABD projesini’ artık yemiyor.
MHP’ye karşı kurulan kirli tezgahın geri tepmesi, aslında bu ‘tesadüfün’ geç de olsa kafalara dank ettiğinin en büyük işaretlerinden biri.
Her şeyi en ince ayrıntısına kadar hesap eden ‘oyun kurucu’, milletin ferasetini dikkate almama gafletine düşmüş olmalı.
E boşuna dememişler  “Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner”  diye.
Hesabın ‘döndüğü’ noktadayız.

***


Hazret, bir seçim dönemini ’gömleği’ sırtından atarak, bir diğerini ‘asker’ ve ’başörtüsü’istismarıyla atlatıp bugüne kadar geldi.
Lakin, bu dönem takındığı ‘çakma milliyetçi suret’ yüzünde pek bir iğreti duruyor.
Anadolu insanı soruyor:
- “Ne o beyzade, artık 36,5 millet lafını ağzına almaz oldun. Hayırdır inşallah!”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş