Hiç Normal Değil!

A+A-
Didem DUYUM

Gündem çok hareketli iken bile televizyonda en çok yerli diziler izleniyor. Merak ettim ve birkaçının bu haftaki bölümlerini izledim. Kan, şiddet ve entrikadan yorgun düşüp biraz durdum. Bir süre boşluğa baktım ve yazımı yazmaya başladım.

Şans bu ki, bu hafta yeni başlamış bir dizeye denk geldim. Kadın kahramanımız sadece bileklerini gösterdiği için parmakları bir erkek tarafından kırılıyor. Aman tanrım! Devam ettikçe cümleler kulağımı tırmalıyor. "İtaat etmedi dövdüm", "Ben tehdit etmem, yaparım", "Kadınlığını bil" gibi... Coğrafi bölge üzerinden insan tanımlamaları da cabası. Hem de çocukların ekran başında olabileceği saatte... Diziyi bitiremedim çünkü içim kaldırmadı. Bir şiddet sahnesi bu kadar açık ve net çekilip de televizyonların en çok izlenen saatine koyulur mu? Aklım almıyor...

Yapım şirketi şikayetler gelince "kadına şiddet" konusuna dikkat çekmek için bu dizinin yapıldığını söylemiş. Ben bu yöntemi pek anlamadım. İçimizi acıtacak kadar şiddeti göstererek bu nasıl yapılır? Dizinin derdi "farkındalık yaratmak" olsaydı konuyu bu şekilde işlemez, senaryoda kadını aşağılayıcı cümleler kullanmazlardı.

Dizilerde şiddete karşı durmak isteniyorsa önce cinsiyet ayrımcılığından uzak durmalı. Zayıf olan kurtarılmayı beklememeli. Bu durumdan nasıl kendi başına kurtulabileceği gösterilmeli. Zenginliğin değil, iyi olmanın en büyük saygınlık olduğu anlatılmalı. Çünkü artık izleyici sadece dizi izlemekle yetinmiyor, onlar gibi konuşup onlar gibi davranıyor. İzledikleri karakterleri gerçek sanıp, rol model alıyorlar. Özellikle gençler izlediklerinin normal olduğunu, bir çok insanın böyle davrandığını sanıyorlar. Ana karakter ölünce cenaze töreni hazırlayan ardından da helva kavuran dizi fanatiklerini unutmadık değil mi?

Durum böyle olunca dizilere eleştirel yaklaşmak zorundayız. Dizi ne anlatmak istiyor ve nasıl anlatıyor? Bunları kim ve neye göre denetliyor? Uzman sosyolog ve ya psikologlardan oluşan danışman kadroları var mı? Ceza sistemi nasıl işliyor?

Denetim sadece tütün ürünleri ve argo kullanımı üzerinden değil, öykü ve söylem düzleminde de incelenmeli. 

Yapılan anketlerde en çok belgesel izlediğimiz gözükse de, bize ne izletildiğini iyi biliyoruz. Eski mutlu aile dizilerinin yerini şiddet içerikli yapımlar aldı. Bardakları buzlanmış ama ellerinde silah olan diziler... Samimi içten mahalle dizileri yerine mafya dizileri izler olduk. O günler mi geride kaldı bizler mi geride kaldık bilmem ama bir şeyleri geride bıraktığımız kesin.

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları