Hicaz Demiryolu'nun öyküsü

A+A-
Burhan AYERİ

Bazen öyle olaylar yaşıyoruz ki geçmişe dönüyoruz. Örneğin Kudüs'ü İsrail'e başkent yapmaya çalışan Trump'un bizi getirdiği noktaya bakın. Ülkemizde bir avuç insanın tanıdığı Fahreddin Paşa'yı -Türkkan- artık tanımayan kalmadı. Tabii Mukaddes Emanetlerin işgalci İngilizlereden kurtuluş öyküsünü de. Bu kutsal harekatta raylı sistemin büyük katkısını anlamış olduk.

Osmanlı İmparatorluğu demiryolu ulaşımında Batılılardan geri kalmamıştır. İskenderiye-Kahire hattını yaptıktan sonra Rumeli'ye el atılır. Paris, Viyana ve Berlin'e kadar bağlanılır.

En önemlisi

Hicaz Demiryolu'nun yapımına din temasıyla başlanır. Bunu teşvik eden 2 kişi Osman Nuri Paşa ve Cidde Evkaf Müdürü İzzet Paşa'dır. Padişahın ağzından girip burnundan çıkarlar. Böyle bir demiryolunun bölge savunması için  ne kadar iyi olacağını iyi anlatırlar. Abdülhamid Han bu konuda fikirlerine çok önem verdiği Mehmed Şakir Paşa'dan da görüş ister. Paşa, hazırladığı raporu teslim ederken, hattın fizibilite raporunu da eklemiştir. Uzak topraklarımıza asker ve malzeme taşınması cazip gelir. Böylece hizmetler daha da hızlanacaktır.

Padişah artık herşeyi bırakıp bununla uğraşır olmuştur. Bağdat güzergahını bazı imtiyazlar karşılığı Almanlara verir. Tam bu noktada hen zamanki düşman İngiltere ayağa kalkar. Çünkü Hindistan, Pakistan ve Afganistan'ı sömürdüğü yetmemiştir. Şimdi gözünü Arap Yarımadası'na dikmiştir. Fransa da ayağa kalkar. Suriye ve Filistin'deki çıkarlarının peşindedir. Bu 2 devlete Rusya'nın katılışı doğaldır. Rayların doğu vilayetlerimize uzanmasından endişe ederler

Kutsal yol

Bağdat hattını Almanlar tamamlar. Ancak Hicaz Demiryolu tamamen iç kaynaklardan finanse edilir. Yol, Şam'dan başlayarak Medine'ye ulaşacaktır. Sonra da Mekke'ye uzanacaktır. Yemen  üzerinden tekrar Bağdat'a dönüş de hesaplanmıştır. O günün teknolojisine göre bu devirdaim 5 günde tamamlanacaktır. Bu mesafenin deve kervanlarıyla aylarca süren yolculuk hesap edildiğinde, açıkça bu bir devrimdir.

Bazı büyük Avrupa ülkeleri bu projeye gülerek bakarlar. Onlara göre 1200 Km.'yi geçen yolu yapmak mümkün değildir. Unuttukları, Abdülhamid'in kararlılığıdır. Hicaz Demiryolu'nun tahmini maliyeti olan 4 milyon altın lira -bütçenin 5'te biri- için kampanya başlatır. Sultan 50 bin altınla öncü olur. Bu tavır büyük ilgi toplar. Memurlar birer maaşlarını bağışlayarak katkıda bulunurlar. Hindistandaki Müslümanlar 40 bin altın yollar. Onları Kuzey Afrika Müslümanları takip eder.. Kafkasya, Türkistan, Bosna'daki dindaşlar devreye girer. Hatta Çin, Java, Sumatradakiler kampanyaya dahil olurlar. Ek tedbir olarak tüm resmi işlerden alınan paranın -ilmühaber, vergi ve harç- bir kısmı demiryolu fonuna yatırılır. Kurban derileri bağış olarak kabul edilir. Bir mucize gerçekleşmiştir. Dünya üzerinde tamamlandığında borcu olmayan, hatta kasasında para bulunan tek raylı sistem hizmete sokulmuştur.

Yabancılar dışarıya

Proje ve yapım safhasında Fransız, Alman, İtalyan ve hatta Rum mühendisler de görev alır. Kutsal topraklara yaklaştıkça onların görevinin tamamı Türklere bırakılır. Mübarek yerlere Müslümanlar dışında kimse sokulmaz.

Bu olağanüstü hattın hızla tamamlanmasında en büyük yükü özel askeri birlik üslenir. Toplam mevcudu 7 bin 500 kişiyi bulan bu güç gece-gündüz çalışır. Duvar örerler, traversleri yerleştirirler. Demircilik ve marangozluğu da üslenmişlerdir. Osmanlı, gerekli ray ve traversleri kendi kurduğu tesislerde imal eder. İlk ulaşılan yer bugünkü Ürdün'ün başkenti Amman'dır tarih ise 1903. Hayfa Limanı sisteme bağlanır. Böylece Amerika, Almanya ve Belçika'dan gelen mekanik sistemler ihtiyaç duyulan yerlere kolayca nakledilir. 1908 yılı geldiğinde Medine'ye ulaşılmıştır.

Bu hatlar 1. Dünya Savaşı'na kadar hiç aksamadan kullanıldı. Şam'dan Amman'a hergün tren kalktı. Haftada 3 gün de Medine'ye. Hatta haftada bir kere yataklı-yemekli seferler kondu. Ayrıca Medine'ye malzeme, yiyecek ve su taşıyan yük trenleri de hizmete girdi. Yanı sıra Şam ve Medine'de lokomotif ve vagon bakım üniteleri devreye sokuldu. Yol boyunca 7 tane de servis istasyonu açıldı. 7'si devasa demir tam 2 bin 666 köprü ve menfez ile 9 tünelin yapıldığını hatırlatmak isterim. Bugünkü TCDD'nin temelinin böyle atıldığını söyleyebilirim.

Suudların ihaneti

Hicaz Demiryolu bugün de Suriye, Ürdün ve İsrail'de çalışmakta. Ancak Suudi Arabistan sınırına girilince manzara hazindir. Metruk istasyonlar, sökülmüş raylar ve sağa sola atılmış vagonlar görürsünüz. Bir zamanlar yolcuların özel döşenmiş  keçelere -bugünkü kırmızı halı gibi- basarak indikleri Medine İstasyonu ise parsel parsel satılıyor. Tüm Osmanlı mirası gibi tarih sahnesinden siliniyorlar.

***

BAŞSAĞLIĞI

Büyükçekmece Belediye Başkanı'nın ağabeyi Tahir Akgün Hakk'a yürüdü. Başkan Hasan Akgün'ün şahsında tüm aileye başsağlığı, merhuma Allah'tan rahmet diliyorum.

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları