Hiçbir masona zarar vermediler...

Ahmet GÜRSOY

Hatırlayın!.

İslamcı cenahın tarih içinde bütün olayları dayandırdığı sosyal gerçekliğin temelini hatırlayın: Masonlar ve Yahudiler!

Bu iki kavrama dayanan paradigma üzerinden tarihi, edebiyatı, kalkınmayı, Türkiye'nin iç ve dış siyasetini açıklamıyorlar mıydı? Her olayın gerisinde Yahudiler, her batışımızın arkasında masonlar yok muydu?

                Vardı.

                Atatürk'ün Türkiye'yi kurması...

Padişahlığın sona erdirilmesi.

Halifeliğin kaldırılması...

Lozan'da Misak-ı Millî'den vaz geçilmesi iddiaları... Bu amaçla Kerkük'ün Musul'un elimizden çıkmasının tek müsebbibi neydi? Yahudiler ve onun amaçları için çalışan masonlar!

Onlara göre Atatürk gizli masondu..

Pozitivistti... Dinsizdi...

"İtalya'daki mason localarında Atatürk adı var" demiyorlar mıydı?..

Türkçüleri bile masonlar Yahudiler idare etmekte değil miydi?.. Moiz Kohen denen Yahudi, Türkocağı'nın Türk Yurdu Dergisinde Munis Tekinalp imzasıyla yazıp Türkçülük yapmaktaydı... "öyle ise" deyip, neler söylemediler neler...

Peki İttihatçılara ne demeliydi... Şu Abdülhamid'i tahtından indirenlerin çoğu hem Yahudi ve hem de mason değil miydi? Bu durumda her şeyin nedeni çok açık değil miydi? Onlara göre tarih bilimine boş vermek gerekirdi. Tarihsel olayların değişim ve dönüşümünü başka yerlerde ve başka gerekçelerde aramak boşunaydı. Asıl gerçeklik masonlar ve Yahudilerdi... Millî Görüşçüler, sözde İslamcılar... Güya Müslümanlar yıllardır bu propaganda üzerinden iktidara yürüdüler. Bu karşıtlıktan beslendiler.

Bunları saplantı haline getirerek Gazzeci, Mursici, El Bennacı oldular. Bu karşıt duygular üzerinden bilendiler... Öfke yüklendiler. İdeolojik saplantılarını buradan zihinlerine yerleştirdiler. Ümmetçiliği geliştirdiler... Halka yaydılar... Kafalarında oluşan sosyal virüsün beslendiği gıda tam da burası...

Kapitalizme bunun için meydan okur göründüler.

Liberalizmi bunun için eleştirdiler.

Nereye varmak istiyorum?

                İçinde bulunduğumuz gerçekliğe...

                Şimdiye...

Şu ana...

Ve bugüne...

Bugün masonlarla ve Yahudilerle üst düzey anlaşma yapmanın gayreti içindeler. Geldikleri yer burası. Üst düzey ilişki... Üst düzey dostluk...

Antitezi tez yaptılar. Karşıtlığı meşrulaştırdılar... Kısacası ideolojinin sonunu yine kendileri imzaladılar.

                Dikkatinizi çekerim... AKP'nin iktidar olduğu son 14 yıl içinde hiç gündem olmadı... 14 yıldır ne masonlar, ne Yahudiler vardı, sanki yer yarılmış yerin içine girmişlerdi. Bir gizli el sanki onları ve etkilerini ortadan kaldırmıştı... Hiç söz etmiyorlardı. Hâlbuki mason dernekleri de Yahudi devleti de yerli yerinde durmaktaydı... İktidarları süresince onca düşman belledikleri hiçbir mason derneğini kapatmadılar. Hiçbirinin ipliğini pazara çıkarmadılar. Hiçbirini tedirgin etmediler... Ama millî olanları; Türk olanları, yerli olanları tek tek gagaladılar... Masonların veremediği zararı onlar verdiler.

Yahudi icadı kapitalizme karşı olduğunu söyleyenlerin hepsi, kapitalist yaşamı seçti. Zenginlik yarışına girip, ihale yasasını iki yüz kereden fazla değiştirdikleri tarihe geçti. Altlarında son model ciplerle hiçbiri sahabenin fukaralığını seçmeyeceğini gösterdi. Hiçbiri, peygamber rol modeline göre yaşam tarzını da seçmedi. Mütevazı hayatın yerini saray, şatafat, iktidar hırsı, adam kayırma, hukuk ve hak gasbı, yalan, hırsızlık, iltimas vb.. aldı. Son olarak da ebedi düşman saydıklarıyla barış çubuğu yakmaya karar verdiler...

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Yeni Çağ Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : (0212) 452 40 40 Faks : (0212) 452 40 58