Hicretin 1435. yılı...

A+A-
Ahmet SEVGİ

4 Kasım 2013 tarihi (1 Muharrem 1435) hicretin 1435. yıldönümünü göstermesi bakımından önemlidir. Bütün Müslümanların hicrî yılbaşlarını -gecikmeli olarak- tebrik ediyoruz.
Hicretin 1435. yıldönümü benim için ayrı bir anlam ifade ediyor. Bundan 35 yıl önce, Hicrî 15. asra girerken Edebiyat Fakültesi öğrencisi sıfatıyla -cehlimize bakmadan- oturup “Hicrî 15. Asır Dolayısıyla Umûmî Bir Değerlendirme” (Bk. Gakkoşa HEDEF, Yıl: 2, Sayı: 11, Mayıs 1980, s. 9-11) adlı bir makale yazmışız...  Bakıyorum, aradan 35 yıl geçmiş. 35 yıl ne demek? Yolun yarısı eder. Buna öğrencilik yıllarımızı da ekliyor ve yolun sonuna yaklaşmakta olduğumuzu görerek geride hoş bir seda bırakacak bir şeyler yapamamış olmanın ıstırabını çekiyoruz.
Şairin çok güzel ifade ettiği üzere insan, öbür âleme göçünce geride hayırla anılacak güzel bir ad bırakabilmelidir:
“Âdem oldur ki ayağın çekicek dünyâdan//Zikr-i bi’l-hayr  ile âlemde güzel adı kala.”
Oysa ömür nehrimiz âhiret denizine doğru hızla akıp gitmekte, hayat bahçemizin gülleri sararıp solmakta, bizler ise makam-mevki, para-pul sevdasına kapılmış farklı bir yolda yürüyoruz:
“Biz tâlib-i teveccüh-i ikbâl-i rûzgâr//Gülberg-i bâğ-ı ömr ise berbâd olup gider.”
35 yıl önce Hicrî 15. asır dolayısıyla yazdığımız makaleden birkaç pasaj:
“Her şeyden önce ‘İslâm yeni gelişmelere cevap verebilir mi’ vehmini ortadan kaldırmalıyız. M. Âkif’in ifadesiyle:
Doğrudan doğruya Kur’ân’dan alıp ilhâmı//Asrın idrâkine söyletmeliyiz İslâm’ı.
Evet, İslâm zirâî toplum döneminde enine boyuna işlenmiş ve müesseseleştirilmiştir. Fakat sanayi toplumu için henüz bir İslâm medenî hukûku bile hazırlanmış değil. Oysa yedi sekiz asır önce yazılmış İslâm fıkhı ile bugünkü ihtiyaçları karşılamaya imkân yoktur.” (...)
“Bu noktada karşımıza şöyle bir soru çıkıyor: ‘Önce hukuk mu, cemiyet mi?’ Hukuk cemiyetin ihtiyaçlarından doğduğuna göre önce cemiyet lazım. Ortada bir İslâm cemiyeti olmadan yapılacak hukuk çalışmaları gayrı İslâmî bir cemiyetin ihtiyaçlarına cevap vermeye yönelik olacağından ’hile-i şeriye’olmaktan öteye geçemez.”  (...)
“İnşallah yakın bir gelecekte bu dilek ve temennilerimiz kuvveden fiile çıkacaktır. Zira zeval, devrini tamamlamış yerini kemâle bırakmıştır. Hicrî 15. asır bu müjdeyle geldi.”
35 yıl önce Hicrî 15. asır dolayısıyla bunları söylemişiz. Ama maalesef bugün ölenin de öldürenin de “Allâhü ekber” dediği bir noktaya gelmiş bulunuyoruz. İnsan nasıl üzülmez!..
Son söz şairin:
“Namaz kıl; alnın secdeden kalkmasın, zekât ver, oruç tut, //Câmi yaptır, umreyi hiç kaçırma ve her yıl hacca git. //Müslümanların hâline  bakıp ağlamıyorsan eğer// Var bu ibadetlerini hep uçurumdan aşağı it.” (Li-müellifihî)

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları