Hizaya gel!

A+A-
Altemur KILIÇ

Devlet Bahçeli’nin dediği gibi, Türkiye karanlık bir döneme giriyor... “Fetret”  döneminden sonra, Cumhuriyetin  “çöküş” dönemine! AB-ABD çevreleri memnun; içerideki yandaşları gibi, referandum sonucunun demokrasinin zaferi olduğunu, -Ordunun- merkezi vesayet sisteminin sona erdiğini, Türkiye’nin AB yolunun açıldığını söylüyorlar! Bu yolun çıkmaz olması, başka konu... Bu yolda Brüksel Komiserleri, bakalım başka ne “kriterler” dayatacaklar? Bu ortak mutluluk tablosunun özeti, Taraf manşetindeki şu cümle: “Halk yönetime el koydu”!
Bu “dönemde” Erdoğan’ın ilk talimatı; Yeni Anayasa hazırlıklarına hemen başlanması! Bu “açılımın” ilk maddesi, hedefi: AB kriterlerine uygun bir ordu, “paralı-profesyonel”  bir ordu! İlk aşama da acilen, “terör ile mücadele kapsamında” sınırlarda yeni özel askeri birliklerin oluşturulması.
Erdoğan, bu yeni düzenlemeyi şöyle savunuyor: Sınırları ve Güneydoğu’da, terörle mücadeleyi paralı askerler üstlenince artık aileler endişe etmeyecekler, “analar ağlamayacak”, işi paralı askerler yapacaklar... Varsın onların anaları ağlasın, bedeli mukabili! Ancak, Sayın Başbakan bu hizmette  “para” esas olunca, her türlü kaçakçılığa açık netameli bölgelerde para için neler olacağının farkında mı?  Oraların model olarak alınan Macaristan olmadığının farkında mı?
Ama ne gam; şimdi bu yolda hızla ilerleyecekler; YAŞ’da ordu “hizaya” getirilmişti, şimdi “Nizam-Cedit’i” kuracaklar! Referandum sonuçlarıyla bütün engeller ortadan kalktı; artık nihai hedeflerine doğru emin, uygun adımlarla yürüyebilirler!
AKP’nin, orduya el koymasının işaretleri daha önce verilmişti. Ama TSK, komutanlar, maalesef “yığınakta”, ilk hatayı Ergenekon tutuklamaları başlayınca ve sonra ’Kozmik Oda’ları savcılara açarak pasif kalmakla yaptılar!
Artık Zafer Bayramı’nda tebrikleri Genelkurmay Başkanı değil, Başbakan ve Meclis Başkanı kabul edecek... Yani o büyük zaferi kazananlar, bir bakıma o zafere mani olmak için baş kaldıranların seleflerini tebrik edecekler! Eski görüntü, milli irade temsilcilerinin kapılarda sıra beklemeleri görüntüleri, bazılarına göre, hoş değilmiş... Sorarım yeni “hiza”, yeni 30 Ağustos görüntüsü geleneklerimize ve Türk Ordusuna yakışır mı?
Evet; TSK’yı hizaya ve AKP önünde  “emret komutanım”  diye, “esas duruşa”  getirmek süreci devam edecek Referandum savaşı “zaferinden” sonra; Genelkurmay Başkanlığının, Milli Savunma Bakanlığına bağlanması, askeri harcamaların kontrolü, rant ve arsa spekülasyonları iştihalarını kabartan, ordu arsalarının “kamulaştırılması”, Orduevlerinin, askeri okulların otele çevrilmesi, YAŞ kararlarının yargıya tabi tutulması ile başlayan zincir tamamlanacak!
Açıkça sormaya mecburum; bu tehlikeler karşısında 35. Madde kaldırılmadıkça asli görevleri TC’yi muhafaza ve müdafaa etmek olan Türk Ordusu komutanları gene pasif mi kalacaklar? Komutanların “sivil otoriteye, yargıya saygısını anlayışla karşılamak lazım ama hangi sivil otorite ve yargının hangi tarafına?
Ne yapsalardı? İstifa edip, gemiyi kaptansız mı bıraksalardı? Tabii ki Hayır... Ama maalesef, “gemiyi kurtarmak” adına silah arkadaşlarını adeta safra gibi feda ettiler. “Sarı öküz” hikâyesindeki gibi sonunda kendilerini de feda ettiler!  
Darbe mi yapsalardı. Kesinlikle hayır!
Ama sağlam bir tavır koysalardı, tutuklanan komutanlarına bir bayram ziyaretinden öte sahip çıksalardı, çetin ceviz olduklarını gösterselerdi!  
Dost acı söyler. Ordusuna ölesiye bağlı bir kişinin feryadıdır bu yazdıklarım!
Bugün yenik düştük. Cümbür cemaat orduyu ve biz Atatürkçüleri yendiler... Ancak bu yenilgi, son nokta değil. Türkiye demokrasiyle kurulmadı, Cumhuriyet “referandumla” onaylanmadı... Evet, %58’le kazandı... Merak ederim şimdi bir kamuoyu araştırması yapılsa, acaba en güvenilir, saygın kurumun hangisi olduğu ortaya çıkardı? Düşünmek bile istemiyorum!
Cumhuriyetin, milletin makûs talihini değiştirmek görevi, 35. madde kaldırılsa da gene TSK’ya düşecek... Güven tazelemesi için... Cumhuriyeti kurtarmak için! Nasıl mı? Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının yaptıkları gibi!

NOT: Mutat göz operasyonlarından birini daha geçireceğim için bir süre yazı yazamayacağım. Okuyucularımdan özür dilerim.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları