Hizbullah, Hamas, Müslüman Kardeşler ve işin aslı

Haydar ÇAKMAK

Arap ülkeleri  kaynıyor.Tunus, Mısır, Libya, Bahreyn, Yemen, Ürdün ve diğerleri. Uluslar arası kamuoyu bu olayları Tunus başkaldırısının tetiklediğini düşünmektedir. Argüman olarak da yolsuzluk, adaletsizlik ve diktatörlükten bıkan halklar bu eylemler fırsatından yararlanarak onlar da kendi diktatörlerinden kurtulmak istiyorlar ve sokaklara döküldüler diye yorumlamaktadırlar. Bu argüman şeklen ve içerik olarak da kısmen doğrudur. Zira geriden bakıldığı zaman büyük kitleler böyle davranmışlardır ve bunu böyle görmek mümkündür. Ancak zamanlamasını ve organizasyonunu kimin yaptığına yakından bakmak gerekir. İşin aslı kanımıza göre şöyledir: İsrail, başta ABD ve İngiltere olmak üzere batının büyük desteğine rağmen 1948’den beri güvenliğini sağlayamadı ve huzura kavuşamadı. İsrail’in ve batının politikası başta Mısır olmak üzere dikta rejimleri ve yöneticileri satın alarak İsrail’e olan kin ve düşmanlığı hafifletme ve savaşı önlemeyi amaçlamıştır. İsrail ve Batının destek verdiği dikta rejimler yorulmuştu, halktan uzaklaşmıştı, yolsuzluk bataklığına girmişti ve halkların nefretini kazanmıştı, bunların İsrail ile ilgili alacağı kararlar halk nezdinde meşru değildi. Dolayısıyla İsrail için bu adamların ve rejimlerin miadı dolmuştu. Ama İsrail için asıl sorun bu dikta rejimlerin tutumları radikal İslamcıların güçlenmesine neden olmuştu ve eğer müdahale etmezlerse radikal İslamcılar kendi imkanlarıyla iktidara geleceklerdi.
Bunun en iyi örneği Hizbullah ve Hamastı. İsrail, ABD ve batı destekli Arap ülkeleri operasyonunun amacı radikalleri kendi elleriyle yeni iktidarlara ortak etmektir. Ama şimdilik tek başlarına iktidar  olmamaları gerekir.Ortak bir iktidarda İslamcıların kontrolleri daha kolay olacak ve en önemlisi de bu radikal İslamcıları iktidarın nimetleriyle tanıştıracaklar, onları rüşvet, yolsuzluk, zaaflarının öne çıkması ve onların gayrı ahlaki doyumu için imkan ve fırsat verilecek, bir başka deyişle ahlâksızlık yaptırılacak ve daha sonra kullanılmak için kasetleri çekilecektir. İktidarda olmayan radikal İslamcıların takdir edileceği gibi kaset sahibi olma şansı daha azdır.
Hamas, Hizbullah ve Müslüman Kardeşler gibi radikallerle İsrail ve ABD’nin konuşması mümkün değildir. Arap diktatörleri de konuşamazlar, zira birbirlerinden nefret ediyorlar. Çağdaş Türkiye’yi ve Atatürk ilkelerine bağlı Türkleri de sevmiyorlar. Arap halklarının önemli bir kısmının özellikle de eğitimli Arapların Türkiye’ye ve rejimine karşı olan hayranlığı bilinmekteydi, ama İsrail için daha çok dindar Arapların tutumu önemliydi. Onun için de Arap dindarları etkileyebilecek Türkiye de batı yanlısı dindar görünümlü bir iktidar lazımdı.
İran, ABD ve İsrail’in niyetlerini çok iyi okumaktadır. Lübnan’daki Hizbullah tamamen İran’ın kontrolündedir. Önemli miktarda Şii nüfusa sahip ülkelerde İran çok güçlüdür. Bahreyn de erken davranarak şii nüfusu ayaklandırmıştır. ABD İran yanlısı bir iktidar yerine mevcudu korumak isteyecektir. Şiilik Fars milliyetçiliğinin önemli enstrümanlarından birisidir. İran Şiiliği beynelmilelci değil ulusaldır. Türkiye’deki İslamcılar milliyetçilerden nefret ederler, çünkü İslamcılığı kontrol altında tutan cemaat ve tarikat şeyhleri’nin tamamına yakını Türk kökenli değildir.
Recep Tayip Erdoğan’ın Hamas liderini Türkiye’ye çağırması Davos’taki “one minut” ve Mavi Marmara olayı gibi Arap dindarlarının ve radikallerinin hoşuna gidecek olaylar çok iyi işlenip bu ülkelerde duyurulmuştur. Arap diktatörleri ülkelerindeki basını kontrol altında tuttukları için kendi ülkelerindeki basının Erdoğan propagandası yapmalarına izin vermemişlerdir. Erdoğan’ı meşhur eden ve  kahraman gösteren yayınlar ABD’nin kontrolünde olan ülkelerden uluslar arası yayın yapan görsel ve yazılı basındır.
Özetleyecek olursak yakında Arap ülkelerinde radikallerin de içinde bulunduğu biraz demokrat, biraz İslamcı, biraz diktatör, biraz Amerikancı hükümetler görecekmişiz gibi gelmektedir. Haydi hayırlısı.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş