Hocalı Katliamı, Ruslar ve Evrensel İnsan Hakları

Haydar ÇAKMAK

Günümüz dünyasında uluslar arası hukuk, uluslar arası politika, insan hakları, uluslar arası ekonomik ilişkiler ve etik değerler gibi birçok kavram batı medeniyetinin prensiplerine göre tarif edilmiştir. Bunların başına da evrensel değerler tümleci getirilerek sanki bütün dünyanın ortak düşüncesiymiş gibi algılanmaktadır. Oysaki bir kavramın evrensel olabilmesi için evrende bulunan bütün halkların ve medeniyetlerin ortak olarak belirlemesi gerekir veya bütün medeniyetlerin değerlerinden birer parça bulunması koşuluyla evrensel nitelik kazanabilir. Aksi takdirde Anglo-Sakson ülkeleri ve İsraillilerin ortaklaşa planlayıp gerçekleştirdiği uluslar arası düzenin adı evrensel olamaz.  Uluslar arası ilişkilerin kurallarını ve olguların tarifini kendileri için yapmışlardır. Dolayısıyla tek taraflı çalışmaktadır. Batılı kurallar batının çıkarlarına hizmet etmektedir.
25-26 Şubat 1992’de Rus askerlerinin desteği ile Ermeniler Dağlık Karabağ’a bağlı Hocalı’da 1300 Azerbaycan Türkünü katletmişlerdir. Batılı ülkelerden birkaç cılız üzüntü mesajından başka hiçbir hareket gelmemiştir. Bu katliam Türkler tarafından Ermenilere yapılsaydı dünyayı Türklere dar ederlerdi. Bu bir çifte standarttır. Batılı insanların hakları var, ancak doğuluların insan hakları yok. Ruslar bu katliamın bir parçasıdır. Yaklaşık iki yüz yıl birlikte yaşadıkları bu iki halkı birbirlerine düşürmüşler ve birine destek vererek diğerini kırdırmıştır. Bu tür Bizans oyunları asırlardır uygulanmaktadır. Klasik olmaktan öte bayatlamıştır. Ama bu oyunu tarih boyu hep tek taraflı oynamışlardır.
Rusya son yüz yılı mutlu yaşamıştır. Birinci Dünya Savaşından sonra Avusturya-Macaristan, Türk İmparatorluğu Osmanlı, Fransız ve İngiliz İmparatorlukları yıkılmıştır. Ancak Rus İmparatorluğu komünizm adı altında devam etmiştir. Çarların sahip olduğu topraklar aynen korunduğu gibi yeni nüfuz alanlarıyla Komünist Ruslar ataları Çarlardan daha da güçlü olmuşlardır. Zira bütün kıtalarda komünist ülkeler yaratarak nüfuz alanlarını genişletmişler ve küresel bir denge ülkesi haline gelmişlerdir.
1990 sonrası Soğuk Savaş döneminin imkanları artık yok, Rusya diğerleri gibi kendi ayakları üzerinde durmak zorundadır. Kızıl ordu yerine kendi ulusal ordusu, Doğu Bloğuna mensup koro halinde şarkı söyleyen ülkeler değil, bağımsız ülkeler var artık, her ülke Rus çıkarlarına değil kendi çıkarına uygun davranacaktır. Rusların ABD ve diğer batılı ülkeler gibi bir cazibesi yoktur. Ne ileri teknoloji, ne gelişmiş çağdaş kurumları ve uluslar arası şirketleri, ne yeteri kadar yatırım sermayesi, ne çağdaş bir rejim ve eşit ilişki kültürü ve ne de ellerinde diğer ülkeleri cezbedecek geçmişte ve günümüzde birikimleri. 21. yüzyıl kendi değerleriyle yönetilecektir. Bunlar kısaca hukukun üstünlüğü, insan hakları, gerçek bir demokrasi, serbest piyasa ekonomisidir. Putin zihniyeti Soğuk Savaş anlayışının bir devamıdır. Soğuk Savaş biteli yirmi yıl oldu. Rusya’dan beklenen çıkış ve büyük denge unsuru ülke olma özelliğini yakalayamadı. Putin anlayışı ve politikaları Rusya’yı Suudi Arabistanlaştırıyor, petrol ve gazı satıyor ve parasını yiyorlar. Birlikte yaşadıkları halkları birbirine düşürerek kendine bağlama  ve köşeye sıkıştırarak nüfuzu altında tutma ve sömürme büyük devletlerin ve büyük halkların davranışı olamaz. Rus halkı imparatorluk kurmuş büyük bir halktır. Bu halk daha çağdaş, daha demokrat ve daha adil davranan yönetici ve liderlere layıktır.
Ermeniler Rusların desteği sayesinde Azerbaycan’ın topraklarının % 20’sini uluslar arası hukuk ve ahlak dışı bir şekilde işgal etmektedir. Ermeniler kendi güçleriyle Karabağ’a sahip olamazlar ve olsalar bile ellerinde tutamazlar. Ermenistan’da yerin altında ve üstünde bir zenginlik yok. Sanayi ve alt yapısı yok. Denize açılımı yok. Kendi üretimi kendi halkını besleyemiyor. Kağıt üzerinde üç milyon nüfus yazıyor ama bir buçuk milyon nüfus yaşıyor. Yoksulluktan başta Rusya ve Türkiye olmak üzere değişik ülkelere çalışmak için gitmişlerdir. Ülkede kalanlar da batıdan aldığı sadakalarla ve işçi dövizleriyle geçiniyorlar. Ruslar Azerbaycan’ı sömürdüğü gibi Ermenistan’ı da sömürmektedirler. Bu sömürü düzenini Rusların bu soğuk savaş zihniyetiyle daha uzun süre devam ettirmesi mümkün değildir. Ya kendisi bu sorunu çözer ya da başta ABD olmak üzere batılı ülkeler mutlaka müdahale edeceklerdir. Azerbaycan’ın sabrı ve Ermenilerin yoksulluk derecesi tahammül sınırının sonuna dayanmıştır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş