Hrant'ın canı can da Hablemitoğlu'nunki patlıcan mıydı?

İsrafil K.KUMBASAR

TCK’nın Türklüğe hakaret maddesini düzenleyen 301’inci maddesinden yargılanan Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, Ermeni milliyetçisi Hrant Dink, 19 Ocak 2007 tarihinde uğradığı bir saldırı sonucu hayatını kaybetti.
Cinayetin faillerinin bulunması için, ülkede o güne kadar eşine benzerine rastlanmayan büyük bir seferberlik ilan edildi.
Saldırıyı gerçekleştiren O.S., 24 saat içerisinde kıskıvrak yakalandı.
Aradan daha bir hafta geçmeden, cinayetin arkasındaki bütün bağlantılar hemen hemen çözüldü.
Cinayetle ilgisi olduğu iddia edilen bütün isimler, birer birer gözaltına altına alındı.
O.S. ve onu cinayete azmettirdiği iddia edilen kişiler, şimdi yüce Türk adaletinin karşısına çıkarılarak yargılanıyor.
Ancak, Hrant’ın ölümünü bahane ederek sokaklara dökülüp, ‘timsah gözyaşları’ arasında adeta ‘Türk devletine’ ve ‘Türk milletine’ meydan okurcasına “Hepimiz Ermeniyiz” diye bağıran ihanet çeteleri, bunu yeterli bulmuyor.
Hrant Dink’in ölüm yıldönümünde yeniden sahaya inen ihanet korusu, “Cinayetin üzeri örtbas ediliyor” diye güvenlik birimlerinden ve adalet mekanizmasından hesap sormaya kalkışıyor.
Etnik ırkçılar, eski tüfek dönekler, AB muhibleri, Amerikancı liberaller ve sözde İslamcılardan oluşan ihanet korosunun söylemek istediği aslında şu:
- “Cinayet ile devlet arasında neden bağlantı kurulmuyor?”

***

İhanet çetelerinin amacı, devlet ile cinayet arasında bağlantı kurarak, Türkiye’yi uluslararası platformda ‘terörist devlet’ olarak mahkûm ettirmek.
Halbuki, Hrant Dink’i öldüren kendileridir.
Cinayette kimin ya da kimlerin tetikçi olarak kullanıldığı hiç önemli değildir.
Nitekim, cinayetin Avrupa’dan Asya’ya uzanacak olan ‘yeni ipek yolu’ ve ‘enerji koridoru’ projeleri ile ilgili müzakerelerin devam ettiği, ‘Karadeniz üzerinden’ Ermenistan’a uğrayan bir güzergâh üzerinde kapalı kapılar arkasında mutabakat sağlandığı, Türkiye’nin Azerbaycan ile ‘Tek devlet, iki millet’ söylemine dayalı ilişkilerini kesip, Ermenistan ile ‘ilişki kurmaya’ zorlandığı, Amerika’da ‘Ermeni soykırım yasa tasarısının’yeniden gündeme geldiği, Yahudi lobisinin Türkiye aleyhine cephe aldığı, ‘alt kimlik/üst kimlik’, ‘anayasal vatandaşlık’, ‘siyasal çözüm’ tartışmalarının hararet kazandığı bir döneme denk gelmesi hiç de tesadüfi değildir.
Ermeni Diasporası, ‘soykırım kavramı’ dahil birçok konuda kendileri ile ihtilafa düşen Hrant Dink’i ortadan kaldırarak hem Türkiye’yi uluslarası arenada zor duruma düşürdü, hem de onu ‘Ermeni idealleri için’ ölen bir kahraman haline getirdi.
Cinayet, aynı zamanda Türkiye’de ‘dipten gelen’ milliyetçilik dalgasının frenlenmesinde önemli bir araç oldu.
Ancak, ihanet korosu ile kolkola hareket eden hükümet, hazır eline fırsat geçmişken, bir yolunu bulup cinayeti toplumsal muhalefete öncülük eden ‘Türk milliyetçilerinin’ üzerine yıkmaya çalıştı.

***

Oysa bu ülkede, nice aydınlar, gazeteciler, yazarlar, devlet adamları öldürüldü.
İsmail Gerçeksöz, İlhan Darendelioğlu, Raif Karadağ, Gün Sazak, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Muammer Aksoy cinayetleri, aradan yıllardan geçmesine rağmen bir türlü aydınlatılamadı.
Ölümü hâlâ sır olan aydınlarımızdan birisi de Necip Hablemitoğlu.
Alman Vakıfları ve Türkiye’deki bazı sivil toplum örgütlerinin ABD/AB bağlantıları ile ilgili araştırmalar yapan Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu, 18 Aralık 2002 tarihinde akşam üstü evinin önünde düzenlenen silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti.
Ne acıdır ki, cinayetin arkasından, kimse meydanlara inip, “Hepimiz Necip’iz, hepimiz Türküz” diye bağırmadı.
Aradan tam beş yıl geçti.
Cinayet, ‘fail-i meçhul’ kaldı.
‘İnsan hakları’, ‘barış’, ‘adalet’ adına Hrant Dink’in arkasından ağıt yakanlar, bugüne kadar bırakın cinayeti sorgulamayı, bir tek satır dahi kalem oynatmaktan imtina ettiler.
O halde soruyoruz:
Hrant Dink cinayetinin zanlısını 24 saat içerisinde yakalama başarısını gösterenler, Necip Hablemitoğlu ve diğer aydınlarla ilgili cinayetler konusunda bugüne kadar neden herhangi bir ipucu ele geçiremediler?
‘İhanet içerisinde’ olmadıkları için mi?
‘Türk’ oldukları için mi?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş