Hristo-fiyasko giderken..

A+A-

Rum tarafında gerçekleşen Başkanlık seçiminden beklendiği gibi sonuç alınamadı ve başkan seçimi 24 Şubat’ta yapılacak 2. tura kaldı. 1. turda  en çok oy alan DİSİ’nin başkan adayı Nikos Anastasiadis ile AKEL’in adayı Stavros Malas, önümüzdeki Pazar günü 2. turda yeniden yarışacak. 2. turda Anastasiadis’in kazanması bekleniyor.
Biz Kıbrıs Türkleri açısından Rum tarafında kimin başkan seçileceği önemli değildir. Çünkü başkan kim olursa olsun bilinen Rum-Yunan tezlerinin dışında hareket etmesi mümkün değildir. Rum başkanın Megali İdea rüyasını ve Enosis saçmalığını uygulamaya çalışmaktan başka çaresi yoktur. Buna göre “Ada Yunan’dır ve Kıbrıs Türkünün adada yaşam hakkı yoktur.Yunan Kıbrıs eninde sonunda Yunanistan’a bağlanacaktır.Bu hedefi amaçlamayan hiçbir çözüm yolu kabul edilemez.”
Rum Başkanlık görevinden ayrılmaya hazırlanan tarihteki en başarısız başkan Dimitris Hristofyas, nam-ı diğer Hristo-fiyasko, Rum halkına son seslenişini geçtiğimiz hafta gerçekleştirdi. Hristo-fiyasko özetle şunları söyledi:
“Sürekli inisiyatifler almış olmama karşın hayatımın vizyonu olan Kıbrıs sorununu çözmeyi başaramadım. Türkiye maalesef oyalayıcı ve uzlaşmaz politikasıyla BM’nin Kıbrıs’la ilgili kararları temelinde çözüm başarılmasını engelledi. Başkanlık görevini alır almaz aldığımız inisiyatiflerle toplumlararası diyalog yeniden başladı ve 4 yıllık durgunluk bitti. Kıbrıslı Türk-Rum bütün Kıbrıslıların çözüm umutlarını ve gelişme olmamasından hayal kırıklığı yaşayan uluslararası camianın ilgisini yeniden canlandırdık. Vicdanım rahat. Çözüm için de elimden gelen her şeyi, hatta fazlasını yaptım. Uluslararası toplumda herkes harcadığımız çabayı biliyor. Türkiye artık çözüm iradesi konusunda inandırıcı değil, Türk yetkililerin sürekli iddia ettiği gibi bir adım önde de değil.
Yeni Başkan’ın bizim ve bizden önceki bütün hükümetlerin de yaptığı gibi aynı ilkeleri savunması ve aynı çözüm zemini üzerinde çalışması gerekir. Bu ilkeler ve çözüm zemini 1977-79 Doruk Anlaşmaları’nda, BM’nin Kıbrıs’la ilgili kararlarında ve özellikle Güvenlik Konseyi’nin 1251 sayılı kararında, uluslararası hukuk ve Avrupa hukuku ilkelerinde, Ulusal Konsey’in Eylül 2009 kararında belirtiliyor.
İki bölgeli federasyonun ideal çözüm olduğunu asla söylemedik. Bu, Makarios’un istila ve işgalin yarattığı şartlar nedeniyle işgale son vermek ve ülkemizi yeniden birleştirmek için kabul etme gücü bulduğu bir uzlaşıdır. Ancak Kıbrıs’ın tek egemenliği, tek vatandaşlığı ve tek uluslararası temsiliyeti olan bir devlet kalabilmesi için bu çözüm sağlanabilir, sağlanmalıdır.
Kıbrıslı Türklerin daha önceki lideri Sayın Talat’la yaptığımız müzakerelerde önemli görüş birliklerine varmayı başardık. Bunlar ileri doğru adımlardır çünkü tam da tek ve bir egemenliği, tek ve bir vatandaşlığı, tek ve bir uluslararası temsiliyeti olacak devletin birliğini güvence altına alıyor. Sayın Eroğlu, bu görüş birliklerini reddediyor. Bu tesadüf değildir.
Kıbrıs sorununa çözüm müzakereleri Türk tarafı Kıbrıs’ın AB Dönem Başkanlığı’nı devralması bahanesiyle, başarılan görüş birliklerinden caydığı için kesildi. Kıbrıs olarak zamanın kullanılmadan akıp gitmesine izin veremeyiz. Zaman çözümün aleyhine işliyor.”
Bir lider ancak bu kadar yalancı ve sahtekar olabilir. Ada gerçeklerini bu kadar tahrif ederek dünyayı kandırmaya yeltenebilir. İnanın yeni seçilecek Rum başkanın da bundan farkı olmayacaktır. Önemli olan; Rum liderliğinin yarım asırdır sürdürdüğü yalana, eksik ve yanlış bilgiye dayalı propaganda sisteminin bozulmasıdır. Yoksa Hristo-fiyasko gibi haysiyetsiz liderlerin zırvaladıkları kabul görmeye ve desteklenmeye devam edilecektir.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları