Hristofyas Atina'da zehirini kustu...

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

Rum Yönetimi Başkanı, sahte komünist Hristofyas göreve geldikten sonra yaptığı açıklamalarda bizi şaşırtmamakta ve Rumun gerçek yüzünü görmemizi sağlamaya devam etmektedir. Hristofyas bundan sonra izleyeceği siyasetle ilgili ipuçları verirken Rum tarafının yeni dönemdeki kırmızı çizgilerinin, Papadopulos’un belirledikleriyle örtüştüğünü de göstermektedir. Hristofyas Rum Ulusal Konsey’inde daha önce alınmış kararları uygulayacaktır. Hristofyas’ın Papadopulos’tan tek farkı üslubudur. Hristofyas siyasetini tamamen riyakârlık üzerine kurmuştur. Samimiyetten yoksundur. Adeta takiye yapmaktadır. Siyasi terim ve kavramları kullanırken çok dikkatli davranmakta; esas hedefini aklı sıra gizlemekte ve güya çözüme katkı koyan ‘olumlu’ mesajlar vermektedir.
Hristofyas temel hedefinin Kıbrıs’ta insan haklarının tesisi ve iki bölgeli, iki toplumlu federasyon temelinde adil ve işleyebilir bir çözüm için çalışacağını söylemektedir. Hristofyas Kıbrıslı Türklerin siyasi eşitliğini de sık sık vurgulamaktadır.
Biz yine de Hristofyas’ın Atina’da söylediklerine bir göz atalım...
- “Hedefim Kıbrıs sorununun Kıbrıslı Türkler ile birlikte çözülmesidir. Gerek ben, gerekse Sayın (KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat) Talat Kıbrıslı’yız. Görüşmeye, adanın kurtulması ortak düşüncesiyle gidilmelidir. Sayın Talat ile uzun süredir tanışıyoruz, kendisi eski bir dosttur ve öteden beri birlikte çalışmaktayız”.
- “Başlıca hedefim Kıbrıs’ın yeniden birleştirilmesi ve Türk işgalinin sona erdirilmesidir”.
- “Sadece Kıbrıslılar olarak sorunun çözümünde önemli rol oynayabiliriz. Ancak göbek bağlarının kesilmesi gerekmektedir. Talat ve Kıbrıslı Türklerin Ankara ile olan bağları kesilmelidir. Ben, şahsen, herhangi bir ana vatanın kontrolü altında olduğumu hissetmiyorum”.
- “Hedefimiz, adanın silahtan arındırılmasıdır. Birleşik bir Kıbrıs’ta ne yabancı askerlerin yeri var, ne de garantör güçlerin müdahale hakları bulunmaktadır”.
- “Türkiye AB ve Kıbrıs’a karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmelidir”.
- “Yunanistan’a söz veriyorum, Kıbrıs halkının kurtulması için bütün gücümü harcayacağım”.
- “Kıbrıs halkının Helenliğini ve gelenekleriyle temasını canlı tutacağım”.
- “Başkanlık seçimlerinden sonra önümüzde gelişmeler var, bu gelişmeler önemli de olabilir. Kıbrıs Türk toplumuna uzattığımız dostluk elinin; hem güven (yaratıcı) önlemlerini ileri götürmemiz hem de esasen temeli; şu an için var olan yegâne anlaşma olan 8 Temmuz Antlaşması’nın hayata geçirilmesi için karşılık bulmasını umuyoruz. Şahsen ben, selefimin imzasının gereğini yerine getireceğim; umarım Sayın Talat da kendi attığı imzanın hakkını verir. Kıbrıs Türk toplumunun ülkenin yeniden birleştirilmesine ihtiyacı vardır, buna bütün Kıbrıs halkının ihtiyacı vardır.”
Hristofyas’ın hedefi bellidir. Hristofyas’ın siyaseti, Kıbrıs Türkünün Rum çoğunluk tarafından yönetilmesini, azınlık olarak sadece bireysel haklarla yetinmesini, Anavatan Türkiye ile ilişkisinin kesilmesini ve neticede yok olup ortadan kalkmasını öngörmektedir. Dünyayı kandırarak Kıbrıs’ta Rumlara cennet vaat eden Hristofyas’ın biz Kıbrıs Türkleri için cehennemi öngördüğü açıktır. Annan Planı referandumu döneminde bizleri bölüp parçalayan emperyalistlerin ve uşaklarının oyununa gelmeden, Hristofyas’ın içimizdeki bazı işbirlikçi sivil toplum örgütleri üzerinden yapmaya çalıştığı manipülasyonlara da uyanık olarak, birlik ve beraberliğimizi korumalı ve sahte komünist, sözde barışsever, riyakar Hristofyas ve emperyalist ağababalarının planlarına alet olmamalıyız. Hristofyas’ın çirkin yüzünü dünyaya anlatma seferberliğinde birleşmeli ve mücadelemize devam etmeliyiz...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları