Hudeybiye örneği ne anlatmıyor?

A+A-
Ahmet GÜRSOY

PKK ile anlaşma yapanlar, kendilerini haklı göstermek için ummadık yollara başvurmaktan çekinmiyorlar. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın akıl hocası olarak tanıtılanlardan Yalçın Akdoğan gazetedeki köşesinde, katıldığı televizyon programlarında dinî kaynakları kullanmayı bir başarı sayıyor. Yazısının daha birinci cümlesinde amacını da saklamıyor. Diyor ki; “İmralı görüşmeleriyle başlayan süreçte siyasi ve toplumsal destek büyük önem taşıyor.”
Peki, bu destek nasıl sağlanacak?
Bunlardan biri de mümkün olduğu ölçüde halkın dinî duygularını politikanın dayanağı yaparak inandırmakla.
Başka bir ifade ile Hz. Peygamber’in İslam’ın gelişip yayılması için yaptığı ilahi çabaları, başarı ve anlaşmaları, kendilerinin PKK terör örgütüyle yaptıkları görüşmelerle ilişkilendirerek hükümete haklılık kazandırmakla. Bunun için seçtikleri olay Hz. Peygamberimizin Hudeybiye anlaşması.
Diyeceksiniz ki ne alaka?
Önce Hudeybiye olayını kısaca özetleyelim sonra da alakasına bakalım.
Hz. Peygamberin Hicretin altıncı yılında Kabe’yi ziyaret etmek üzere Mekke’ye doğru yol alması, büyük telaş yaratmıştı. Mekke’nin sahibi olduğunu sanan inkârcılar, daha sonra İslam ordularının en muzaffer komutanlarından olacak olan Halid Bin Velid’in önderliğinde Hz. Muhammed’in Mekke’ye girişini engellemek üzere şehrin girişine kuvvet yığdılar.
Hz. Peygamber, devesinin Hudeybiye denilen yerde çökerek ilerlemek istememesini ilahi bir işaret kabul ederek burada durdu. Buradan onlara bir mesaj gönderdi. Dedi ki; “Dilerlerse onlarla bir anlaşma, bir süre için barış anlaşması yapmak isterim. Kabul ederlerse ne alâ, aksi takdirde Allah’a yemin ederim ki, ölünceye kadar onlarla savaşırım.”
Böylesine bir dik duruş ve mağlubiyete yanaşmama karşısında Mekkeliler anlaşma yolunu seçtiler. Anlaşmanın bazı maddeleri Müslümanlar açısından ağır maddeler içermekteydi. Ancak, durumun farkında olan Hz. Peygamber, yoldayken kendisine gelen vahyin kılavuzluğunda anlaşmayı kabul etti. Çünkü geleceği önceden haber almıştı.
Kısaca Hudeybiye olayı bu.
Şimdi gelelim asıl meseleye.
1) Acaba başta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere PKK kanlı katilleri ile görüşmeyi meşrulaştıranlara da vahiy mi geldi?
2) Hudeybiye anlaşması Hz. Peygamberin gücünü Mekke’ye taşıdı. PKK görüşmeleri bunların gücünü Kandil’e mi taşıyacak?
3) Hudeybiye anlaşması, Mekke’de pek çok kişinin Müslüman olmasını sağladı. İslami toplum ve bu toplumun toprak bütünlüğü ile ittifaka yol açtı. PKK görüşmeleri Türkiye’nin toprak bütünlüğünü özerkleşerek mi sağlayacak?
4) Hudeybiye anlaşması sonrasında İslam’ın büyük savaşlarını kazanacak olan Halid Bin Velid, Müslüman oldu. İslam’ı dört bir tarafa yayacak zaferlere imza attı. PKK görüşmeleri sonrasında Karayılan, Türk ordularında Paşa, Öcalan Bölge Komutanı mı olacak? Sonra gidip Türk topraklarını genişletmek için dört bir tarafta mı savaşacak?
5) Hudeybiye anlaşmasıyla, toplumsal dil, toplumsal kültür, toplumsal bütünlük sağlandı ve tek merkezli, özerk olmayan büyük İslam devletinin yolu açıldı. PKK’yla yapılan görüşmeler, Türkiye’nin tek dil, tek bayrak, tek toplum, tek ülke anlayışına mı dayalı yoksa Türkiye’den koparılacak tavizlerin pazarlığına mı?
Hz. Peygamberle aldatmaktan vazgeçmenizi tavsiye ederiz. Çünkü Hudeybiye sizi anlatmıyor. Hudeybiye’de kimsenin elini eteğini öpen (haşa) bir Peygamber de yok. El etek öpmeden meydan okuyarak stratejisini sürekli kazanma üzerine kuran bir şanlı Peygamber görülüyor. Biz de tam olarak O’na benzemek istiyoruz. İstiklal-i tam dedikleri şey budur vesselam.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları