Hükümet isterse dış açıklar çözülür

Esfender KORKMAZ

Ocak ayında, Türkiye İstatistik Kurumu ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerine göre ihracatımız, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,6 artmıştı. Bunun başta gelen nedeni döviz kurlarındaki artıştır. Çünkü 2013 yılı Ocak ayında, Merkez Bankası’nın TÜFE bazlı reel kur endeksi 120.37 idi. Yani TL, yüzde 20.37 daha değerli idi. 2014 yılında ise aynı endeks 101.59 oldu. Yani TL yalnızca yüzde 1.59 oranında değerli oldu. Reel kur endeksinin yüz dolayında olması, kur dengesinin sağlandığını gösteriyor. 
Kur dengesi, dış açıkların olmadığı bir dengedir. Kur artışı ile ihracatta rekabet şansı artmış, ithalatta ise iç üretim teşvik edilmiştir. 
Söz gelimi 2013, 15 Ocak’ta bir ihracatçının ihraç ettiği bir dolarlık mala karşılık eline 1 lira 76 kuruş geçerken, 2014’te 2 lira 19 kuruş geçti. Arada 43 kuruş fark var. Bunun 3 kuruşu iç-dış enflasyon farkından dolayı maliye artışı olsa, bir yıl öncesine göre ihracatçının eline 40 kuruş fazla  geçecek demektir. Bu takdirde malını 1 dolar yerine 90 cente satabilir. Diğer ülkelerle daha kolay rekabet edebilir. Burada sınırlayıcı şart, ihraç malının yüzde 100 yerli üretim olmasıdır. İhraç malı içinde, ithal girdi yüksek olduğu sürece, ihracatçının pazarlık gücü azalır. Bu nedenledir ki kur arttıktan sonra ihracatçı daha çok yerli malı kullanmak isteyecektir. Yerli ara malı ve ham maddeye talep artacaktır. 
Aynı kurları sanayici için kullanırsak... Sanayide kullanılan ithal ara malı ve ham madde için, sanayici geçen sene 15 Ocak’ta bir dolarlık ithalat için 1 lira 76 kuruş ödüyordu. Bu sene ise 2 lira 19 kuruş ödüyor. Yani ara malı ve ham maddenin ithalat maliyeti bir dolarlık ithalat için 43 kuruş arttı. 
Normalde sanayicinin girdi olarak kullandığı ithal ara malı ve ham madde yerine, bunları içeride üretmesi veya daha ucuza içeriden temin etmesi gerekir. İçeride üretim maliyetleri son bir yılda ÜFE oranı kadar, yani yüzde 12 arttı. Oysa ki ithal maliyetleri dolar cinsinden yüzde 24 arttı.
Sonuç olarak, kur artışı fiyat rekabeti açısından, ara malı ve ham madde üretiminin içeride yapılmasını zorluyor. Aşağıdaki tabloda içeride üretilen ara malı ve ham  madde üretim endeksinin daha fazla arttığını gösteriyor.

esfender-017.jpg

2014 Ocak ayında sanayi üretim endeksi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7.3 arttı. Ara malı üretim endeksi ise yüzde 9.3 oranında arttı. 
Döviz kurları iki- üç aydır mevcut  seviyelerinin etrafında kalıyor. Fazla inip çıkmıyor. Merkez Bankası TÜFE bazlı reel kur endeksi ise yüz dolayındadır. Yani kurlar dengededir. Bu şartlarda kurların bu seviyelerde kalması dış ticaret açığının çözülmesi açısından önemlidir. 
Dış açıkların kısa sürede çözülmesi beklenmez. Zira ithal ettiğimiz ham madde ve ara malını içeride üretmek zaman ister. Ayrıca bunların içeride üretilmesi için hükümetin plan-program yapması ve destek vermesi gerekir. Kur dengesi devam ederse ve hükümet de dış açıkları çözmeye niyetli olursa, iki yıl içinde dış açık sorunu kısmen de olsa  çözülür. 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş