Hükümet neden IMF için "sigorta olur" diyor?

Esfender KORKMAZ

AKP Hükümeti, sıcak paranın tadını unutamadı... Spekülatif fonlardan vergiyi kaldırarak sıcak paraya destek veren, ülkeyi cari açık girdabına sokan AKP iktidarı, o günlerin getirdiği suni refah ortamını arıyor. Son iki yıldır yaşadığımız daralmanın maliyeti, o günlerin suni refahını kat be kat geçti. Dünyanın en ağır krizini ve en ağır işsizliğini yaşıyoruz.
Hükümet ve Merkez Bankası hâlâ IMF’den medet umuyor... Maliye Bakanı,  “IMF ile anlaşma, büyümeyi olumlu etkiler”  diyor. Gerçekten IMF ile anlaşma olduğunda, sıcak para daha çok giriyor. Ekonomide canlanma hızlanıyor. Çünkü, sıcak para girişi döviz arzını artırıyor. Merkez Bankası,  “benim işim fiyat istikrarını sağlamaktır... Fiyat istikrarı bozulur”  diye müdahale etmiyor. Yahut da eder gibi görünüyor. Kur düşüyor... İthalat artıyor. Canlanma hızlanıyor.
Ancak... İktisat çok değişkenli bir sosyal olaydır. Ekonomi canlanıyor... Ve fakat beş sorun ortaya çıkıyor...
Birincisi... Cari açık... Bu yolla Türkiye kaynak kaybediyor. Bu kaybını dış borçlanmayla karşılıyor... Borç yiyen kesesinden yer.
İkincisi... Ucuz ithal malı kullanan tüketicinin ve ucuz ara malı kullanan sanayicinin, getirdiği dış borç maliyetine tüm toplum katlanıyor. Dış borçla yatırım hacmi artmadığı için, geri ödemede ve faiz ödemede, net kaynak kaybı oluyor... Ülke fakirleşiyor. Bunun maliyetine herkes katlanıyor.
Üçüncüsü... Ucuz kur nedeniyle, aramalı üretimi yerine, ithalat daha cazip geliyor. Aramalı sanayiinde yatırım hacmi düşüyor. Aramalı ithalatı artıyor. İşsizlik artıyor. Aramalı ithal ettiğimiz ülkelerin istihdamına katkı yapıyoruz.
Dördüncüsü... Kötü paranın iyi parayı kovduğu gibi, sıcak para da yeni yatırım yaparak risk alabilecek ciddi yabancı sermayeyi kovuyor. Türkiye’ye ciddi yabancı yatırım sermayesi gelmiyor... Sıcak para hakim olunca, yabancı sermaye ya mevcut kârlı şirketleri satın almak için geliyor... Ya da özelleştirme için geliyor. Yeni yatırım için bu güne kadar Türkiye’ye çok az yabancı sermaye geldi. Hazır bir yatırımın satılması, GSYH içinde sermaye transferidir. Kaldı ki işletmesini veya bankasını satanlar da, yeni yatırım yapmadı.
Beşincisi... Sıcak para ekonomide kırılganlığı artırıyor... Türkiye’de 2006’dan beri büyümenin düşmesi bu kırılganlığın bir sonucudur. Eğer bir dünya ekonomik krizi olmasaydı da, Türkiye resesyon yaşayacaktı.
Böyle giderse, şimdiden sonra daha sık kriz yaşayacaktır.
Bunun içindir ki, Brezilya sıcak para girişine yüzde 2 vergi koydu. Tersine yeni yatırım yapacak sermayeye de daha fazla teşvik verdi.
Sermaye girişini sınırlamak için vergi konulması, 1970’li yıllarda James Tobin, tarafından önerilmişti. Bu nedenle de, bu vergiye  “Tobin” vergisi deniliyor.
Vergi yalnızca bir defa ve portföy yatırımının girişi anında alınacak. Böylece sık sık girip çıkan sıcak para etkilenecek... Uzun vadeli yatırımcılar için etkisi olmayacak.
Real bu yıl Euro karşısında yüzde 20, yen karşısında yüzde 32 ve dolar karşısında ise yüzde 42 değer kazandı. Brezilya bu durumun ihracatı vuracağını ve ithalatı artıracağını ve sonuçta cari açığın artarak eski kötü günlere dönüleceği endişesini belirtti. Bu anlamda Türkiye daha zor durumdadır. IMF ile stand- by yapılması sıcak paranın daha da artmasına neden olacaktır. Buna karşılık, sıcak para artışının istikrarı bozacağını hesaplayan ve istikrarlı ülkeye IMF gitmez yargısıyla yeni yatırım yapacak yabancı sermaye bu defa hiç gelmeyecektir.
Yani İMF Türkiye’nin sigortası olur veya çıpası olur gibi beyanların hiçbir alt yapısı yoktur.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş