Hükümet umudu neden kelle hesabına bağladı?

İsrafil K.KUMBASAR

Yo yooo, Tayyip Erdoğan’ın ‘şehitler’ için sarf ettiği o laf gelmesin hemen aklınıza. O defter kapandı ve yerel mahkeme Erdoğan’ı şehit yakınlarına ‘3’er kuruş’ tazminat ödemeye mahkum etti.
Karar, Yargıtay tarafından da onaylandı.
Bugünlerde konuşulan ‘kelle’ hesabı başka.
Hükümet, aklına nereden geldiyse, referandum süresini 120 günden, ‘45 güne’ indirmek için kolları sıvadı.
AKP Grup Başkan Vekili Bekir Bozdağ, bir yasa değişikliği teklifini hazırladı.
Tabii, haklı olarak muhalefet de işin altındaki ‘bit yeniğini’ aramaya koyuldu.
Öyle ya, düğün değil bayram değil, bu hazırlık de neyin nesi?
Kimileri  “erken seçim hazırlığı”  diye yorumladı, kimileri de ‘anayasa değişikliğinin’bir adımı olarak değerlendirdi.
Sonuçta ne muhalefet ne de konu üzerinde kafa yoran hukukçular, değişiklik hevesinin kaynağını tutturabildi.
Zira teklifin sahibi Bozdağ,  “Bunlarla hiç ilgisi yok”  diye diretiyordu.
Kimse bilemedi vesselam.

***


Herkes pür dikkat, yasa teklifinin sahibine çevirdi bakışlarını. Bisküvi reklamında olduğu gibi, hep bir ağızdan tempo tutuldu:
- “Acaba nedir, nedir?”
Milleti fazla merakta bırakmak istemeyen Bozdağ, sonunda meramını ortaya koydu:
“Efendim, 120 gün çok uzun bir süre...”
Ee?
- “Halkı bu kadar uzun süre referanduma yoğunlaştırmanın demokrasi ilkeleri ile bağdaşır bir yanı yok...”
Allah, Allah... Yani?
- “Halk bu kadar sürede tartışılan ve referanduma götürülen konuyu bile unutur.”
Ne kadar ince bir düşünce değil mi?
Yeri gelince ‘halkım’ diyeceksin, ‘milletim’ diye pohpohlayıp, ‘egemenliğin sahibi’ olarak göklere çıkaracaksın.
İş referanduma gelince, ‘bunlar balık hafızalıdır’ muamelesi çekeceksin.
Bu işin kesin bir ‘bilimsel’ tarafı vardır.
Yaş tahtaya basmaz AKP, akıldaneleri mutlaka bir şeyler üflemiştir kulaklarına.
Bozdağ, eğer  “Halk unutur”  diyorsa, kesinlikle bir rapora ya da bir anket çalışmasına istinaden söylüyordur bunu. 

***


Sözgelimi, Erdoğan şehitlere ‘kelle’ demiştir. Anketörler saha araştırmasına çıkmıştır:
- “Efendim, bugün 46. gün, gafınız unutuldu.”
Bir başka gün  “Ananı da al git”  vecizesi serdedilmiştir. Anketörler sıcağı sıcağına çalışmalara başlamıştır:
 “16. gün analar halen öfkeli. 25. gün evlatlar analarını götürecek yer arıyor. 46. gün, meydanlar sakin, hafızalar temizlendi, kimse hatırlamıyor...”
Bir başka gün hedef işsiz üniversitelilerdir.
Erdoğan onları da mahrum bırakmaz hitabet sanatından,  “Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir kaide yok” diye buyurur.
Araştırma şirketleri derhal kolları sıvar.
Günlerce süren gözlemler ve sonuç:
- “Kampusta sükunet hakim. Fakat ‘askerlik yan gelip yatma yeri değildir’ ifadesinin üzerinden henüz 45 gün geçmediği için bir miktar öfke var...”
Listeyi uzatın uzatabildiğiniz kadar.
Hüküm değişmez:
“Bu millet balık hafızalıdır ve 45 günden sonra her şeyi unutur!”

***

Kimse öküzün altında buzağı aramasın.
Eğer Bekir beyimiz, “120 gün çok uzun bir süre. Tartışmalar güncelliğini yitirir. Halk unutur”  diyorsa, doğru söylüyordur.
Yoksa şehidine ‘kelle’; işsizine ‘ne yapalım yani’ gazetecisine ‘az yazın’ denilen bir halk, bu AKP’yi sırtında daha fazla taşımaz.
Haklılar, ne yazık ki millet unutuyor işte.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş