Hükümetler kimi besler?

A+A-
Arslan BULUT

İnsanoğlu ne için mücadele ediyor? Öncelikle aç karnını doyurarak hayatta kalmak için değil mi? Zira karın doymadan, diğer ihtiyaçların bir değeri yok.

Her hükümet, kendi ülkesindeki üretimi destekler ama son olarak hasat öncesi, Bakanlar Kurulu kararıyla, Toprak Mahsulleri Ofisi'ne, sıfır gümrükle, 750 bin ton buğday ve mahlut, 700 bin ton arpa, 700 bin ton mısır, 100 bin ton pirinç, yine Et ve Süt Kurumu'na, 500 bin canlı büyükbaş hayvan, 475 bin canlı küçükbaş hayvan, 75 bin ton lop et, 20 bin ton da karkas et ithalatı için yetki verildi!

***

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, konuyla ilgili basın toplantısı yaptı ve ithalat kararını eleştirerek şöyle dedi:

* "Hasat zamanında çıkarılan gümrük vergilerini düşüren yanlış kararname, hatalar zincirinin ilk halkası olmuştur. Bu kararname, buğday fiyatlarını düşürmüştür.

* Bütün bunların üzerine İç Anadolu ve Doğu Anadolu'nun Kayseri, Kırşehir, Çorum, Kars, Yozgat, Ağrı, Ardahan, Çankırı, Erzurum gibi bazı illerinde yüzde 10'dan, yüzde 80'lere varan oranlarda verim kaybına sebep olan kuraklık da üreticimize ayrıca darbe vurmuştur.

* Hasat zamanı çıkardığı yanlış kararnameyle buğdayda fiyatların düşmesine sebep olan hükümetimiz, kilogramda 5 kuruş olarak uygulanan primi artırarak hatasını telafi etmeli, üreticinin zararını gidermelidir. Mısırda da aynı müdahale gereklidir. Fındık ve çay üreticisi, mağdur edilmemelidir.

* Etteki sorunun, düşük süt fiyatlarından, besilik ve yem maliyetlerinden kaynakladığı bilinmektedir. Et fiyatlarını düşürmenin yolu ithalat değil, daha fazla destek vererek üretimi artırmaktan, buna yönelik politikalar izlemekten geçer."

***

Türkiye Ziraat Odaları Birliği 14 Mayıs 2017'de Ankara Tandoğan'da miting düzenlemiş ve sorunları dile getirerek çözüm yollarını göstermişti.

Bayraktar, o mitingde, "Hiçbir şeyi eksik bırakmadığımız için mi, bu ülkede çiftçimizin kıymeti bilinmiyor. Kıymetimiz sofralarda bir şey eksik olunca mı anlaşılacak?" diye uyarmış ve "Hedefimiz kaliteli buğday üretmek ve üretimi 30 milyon tona çıkarmaktır. Artık buğday ithal etmek istemiyoruz. Türk fındığı, İtalyan fındığı olmasın. Fındık üç beş kişinin insafına bırakılmasın, Çaykur'dan çay üreticisi için iyi bir fiyat bekliyoruz" gibi Türkiye'de üretilen her ürünle ilgili ayrıntılı mesajlar vermişti.

Görüyorum ki genel olarak bu tür açıklamalara medya çok az yer veriyor! Oysa Bayraktar, sadece üreticinin değil hepimizin hayatına devam edebilmesi için de konuşuyor.

***

Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan da Yeniçağ muhabiri Fatih Erboz'a açıklama yaptı ve "Türkiye dünyanın ve Avrupa'nın en zengin endemik ülkesi. Anadolu birçok tohumun vatanı ancak tohumları dışarıdan alıyoruz" dedi.

Tantan, "Böyle olunca otomatik olarak üretime açık olanların büyük bir bölümü inşaat sektörüne kayıyor. Ekilebilir alanlar elimizden gidiyor, her yer betonlaşıyor. Köylünün ve çiftçinin üretimi değer taşımıyor. Planlama yok ama laf çok. Bu da toplumu yoksul, fakir ve cahil bırakıyor. Bu sanki bir proje gibi... Bu kitleler oy deposu gibi algılanabiliyor. Türkiye kendi kendine yeter ülke konumundan düştü, gıdada dışa bağımlı bir hale geldi. Kalkınma modeli de borçlanmaya dayalı." diye konuştu.

Yazıyı yine Bayraktar'ın mesajı ile bitirelim: "Kendi üreticisini besleyemeyen hükümetler başka ülkelerin çiftçisini besler"

  • Yorumlar 23
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları