Hükümetten ne bekleniyor?

A+A-
Agah Oktay GÜNER

               Hükümet kuruldu. Hayırlı olsun! Cumhurbaşkanının, Başbakanın yetkilerine saygısı, hükümetin huzurlu çalışmasını sağlayacaktır. Hiç şüphesiz her başarıda huzurlu çalışmanın payı büyüktür. Bazı bakanlar Cumhurbaşkanına çok yakın kişilerdir. Onların, diğer bakanların farklı olmadıklarını kabulleri ölçüsünde ikinci huzur halkası tamamlanacaktır. Hükümet halka huzur ve güven vermelidir.

                Vatan coğrafyamız her an patlamaya hazır bombalar üzerindedir. Bu coğrafyada zayıfların hayat hakkı yoktur. Güçlü olmaya mecburuz.

                Yeni hükümetten partizanlığa kesinlikle son vermesi beklenmektedir. Sadakatin ehliyetin önüne alınarak yapılan kadrolaşma, AKP'nin başarı yolundaki en önemli engeli olmuştur.

                İktidarları bitiren, perişan eden adaletsiz uygulamalarıdır. İktidar tahammüllü, anlayışlı olmayı elzem kılan bir mertebedir. Burada güneş gibi, rahmet gibi, adil ve tarafsız olmak lazımdır.

                Kamu otoritesinin kullanılışı ya da başka bir ifadeyle yanlış kullanılışı, jandarmanın bilhassa da polisin halka karşı üslubu, hükümeti halk nezdinde sevimsiz kılmaktadır. En masum gösteri ve yürüyüşlerin üstüne ezercesine gitmek sadece nefret uyandırıyor. Kanun hâkimiyeti insanı bitirmeden sağlanmalıdır.

                Hükümetin 2023 yılında hedef aldığı gelişmiş ilk on ülke arasına girmek, mevcut ekonomi uygulamalarıyla mümkün görülmüyor.      Türkiye, üretim artışını esas alan, büyümeyi ön planda tutan, kalkınmanın bütün nimetlerini sosyal adaletle ülke geneline dağıtan bir model hazırlamalı ve uygulamalıdır.

                Türkiye'nin dış ve iç sorunlarına toplu bakmaya mecburuz. Dışımızdaki Türkleri ihmal edemeyiz. Kıbrıs'ta gelinen son durum elem vericidir. Su götürmek, baraj yapmak güzeldir. Ama Kıbrıs Yönetimi'ne suyun satışıyla ilgili emir vermek hiç güzel değil. Onların kararlarına karşı yardımları da kesmek ayrı bir çirkinliktir. Türkiye gibi köklü gelenekleri olan bir devlet bunları yapmaz, yapmamalıdır. Kıbrıs, Batı Trakya, Balkanlar, Azerbaycan Türklüğü öncelikli ilgi alanlarımız olmalıdır. Bağımsızlığını kazanmış ve yarı bağımsız Türk Devletleri ile dünya dengelerini gözeten bir ilişki ağı kurmak ve devam ettirmek zorundayız.

                Dış alemde, Türk Dünyasında itibarlı olmamız; kalkınmış ve güçlü olmamıza bağlıdır. Teknoloji üretimimiz çağdaş düzeye yükselmelidir. Kültür kurumları gelişmeli, dünya ölçeğinde kitap basan, satan hale gelmelidir. Eğitim kurumları çağdaş çizgide devamlı ilerleyen, ilmi araştırma sayısı dünya ölçeğinde büyüyen Türkiye olmalıyız.

                Türkiye, genç nüfusunun kıymetini bilmelidir. Aksi halde bu fırsat elden gider, ihtiyar nüfus oluruz. Sendikacılığın önü açılmalıdır. Taşeron işçi uygulaması kesinlikle son bulmalıdır. Diplomalı işsizliğin çözümü için yatırımlar dikkatle takip edilmelidir. İhmal edilen tarım, modern ölçülerle ele alınmalı, tarım sanayi dengesi kurulmalıdır. Üreten, iç ve dış pazara satan ekonomi yapısına geçmeliyiz.

                Böyle şevk dolu bir yapıya ulaşınca memleket coşacak, artan yatırımların her biri bir keder yumağını bitirecektir.

                Muhalefet; bu planlı, programlı, israftan kurtulmuş gayretlere, akılcı yorumlar, teklifler, tenkitler getirebilir. Böylece birleşen akıllar ülkeyi mutlu ufuklara taşır. 

                Salı günü bir Rus uçağının düşürülmesi ve Rusya ile bir süredir devam eden polemiğin ciddi bir krize doğru gelişmesi önümüzde hayli zor günler olacağını işaret ediyor.

                Dış politikanın çok ciddi bir iş olduğunu bildiğimiz yıllarda devlet adamlarımız komşularımızla ilişkilerimize önem verirdi. Mezhepçilik yapmamamız İslam ülkeleriyle devletimizin münasebetlerini hep güvenilir kılmıştır. Rusya ile ilişkilerde karşılıklı hak ve menfaatlere saygı esas alınmıştır. İdeolojilerimizin farklılığı gözden uzak tutulmadan her iki tarafa da menfaat sağlayacak zeminde gelişmiştir.

                Dileriz aklı selim hakim olsun. Türk Rus ilişkileri devamlı dost çizgide her iki tarafa güzellikler yaşatsın.

 

*

 

Acı kayıplar

                İki değerli devlet ve siyaset adamını kaybettik. Şadi Pehlivanlıoğlu ve Kamran İnan. Kamran İnan'la aynı kabinede bakan olduk. O Enerji ben Ticaret Bakanı idim. Okuyan, düşünen, güzel konuşan bir insandı. Mevlâ rahmet eylesin.

                Şadi Pehlivanoğlu bizim neslin ağabeyi idi. Ankara Türk Ocağı Müdürü iken tanıdım. Hukuk Fakültesi öğrencisi idim. Şadi Ağabey  avukatlık stajını yapıyordu. Milli hassasiyeti çok yüksekti. Büyük sosyolog ve mücadele adamı Tahsin Demiray'ın değer verdiği gençlerdendi. Birlikte Adalet Partisi'nin kurucusu oldular. Meclis çalışmalarına dikkatle devam eder, vatan ve millet düşmanı söz sahiplerini asla affetmezdi. Meclis dışında, daima kalabalık dert sahiplerinin sorunlarını çözmek için uğraşırdı. Evi, bürosu, seçmenlerinin işgalindeydi. Muhterem ve merhum eşi büyük fedakârlıklarla O'nun yanında olurdu. Aziz ağabeyime ve muhterem eşine Rabbimden rahmet niyaz ediyor, her iki oğluna sağlıklı uzun ömür diliyorum. Bütün sevenlerinin başı sağ olsun.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları