İbrahimî azâmetin dağı.. Türkmendağı…

Adnan İSLAMOĞULLARI

Şehit İbrahim Küçük'ün ardından ihtiramla…

"Kahramanlar can verir, yurdu yaşatmak için…"

Atsız'ın bu mısraı şehit ülkücülerin ardından bir ser-levha gibi, pâk alınlarına bir veda bûsesi gibi, bir helâllik cümlesi gibi, bir vâr oluş hikmeti gibi, aziz Türk milletine, mukaddes bir vatana, nazlı bir bayrağa adanmışlık gibi ve Bedr'in aslanlarına bir nazire gibi, tespihlerimizin tâneleri gibi dillerimizde vird olarak zikrolunuyor…

Bosna… Çeçenistan.. Azerbaycan…

Uzağı yakın ediyor Ülkücü… Yola revân oluyor, arkasına bakmadan… Ardında bıraktıklarının hasretini kuvvet ediyor kendine… Nerede bir Türk mazlumsa yardım eli oluyor Ülkücünün eli… Son nefesinde bırakıyor ancak tuttuğu Türk' elini…

Türkmendağı…

Yakını bir adımda kat ediyor Ülkücü… Kendi evinde odadan odaya geçer gibi, kendi evinin mahremi gibi, kendi evinin huzur gibi, kendi evinin emânet hissi ve mesul'iyeti gibi, kendi evinin güvenliği gibi, kendi evinin namusu gibi, kendi evinin iâşesi gibi, kendi evinin evlâd ü i'yâli gibi Türkmendağı'na gidiyor Ülkücü…

Sessizce ve kimsesizce… Vakar ile…

Her şeyi geride bırakıyor…

Yapabilecekken yapmadıklarımızdan da sorumlu olduğumuzun imanı ile her şeyi geride bırakıyor Ülkücü…

Kıyâm ediyor, boyun eğiyor, secdelere duruyor, dualara karışıyor, sessizce ve kimsesizce kuşanıyor silahlarını Ülkücü…

Gözlerinde dünyayı yok etmiş bir vazgeçmişliğin sükûneti var, alabildiğine sâkin… Bir şehidin tevâzuu ve huzuru sinmiş bakışlarına Ülkücünün…

Son kelâmı nedir bilmiyoruz, son olarak ne düşündü bilmiyoruz, son olarak kim geldi gözlerinin önüne bilmiyoruz, ama bildiğimiz bir şey var; son şehit Ülkücü değil, yurdu yaşatmak için can verecek 'son Ülkücü' değil, ileri atılıp geri dönmeyecek 'son Ülkücü' değil O Ülkücü…

Fatih Camii'inden teşyî edilen 'son Ülkücü' değil O…

Ağlayan son Mümine anne değil, içine ateş düşen son Ali baba değil,  mahremine acıdan ibâret bir hasret bırakan 'son Ülkücü' değil, evlâdına yokluk ve gurur bırakan 'son Ülkücü' değildi O…

Bunu iyi biliyoruz…

"Söz konusu olan vatansa gerisi teferruattır" diyen 'son Ülkücü' değil O…

Ölümün yakıştığı.. ölüme yakışan, şehitliğin yakıştığı.. şehitliğe yakışan, karlı bir günde albayrağa sarılmanın yakıştığı.. albayrağa yakışan, tekbirlerin yakıştığı.. tekbirlere yakışan, tarihe gömülemeyecek azâmetin yakıştığı.. azâmete yakışan, ülküdaşlarının ellerin üzerinde uçarcasına sedret'ül müntehâya yolculuğun yakıştığı.. semâya yakışan, "saçlarında kurt nefesi rüzgârlarla" gidişin yakıştığı..  rüzgâra yakışan, "gurur hil'âti"nin bu denli yakıştığı.. gurura yakışan 'son Ülkücü' değil O…

"Türkmendağı'nın göğsünde pençe izlerini", secdelerini, dualarını bırakarak gitti İbrahim Küçük…

Türkmendağı artık İbrahim Küçük'ün ve İbrâhîmî bir azâmetin büyüklüğünde bir dağ …

Ruhun şâd.. mekânın cennet olsun İbrahim Küçük…

Geride bıraktıkların artık senin değil, hepimizin yetimleri… 

Türkmendağı ile ilgili canhıraş gayretler kuşanmış, bin cihana değişmeyecekleri öksüz Türklüklerinden başka hiçbir şeyleri olmayan kardeşim Hakan Alan ve kardeşim Okan Tosun'u yâd etmek bir vazife… Hakan Alan ve Okan Tosun kardeşlerimin şahsında Türkmendağı ile ilgili tüm gayret ehline medyûn u şükrandır Türk milleti… Allah onların gayretlerini makbûl ve mukaddes kılsın…   

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş