İç siyaset darmadağın...

A+A-
Hüseyin Macit YUSUF

KKTC gözlemlerim (2)


KKTC gözlemlerime bugün de devam ediyorum. Ekonomideki güncel sorunları dün anlatmaya çalışmıştım. Bugün ise iç siyasi sorunlara değinmek istiyorum. 20 Şubat 2005 milletvekili genel seçimlerinden ve boşalan iki üye için 24 Haziran 2006 tarihinde yapılan ara seçimlerden sonra ortaya çıkan tabloda, KKTC Cumhuriyet Meclis’inde CTP-BG 25, UBP 17, DP 7 ve BDH 1 milletvekiline sahip olmuştu. Bu sonuçlar çerçevesinde CTP-BG ile DP koalisyon kurmuş; bu koalisyon ise Eylül 2006’da bozulmuştu.
AKP iktidarının, adına ‘İmam Operasyonu’ denilen ve Tayyip Erdoğan’ın yakın dostu Din İşleri Dairesi Müdürü Ahmet Yönlüer tarafından yürütülen bir operasyonuyla, UBP ve DP’den 4 milletvekili ayartılarak Özgürlük ve Reform Partisi (ÖRP) kurulmuş ve CTP’nin-BG ile koalisyon kurması sağlanmıştı. KKTC demokrasisine dıştan müdahale ile vurulan bu kara leke çalkantılara neden olmuş ve neticesinde UBP ve DP KKTC Meclisi’ni boykot etmeye başlayarak erken seçim olmadan da Meclis’e girmeyeceklerini açıklamışlardı. ÖRP’nin kurdurulması ve TKP ve BDH’nın TDP olarak birleşmesiyle şu anda KKTC Meclis’indeki sandalye dağılımı şöyledir:CTP-BG 25, UBP 14, DP 6, ÖRP 4, TDP 1. 
Muhalefetten yoksun bir Mecliste yasalar yapmak ve ülke idare etmek ne kadar demokratiktir ve bu demokrasi ne kadar sağlıklıdır? Yaralanmış demokrasimizi ve mevcut yapıyı yapılacak bir erken seçimle düzeltmek üzere Cumhuriyet Meclisi’nde grubu bulunan CTP, UBP ve DP’nin, Anayasa, Seçim ve Halk Oylaması Yasası, Siyasi Partiler Yasası ile Meclis İç Tüzüğü’nde değişiklikler konusunda 3 özel komite kurulması için 6 Ekim 2007 tarihinde anlaşmaları olumlu bir adımdır.
KKTC’de bir taraftan bu gelişmeler olurken diğer taraftan da yeni partileşme çalışmaları yapılmaktadır. Küçük ülkemizin siyasi yapısındaki bölünmeler yeterli değilmiş gibi yeni partilerin kurulması gündemdedir.
İmam Operasyonunun baş aktörü ve Tayyip Erdoğan’dan destekli olduğunu her fırsatta köy köy gezerek anlatan Ahmet Yönlüer partileşme sürecine başladı bile. Hükümette ÖRP kanadından Ekonomi ve Turizm Bakanı olan Enver Öztürk’ün, ÖRP Başkanı, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı tarafından görevden alındığı günlerde, Yönlüer’in küfür dolu konuşma bantlarını Yeniçağ Televizyonu’nda sizlerle paylaşmıştık. Bir din adamına yakışmayacak şekilde sağa sola saldıran Yönlüer’in o tarihte ÖRP ile yolları ayrılmış ve Yönlüer sonunda Halk İçin Siyaset Hareketi (HİS) diye bir oluşumla karşımıza çıkmıştır. Kıbrıs Türk Halkının bu Hareket’e ve küfürbaz İmam’a pek itibar etmediği ve etmeyeceği konusunda kuşkum yoktur.
Partileşme konusundaki son bir gelişme ise geçtiğimiz hafta yaşandı.
KKTC Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit Pertev görevinden istifa ettiğini ve yeni bir siyasi parti kurmak için çalışmalara başladığını düzenlediği bir basın toplantısıyla açıkladı. Pertev, UBP yanında CTP’yi de ağır eleştiriye tabi tuttuğu basın toplantısında  “Kıbrıs Türkü’nün daha iyi hükümetlere, daha iyi idarelere ve geleceklere lâyık olduğunu”  söyledi. “Bugün hükümetin ve siyasi partilerin durumu vahimdir”  diyen Pertev, yolsuzlukların arttığını, etik ve ahlaki değerlerin ise Koalisyon Hükümeti tarafından ciddi şekilde yıpratıldığını ileri sürdü. İçte yapılan yanlışların gün geçtikçe Kıbrıs Türkü’nü dışta da yıpratmakta olduğunu kaydetti. Pertev,  “reform sözcüğü sakız gibi kullanılmış, bugün atılması gereken adımlar da bir türlü atılmamıştır... Müsrifliğin, isabetsizliğin ve yolsuzlukların bilânçosu da ağır olmuştur. İçten ve dıştan sağlanan bunca kaynağa rağmen hükümet bugün maddi iflasın eşiğindedir”  ifadelerini kullandı.
KKTC Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit Pertev’in CTP-BG-DP koalisyon hükümetinde Tarım Bakanı olarak görev aldığı, daha sonra da KKTC Cumhurbaşkanı Talat’ın Müsteşarı olarak Rum tarafı ve AB yetkilileri ile temaslarda etkin rol üstlendiği hatırlandığında,yani yakın geçmişte siyasi görev ve sorumluluk alan bir siyasetçinin batmak üzere olan gemiden ilk kaçanlar gibi sıvıştığını söylersek bilmem yanlış mı olur?
Bütün bunlardan anlaşılacağı üzere KKTC iç siyaseti çeşitli sorunlarla cebelleşmektedir. Tek çözüm yolu biran önce Halka başvurmaktır. Mevcut statükonun devamının ülkemize faydası yoktur. Kamuda yapılamayan reformlar, çıkarılamayan yasalar, partizanca yapılan atamalar, mahkemelerin aldığı kararlarla ilgili kulağımıza gelen adaletsizlikler!!, her geçen gün çözümlenmesi güçleşen ekonomik, sosyal problemler ve bunlara çözüm bulamayan, kendi içinde problemleri olan, CTP-BG-ÖRP koalisyon hükümetiyle yola devam etmek zordur.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları