İÇİMİZDE OTAĞ KURAN DÜŞMAN!..

A+A-
Hulki CEVİZOĞLU

Yerel seçimlere iki hafta kala
Türkiye’de neler tartışılıyor ve bizler ne kadar bilinçliyiz?..
Yıllardır bildiklerimizin ne kadar eksik ve hatta tümünün gerçek dışı olduğunu
ya da bizlere hiç anlatılmadığını
görüyoruz.

İŞSİZLİK REKOR DÜZEYE ULAŞTI..
Tartışmalar sürerken, parti genel başkanları meydanlarda nutuklar atarken, resmi işsizlik rakamları açıklandı.
İşsizlik rekor düzeye çıktı.
Sıkı durun, bu bugünkü işsizlik değil. Üç ay önceki yani Aralık 2008 rakamları!..
Küresel krizin artarak devam ettiği son üç aylık işsizlik rakamları daha sonra bunlara eklenerek açıklanacak. Tabii ki seçimlerden sonra!..
Üç ay önceki rakamlar bile, “rekor işsizliğin” 3,5 milyon olduğunu söylüyor. Üç ay önceki rakamlara göre, her dört gencimizden biri işsiz!..
Herhalde bugün bu oran, her üç gençten biri düzeyine yükselmiştir.
Böyle bir ortamda dün İstanbul’da
“Dünya Su Forumu” başladı. Bu, ekonomik açıdan çok önemli ve sularımıza sahip çıkmamızı gerektiriyor. Toplantıyı sonra yazarız ama dışarıda bir çirkinlik vardı. Su Forumu’nu protesto eden, “Suyuna sahip çık” sloganı atan gençlere polis meydan dayağı çekti.. Bir gün önce ise, aynı polis, İstanbul’daki mitingden dönen MHP konvoyuna saldıran PKK’lıların yanına bile yanaşmamıştı!..
Seçimde hangi yalanlara oy vereceğiz acaba!..

DARWİN’E KARŞI DARWİNİZM!..
Seçim öncesi tartışmaları arasında “İslam Darwinleri” nin farkına vardık.
Darwin’e yapılan en büyük eleştiri, “İnsanın atası maymundur” dediğinin iddia edilmesi idi. Oysa, geçen hafta Ceviz Kabuğu’na konuşan tüm hocalar (ilahiyatçılar dahil), Darwin’in hiçbir kitabında ve açıklamasında “maymunu” ağzına almadığını açıkladı!..
Anlaşıldı ki, ortada bir Darwin var, bir de onu kullanarak Darwinizm yaratan ve bunun üzerinden geçinenler.
Bakınız uzmanlardan neler öğrendik?
Elmalılı Hamdi Yazır, “İnsanın şu veya bu hayvandan tekamül etmesi, onun değerini düşürmez” demiş!..
Lavazye’den(Lavoisier) yaklaşık 40 yıl önce, Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz., “Marifetnâme” adlı eserinde, “Varın yok olması, yokun var olması mümkün değildir. Var daima var, yok da daima yoktur” demiş!.. Darwin’den yaklaşık 100 yıl önce de, “maymun” u telaffuz etmiş:
 “...hayvan kemâlini bulunca insan meydana gelmiştir. Madenlerle bitkiler arasındaki ara varlık mercandır. Bitkilerle hayvanlar arasındaki ara varlık hurmadır. Hayvanlarla insanlar arasındaki ara varlık maymundur. Zira, cümle azası, kıl ve kuyruktan başka içi dışı insana benzer.”
El Biruni’nin çağdaşı İbn Miskeveyh  (ölümü 1030), “El-Favzu’l-Asgar” adlı eserinde, “Yüksek âlemden inen nefs, yani ruh, çeşitli dünya varlıklarında kendini göstermiş ve tekâmül ederek insanlık mertebesine gelmiştir” demiş!

SOKRATES 2.400 YIL ÖNCESİNDEN HÂL BAĞIRIYOR!..
Geçen yazımın sonunda, Antik çağ Yunan düşünürü Sokrates’in 2.400 yıl öncesinden yaptığı uyarıları vermiştim. Seçimler öncesi kaldığım yerden devam ediyorum.
Sokrates 2.400 yıl öncesinden uyarmaya ve sarsmaya devam ediyor (Kaynak: Oflazoğlu, A. Turan, “Sokrates Savunuyor”, Varlık Yayınları, İstanbul, 1971, s.15.)
Sokrates: (2. yurttaşa): Seçmek nedir?
Yurttaş (bocalar): Seçmek mi? Seçmek...
Sokrates (omuzundan sarsarak): Seçmek, evet, seçmek!
Kendinden geçmek değil.
(3. yurttaşa)
Sen söyle, nedir seçmek?
Yurttaş (düşünür, birden sevinerek): Olmuş elmayı hamından ayırmaktır seçmek!
Sokrates (alaylı): Aferin! Peki, olmuş insanı hamından ayırmak?
Yurttaş: O da seçmek...
Sokrates (Apollodoros’a): Sen söyle.
Apollodoros: Seçmek, güzeli çirkinden ayırmaktır.
Sokrates: Peki, doğruyu eğriden ayırmak?
(Apollodoros bocalar, utanır.)
Kriton: O da seçmek.
Sokrates: İyiyi kötüden ayırmak ne peki?
Yurttaşlar (hep birden atılarak):
Seçmektir!
Sokrates (alaylı): Son seçimde oy kullandınız mı siz?
Yurttaşlar: Demokrasi çağında
değil miyiz?
Sokrates (gezinerek): Seçmek nedir bilmeden seçen kişi, dala tutunayım derken yılana sarılabilir.
(Uyuklayan birini omuzundan sarsarak)
Seçmek bilinçli olmak demektir,
Bilinçli olmak da, düşünmek.
(Bir süre dalar. Kendisini şaşkınlık içinde seyredenlere)
Her türlü tehlikeye karşı uyanık olmak gerek.
1. Yurttaş: Yabancıları mı demek istiyorsun, Sokrates?
Sokrates (gülümseyerek): Daha korkulu değil mi içimizdeki düşman?
Apollodoros: Yurdunu satmaya hazır kişi öyle ya,
Daha yıkıcı olur dışardaki düşmandan.
Sokrates (2. yurttaşa): Peki, içimizde, her birimizin tâ derinliğinde otağ kuran düşman?

* * *

Hayat binlerce yıl süren bir “tiyatro”. Değil mi?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları