İdarei-maslahat ve provokasyon

Özcan YENİÇERİ

PKK’nın organizatörlerinden üç kadın(aralarından biri kurucularındandı) Paris’te öldürülmüş ve cenazeleri Türkiye’ye getirilmişti. Öldürülen kadın teröristlerden birisi Tunceli, diğeri Kahramanmaraşlı ve üçüncüsü de Mersin doğumluydu. Hükümet bu kadın teröristlerin hiç birinin doğum yeri Diyarbakır olmamasına karşın Diyarbakır’da tören yapılmasına izin vermişti.
Başbakan Erdoğan, PKK’lıların cenaze töreni öncesinde, törenin Habur’a benzememesi için İçişleri Bakanı’na “Provokasyonlara izin verilmemesi, katılımcılara müdahale edilmemesi ve emniyet görevlilerinin gerilerde durması” talimatın verir. BDP’li yetkililer de “katılımcıların kontrolü için partililer görev yapacak” açıklamaları yapar. Medya olanı biteni göstermez ve kamuoyu da bilgilendirilmez.
Sürecin “samimiyet testi” olduğunu söyleyen Başbakan Erdoğan ile yazar/çizer taifesi Diyarbakır’daki cenazelerde olay çıkmamasını barışın zaferi olarak nitelendirirler.
Diyarbakır’da düzenlenen törenin düzenini 1000 BDP’linin sağladığı, emniyet güçlerinin duruma müdahil olmadığı ve olanı biteni uzaktan seyrettiği medyaya düştü. Gönderden Türk Bayrağı indirilip PKK paçavralarının çekildiği, cenazelerin tabutlarının üzerine PKK bezlerinin örtüldüğü, uygulanan karartmaya rağmen medyaya yansıdı. 
Diyarbakırlı olmayan üç PKK’lı için Diyarbakır’da cenaze töreni düzenlenmesine niçin izin verilmiştir? Tören alanının güvenliği neden BDP’lilere terk edilmiştir? PKK’lı teröristlerin tabutlarının üzerine PKK bezlerinin örtülmesi nasıl seyredilebilmiştir? Türk Bayrağının gönderden indirilmesi ne anlama gelmektedir? Şanlı medyanın  “Görmedim... Duymadım... Bilmiyorum” türünden üç maymunu oynamasının anlamı nedir?
Bunlar cevaplanması gereken sorulardır. Diyarbakır’da olan biten, özünde devlete meydan okuyan bir güç gösterisiydi. Esasında Diyarbakırlı olmayan teröristler için Diyarbakır’da tören düzenlenmiş olması, sokağa büyük kitleleri toplamak amacını taşıyordu.
Başbakan Erdoğan’ın, “Bu süreç samimiyet testi. Her türlü kışkırtma, tahrik, provokasyon karşısında soğukkanlı olacağız” sözleri de cenaze töreninde takınılan tavırla somut olarak anlamını bulmuş oldu.
Devletten, milletten ve egemenlikten taviz vererek, sözde devleti, milleti ve egemenliği korumak AKP’ye özgü postmodern bir gelenektir.
Diyarbakır’da olanı biteni yanlış okuyan, yanlı anlam yükleyen ve amaçlı bir biçimde yorumlayanlar kısa sürede yanıldıklarını anlayacaklardır!
PKK’lı üç kadın teröristin cenaze töreni özünde bir güç gösterisiydi. PKK/KCK/BDP üçlüsünün  “kontrol bizde”  mesajını vermeye yönelikti. Amacına da ulaşmıştır.
PKK’lıların istediği gibi hareket eder, kontrolü sessizce bölücülere devreder, törendeki her türlü yasadışı ve devlet düşmanı görüntüyü sineye çeker, gerçeklerin kamuoyuna yansıtılmasını engellerseniz törenlerde hiçbir provokasyon da olmamış olur!
AKP yöneticilerinin tavırları, Osmanlı’nın son zamanlarında devlet adamlarının takındığı tavırlarla örtüşmektedir. Osmanlı’nın son zamanlarıdır. Trabzon’daki Rus konsolosu sürekli bir biçimde valinin görevlerine müdahil olur.
Zamanın Trabzon Valisi durumu Babıali’ye bildirir, tedbir ve çare sorar.
Babıali’nin, Trabzon Valisi’ne verdiği cevap bir cümleliktir: “İdareimaslahat ediniz!”
Vali, idareimaslahat eder, ancak Rus konsolosu her idareimaslahat sonrasında daha fazla valiliğin işlerine müdahil olur.
Trabzon Valisi bunun üzerine durumu tekrar Babıali’ye sorar. Babıali’den aynı cevabı alır; “Daha fazla idareimaslahat ediniz”.
Vali birkaç kez daha durumu Babıali’ye yazar ve her defasında aynı cevabı alır... Bunun üzerine Vali artık Babıali’den umudunu keser ve hiçbir şey sormaz olur.
Babıali, Trabzon Valisinin şikâyetlerinin sona ermesi üzerine, merak eder Valiye durumun ne olduğunu sorar.
Trabzon Valisi Babıali’ye şu cevabı verir:  Size Rus konsolosuna karşı her çare sorduğumuzda ‘idareimaslahat ediniz’ cevabını verdiniz. “Biz de idarei maslahat ede ede idare, konsolosa geçti, maslahat da bize kaldı”.
Şimdi barış içinde yaşayıp gidiyoruz. Böylece şikâyet edecek bir şey de kalmamıştır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş