İhaleciler mi?.. Makaleciler mi?..

A+A-
Ahmet TAKAN

"Zafer" kimin?..

"Hoca"nın mı?.. "Reis"in mi?..

Tartışma daha 1 Kasım akşamı balkona çıkılmadan başladı. Balkondan sonra iyice arttı. Yandaş ve havuz medyasında ipuçlarını bulabilirsiniz. İliştirilmiş kalemler lafa ya "Hoca'nın zaferi" ya da "Erdoğan'ın zaferi" diye başlıyor. AKP ve dış çevrelerde R.Erdoğan ve Ahmet Davutoğlu arasında şiddetli bir güç kapışması veya en azından çekişmesi olacağına dair beklentiye ben katılmıyorum. Çünkü Ahmet Davutoğlu, Başbakanlığa ve genel başkanlığa atandığı ilk gün yolsuzluk dosyalarından dolayı eski 4 Bakanı Yüce Divan'a gönderme konusunda R.Erdoğan'a karşı direnemedi. Ondan sonrası da çorap söküğü gibi geldi ve son kongrede de yalnız adam olarak tekrar Genel Başkanlığa atandı. AKP'nin tüm organlarında tamamen budanan Davutoğlu'nun -gayet iyi bildiğimiz- R.Erdoğan'a dikilme şansının olacağını hiç tahmin etmiyorum. Zaten denemeye de kalksa her zamanki cevabını alıp çizgisine çekilir. Fakat, sizlere yine de iktidar kanadındaki son kulislerden bilgiler aktaracağım.

Önce 1 Kasım balkon konuşmasından sonra AKP kulislerinde yapılan şu yoruma dikkatinizi çekmek isterim;

"Başarısızlığı kimse sahiplenmek istemez fakat başarıyı herkes sahiplenmek ister. 7 Haziran'da başarısızlık vardı. Onu kimse sahiplenmek istememişti. 1 Kasım'da büyük bir zafer var. Bunu herkes sahiplenmek ister. 1 Kasım ve 7 Haziran seçimleri sonucunda balkon konuşmasındaki fotoğraflara bakarsanız her şeyi daha net görürsünüz. 7 Haziran'da kimse fotoğraf karesine girmek istemiyordu. 1 Kasım'da ise herkes kadraja girmek için can attı. Örneğin Davutoğlu'nun başdanışmanı Ali Sarıkaya'ya bakın. 7 Haziran'da neredeydi 1 Kasım'da nerede duruyordu. Gül'e yakın ekip Davutoğlu'na sarılmış durumda. Kabine çok büyük sürprizlere gebe olursa şaşırmayın. Davutoğlu, balkon konuşmasında Arınç'ı yanına alarak saraya mesaj verdi."

Saray çevrelerinden benim de edindiğim izlenim; R.Erdoğan'ın Bülent Arınç ile verilen fotoğraftan hoşnut olmadığı yönünde. Buna karşılık Ahmet Hoca etrafını kısmi de olsa Gülcüler ile tahkim etmek istiyor.

Bugünkü AKP içindeki tablodan söyleyeceğim en net bilgi ise şu; Taraflar ilk raunda hazırlanıyor. O da Bakanlar Kurulu listesi. Ahmet Hocanın ekibi seçim öncesinden beri saray vesayetinden kurtulmak için planlar da yapıyor. Sonucun ne olacağını görebilmek adına parametrelerden de bahsedelim;

İlk başta ekonomi yönetimi: Ahmet Hoca ve çevresi Ali Babacan ve Mehmet Şimşek ikilisinin devamından yana. Saray'da ise damat Berat Albayrak ve eski Maliye Bakanlığı Müsteşarı Naci Ağbal'ın isminin üzerinde duruluyor.

Sonra Ulaştırma Bakanlığı; Acaba, Ahmet Hocaya iyice yaklaşan Lütfi Elvan mı yoksa Başbakan alternatifi Erdoğan'ın gözdesi Binali Yıldırım mı?..

Arkasından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nı ekleyelim; R.Erdoğan'ın has adamı Süleyman Soylu mu? Yoksa Gül ekibinin de hoşuna gidecek  Kayseri Milletvekili Mehmet Özhaseki mi?

Bütün bu ihtimaller üzerinde kafa yoruluyor AKP kulislerinde. Bakan toto oynanıyor. Şimdiden başlayan çekişmeye ad bile konulmuş; "ihaleciler mi yoksa makaleciler mi?"

Ha!.. Bir de çok kritik iki Bakanlığa dikkat çekiliyor; "başka yere değil bakın İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı'na. Sonra da kabinede kimin damgası var karar verin" deniyor.

Ahmet Hoca ve ekibinde "ekonomi yönetimini elimde tutarsam düdüğü çalarım" düşüncesi var. Oraya daha ağırlık vermiş gibi gözüküyorlar. Benim izlenimim; 'makaleciler', 'ihaleciler'e karşı yine kaybedecek gibi.

 

Not; Dünkü yazıma MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın her zamanki bildik amiyane üslubuyla cevap vermiş. Tuğrul Türkeş'in bahsettiği alışkanlıkları yüzünden olacak ki Genel Merkeze her zamanki gibi geç geldiğinden seviyeden yoksun cevap satırlarını geç kaleme alabilmiş. Yazı saatimizin limitinde (16.00 sularında) cevap müsveddesi  elime ulaştı. Semih Yalçın'ın içinde bulunduğu çukura düşmeden yarın gereken cevapları vereceğim. Bunu kifayetsiz muhterislere cevap yetiştirme gibi kaygım olduğundan değil, yalnızca ve de yalnızca siz saygıdeğer okurlarımızın kafasında soru işaretleri oluşturmaması ve gerçekleri aktarmak görevimiz olduğu için yapacağım. Saygılarımla...

Yazarın Diğer Yazıları