İhânetin çocukları...

A+A-
Adnan İSLAMOĞULLARI

Gemi azıya aldılar... İslamcısından Kürtçüsüne hepsinin ağzında bir aşufte sakızı patlıyor, o sakızın adı Çanakkale...
“Çanakkale'de biz de öldük...” diyorlar ve diyet istiyorlar...
Bu milletin çocuklarının sıra diyet ödemeye geldimi ne denli bir cömertliğe büründüklerini bilmiyorlar veya arkalarındaki AKP iktidârının câri gücüne güvenerek paçalarımıza savlet ediyorlar... 
Denize bir damla bevl edince “deniz benim” diyen şeytanın çocukları bunlar... Şeytanlığın çocukları bunlar... İhânetin çocukları bunlar... 
Özal'ın ‘Kürt reaslitesi'nden Türkiye'deki etnik unsurların sayısını veren Demirel'e, “AKP sâyesinde Türk olmaktan kurtulduk” diyen il başkanından “Türk ırkı diye bir ırk yoktur...” diyen İslâmcı profesöründen  “Mustafa Kemâl'in askerleriyiz...” diyenlere "İt sürüsü" diyebilen Sırrı Sakık'a geldik...
İmralı’daki mahpus hayatı AKP iktidârı tarafından 'VİP konuk'luğa terfî ettirilen teröristbaşı Öcalan'ın yanında kalan mahkûmlar kendisinin isteği üzerine değiştiriliyor.
İstediği mahkûmlar:
Ömer Hayri Konar, Nasrullah Kuran, Mehmet Sait Yıldırım, Çetin Arkaş, Veyis Arkaş...
Hepsi müebbet hapse mahkûm PKK'lılar...
Bingöl'de 33 askerimizin şehit edilmesinden tutun da, İstanbul'da Çetinkaya mağazasına yapılan saldırıda ölen 12 vatandaşımıza ve onlarca korucunun şehit edilmesine kadar pek çok cinayetin failleri. Cinâyet makinaları...    
AKP iktidârının ‘Yeni Türkiye’ dediği zilletin fotoğrafı bu... 
AKP iktidarı ve bürokrasisinin ülkeyi sürüklediği uçurumun kenarı burası...  
O uçurumun kenarındaki ‘Yeni Türkiye’nin arkasında duran sırtlanların sesi geliyor...
“Çanakkale'de biz de öldük, öyleyse diyetini verin...” diyorlar...
Bu diyeti ödemeye de AKP iktidârı tâlip...
AKP iktidârı ve bürokrasisi de verdikçe veriyor...
Devletin itibarını veriyor... Devletin mehâbetini veriyor... Devletin onurunu veriyor...
Verdikçe veriyor...
Şehitlerin hâtıraları üzerinde tepinmelerini seyrediyor... Dağlarda etkisiz hâle getirilen PKK'lı kâtillerin cesetlerinin çıkarılıp adına onların şehitlik dedikleri çukurlara gömülmesini ve o şehitlik denilen ihanet çukurlarının açılışını seyrediyor... Devletin hergün tehdit edilmesine kulaklarını tıkıyor... 
Haziran ayındaki seçimlerde oylayacağımız işte bu ‘YeniTürkiye’ denen uçurum...
AKP iktdârının devamını sağlayacak her oy ve AKP iktdârının devamını sağlayacak her siyâsî ihmâl bu ülkeye ihânetin tescili olacaktır...
H  H  H
Özal'ın Kürt realitesini tanıdığı yıllardı, PKK terörünün yeni başladığı yıllar... O zaman da yine “Çanakkale'de biz de öldük” cümlesini çiğniyorlardı ağızlarında...
Gâlip Erdem Ağabey, Özal'ın tanıdığı Kürt realitesinden bahsediyordu bir sohbetimizde... 
“Ben ajansları hiç kaçırmam biliyorsunuz” diye başlamıştı söze... 
Evet iyi biliyorduk, ajansları hiç kaçırmazdı...  
“Ajansların sonunda şöyle bir haber verilir. İstiklâl savaşı gâzilerinden Mehmet falanca Bilecik’in bilmem hangi köyünde hayatını kaybetti. Çanakkale savaşı gâzilerinden Ahmet falanca Kastamonu’nun falan köyünde hayatını kaybetti.  
Bursa’da, Amasya’da, Balıkesir’de, Afyon'da, İzmir’de, Burdur’da, Manisa’da... Peki, Siz hiç şöyle bir haber duydunuz mu, İstiklâl Savaşı gâzilerinden Recep Hakkari’de hayatını kaybetti, Yüksekova'da, Diyarbakır'da?” diye devam etti sözlerine Gâlip Ağabey...
Cevabını kendisi vermişti...
“Hayır  duyamazsınız,  çünkü böyle birisi yoktur....”.  

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları