İhanetten ve gafletten de öte...

A+A-
Altemur KILIÇ

PKK, 1 Haziran’da saldırılara başlayacağını duyurdu. Daha önce, PKK’nın  “uzaktan kumandanı” onursuz başkanı Apo, “avukatları vasıtasıyla” uyarmıştı: “31 Mayısı bekleyin” diye. “Bu bir savaş çağrısı değildir” diyordu ama aba altından asıl sopayı gösteriyordu: “Bir muhatap bulamadığımdan dolayı da 31 Mayıs’tan sonra çekiliyorum. Ben bu şartlarda buradan yönetemem. Bundan sonra sorumluluk KCK’(PKK)dedir, BDP’de ve devlettedir.” Yani üstü kapalı kesin uyarı, “Bayık, Karayılan, Abbas, Haydar, ne yapacaklarını bilirler!” Bu eşkıyaların da ne yapacaklarını göreceğiz. Görüyoruz!
Önceki gün, Hatay’da İskenderun’da Deniz Üs Komutanlığı’na bağlı İkmal Birliği’ne teröristlerce roketatarlarla, uzun namlulu silahlarla saldırdılar, 6 asker şehit oldu, 9 asker de yaralandı. Eşkıya Karadeniz bölgesine de sızmış. Oralarda da saldırlar bekleniyor. Eşkıya, Erdoğan’ın “açılımlarını” herhalde “teslimiyet”, devletin zafiyeti sayıyor ve azdıkça azıyor ve daha da azacak!

Kilometre taşları
Olayların bu noktaya gelmesindeki gaflet ve ihanet yolunun kilometre taşlarını hatırlatalım: En son noktası “açılım” fiyaskosu. En başta da binlerce insanımızın katili Apo’nun, gerektiği gibi ve fakat AB ve ABD’nin talimatları üzerine, idam edilmemesi, İmralı’da gereğinde sözde “barışçı çözüm için” kullanmak üzere, büyük ihtimamla, muhafaza edilmesi ve örgütüne kumanda etmesine müsaade edilmesi. Gaflet yolunu hatırlatmaya devam ediyorum; PKK’yı Kuzey Irak’ta Kandil’deki inlerinde vurmak için ABD’den icazet bekledik, yerine “nasihat” aldık, sözde, “istihbarat paylaşımına” razı olduk. Ama Amerikalılar “istihbaratı” paylaşmadılar, istedikleri kadarını verdiler. Bugün Türkiye Büyük Millet Meclisinin içinde, PKK’nın isim değiştiren, aynı vekilleri var. Bu adamlar, kadınlar, PKK’ya etten kalkan olacaklarını ve ülkeyi kan gölüne çevireceklerini söylediler. Bu Parti, hiç kapatılabilir, Türkiye Parlamentosundan defedilebilir mi? Demokrasi-Demokratik “açılım” var! Bu “açılımın” ne olduğunu, Habur’da görmüştük.
Türk Silahlı Kuvvetleri, Güneydoğuda operasyonlar yapıyor, şehitler veriyor, ama Kuzey Irak’ta “Kürdistan”daki kökü kurutulmadıkça neye yarar; eşkıya, tahtakuruları gibi, gelecek bahara yeniden ortalığa çıkar! 
Devletin içinde ve hatta başındaki birileri, “PKK’ya karşı çıkamam” diyen, kendisini “Kürdistan”ın başkanı ilan eden Barzani’den destek arıyorlar. Başbakan bu adamı Ankara’da, kırmızı halılarla karşılamaya hazırlanıyor! Fakat daha vahimi, “barışçı çözüm” için Apo katilinden medet umuyorlar. Sade Devletin içinde mi? Ordu düşmanlığının karargâhı PKK’nın gönüllü sözcüsü tezvirat varakparesinde, kendi deyimiyle “Atakürtçü” Ahmet Altan, daha önceki gün yazdı; “Bence, Apo’nun devreye sokulması gerekir. Apo, Kürtlere yeniden “Kürt sorununun” gerçek anlamını hatırlatıp, PKK’yı anlamsız şiddet hareketlerinden çekebilecek tek güç. Apo ile görüşülmeli, bu şiddet önlenmeli, hem Kürtlerin eşit vatandaşlar olması sağlanmalı, Türkiye’nin önü açılmalı.” Altanlar gibilere göre, Türklerin hakları ve şehitlerinden fazla Kürtçülerin hakları ve işin asıl acı tarafı bu sav, iktidar tarafından da “gizli-açık” paylaşılıyor! Her Allah’ın günü, TSK’nın gücünü yıpratmak için, inanılmaz tezvirat yapılıyor. Bugünkü AKP İktidarı ve başı, PKK ile savaşmış olanları “içeri tıkan Ergenekon kapsamının” gönüllü savcıları! Bu durum askerlerimizin azimlerini kıramasa bile, eşkıyaya cesaret vermiyor mu sanırsınız? 
Daha neyi bekliyoruz, “anaların daha fazla ağlatılmasını mı?” Bölücülüğün PKK’nın; açılımlarla Kürtlere kültürel haklarını, ana dillerini vermekle, “Büyük Kürdistan” emelinden vazgeçeceklerini mi sanıyoruz? Biz de bu gaflet onlar da ihanet oldukça, daha çok bekleriz!

One minute
İsrail komandolarının, uluslararası sularda bir Türk gemisine saldırısı, düpedüz korsanlık! Hatta “casus belli” yani savaş sebebidir! Bakalım en ufak fırsatta Türkiye’yi kınayanlar, Avrupa devletleri, Amerika, bu hoyrat korsanlık konusunda üzüntülerini ifade etmekten öte, ne yapacaklar? BM’nin, ne kadar yaptırım gücü olacak? Başbakan ve başbakan yardımcısı, ağır konuştular, doğru şeyler söylediler; bakalım, arkasını nasıl getirecekler? Başbakanın “One Minut” demesinin ve bunun arkasını getirmesinin tam sırasıdır. Nazilerin hışmına uğramış bir halkın devletinin ve ordusunun Naziler ve SS’ler gibi davranmaları çok acı!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları