II. Dersim isyanı

A+A-
Altemur KILIÇ

Dünya politika literatürüne, edebiyatına bir traji-komedi örneği olarak geçecek bir olay: “Onur Öymen vaka-yı şeriyesi”. Hiçbir söz, hiçbir olay, bu kadar çarpıtılmamış, yanlış anlaşılmamış, siyasi maksatlarla bu kadar ve kasten istismar edilmemiş ve şu bağlamda ülkeyi, milleti bölmek için, bu kadar suiistimal edilmemiştir! En kötüsü, CHP içinden bazıları ve medyadan iyi niyetli kişiler de bu oyuna alet oldular. “Öymen istifa” yaygaraları, CHP içinden de yükseldi, istifalar oldu ve aklı başında yazarlar da “Öymen CHP’den de mi önemli?” diye istifa etmesi gerektiğini yazdılar. Daha da vahimi bu oyunda “Aleviler”, ulusu bölmenin bir unsuru olarak kullanılmak istendi.


Gerçek
Gerçek nedir? Öymen, Başbakan’ın “analar ağlamasın” teranesine karşılık, tarihi bir hakikati belirtti, savaşlarda diğer olaylarda ve önceki “Kürt isyanlarında” da “analar ağlamadı mı?” diye sordu! Bunları hatırlatmaktaki amacı, “karşılıklı acıları hatırlatmak” ve geçmişte olduğu gibi “çağdaş” Kürt İsyanı -PKK terörünü- bastırmak için de, arzu edilmese de, “karşılıklı” acılar olacağını ve “anaların ağlayacağını” uyarmaktı. Analar artık ağlamasın deniyorsa, yapılacak şey, PKK ve bölücülüğün köklerini kazımaktır! Yanlış mı?


Özür
Öymen, sonra, tepkiler üzerine efendilik yaptı: “Yanlış anlaşıldımsa, özür dilerim” dedi. Aslında, özür dilemesine hiç gerek yoktu. Objektif, iyi niyetli kişiler için, “yanlış anlaşılabilecek” tarafı yoktu. Asıl “muhatapları” da, Öymen’in söylediklerinin anlamını çok iyi anlamışlardı da, “Anlamazlıktan gelmek”, kötüye çekmek işlerine geldi!
“Öymen Vakası” bu “2. Dersim harekâtı”, zaten kırılgan yapıya bir nifak daha soktu ve sokmakta devam edeceğe benzer! İçeriden ve dışarıdan “bölücüler” böyle bir hassas, duygusal konuyu buldular, gerçekler ne olursa olsun, “çiğnemekten”, halka da “çiğnetmekten” hiç vazgeçerler mi?
“Dersim”, “Dersim isyanı”, her taraf için hassas bir alan. Önceki gün de yazmıştım. Cumhuriyetin kuruluşundan sonraki, 17 büyüklü, küçüklü isyanların sonuncusu “Dersim”, bölücüler açısından, hezimetin adı ve büyük “ukde”!
Bu isyanın TSK tarafından bastırılmasına “katliam” derler. Oysa “Dersim harekâtı” Türkler için “bütün” ayaklanmalara son veren başarılı bir tedip ve tenkil hareketi. 1937’de Cumhurbaşkanı Atatürk’ün iradesi ve talimatıyla yapılmıştı. Vizyon sahibi Mustafa Kemal, “Kürt sorununun”, sözde “barışçı açılımlarla” çözülemeyeceğini, dizi isyanların acı tecrübelerinden, çok iyi anlamıştı.
Şimdi Dersim’i de, ağzına yeni sakız yapan Taraf’taki, tarihin çöplüklerini eşeleyerek yeni fesat malzemesi çıkaran bir “Ayşe kadın”, tenkil hareketinin, Atatürk’ün talimatıyla, yapıldığını açıkça yazıyor. Ve “Dersim, yeni Türk Hava Kuvvetlerinin deneme tahtası oldu” diye, sokuşturuyor! Fakat diğer yandaşlar, şimdilik, “Atatürk katliam yaptı” diyemedikleri için, vuruyorlar Onur Öymen’e!
Erdoğan da, her halde, gerçeği biliyor. Bilmiyorsa ayıp! Atatürk, yaşanan acı hatıraları silmek için, “Dersim” adını değiştirdi “Tunceli” dedi! Ama bu eski adın, yeniden teklif edileceği ve zamanın iktidarı tarafından müsait karşılanacağı, hiç aklına gelir miydi? Aslında bugünlere gelineceği ve makamında bunların oturacakları da aklına gelir miydi? İşte asıl mesele de bu!
“Analar ağlamasın” diye bölücülükle mücadele, sadece, “ucu açık”, fakat bizlerce malum “açılımın” kaderine bırakılırsa sonunda neler olacak...
“Öymen istifa etsin” diyorlar... Aslında şu sırada istifa etmesi gereken varsa, o da halen başında bulunduğu T.C. Devletinin kurucusunu, ya bilerek, ya da bilmeyerek, ima yoluyla da olsa “katliam yapmakla”, suçlayan ve isyancı Seyit Rıza’yı öven, Başbakan Erdoğan’dır!
Bu oyunda, “Aleviler” de kullanılıyor... “Alevilik, Bektaşilik”, öteden beri, halkımızı bölmek için kullanıldı.
Alevilere karşı tutumu eski yaptıkları ve söylediklerinden malûm. Erdoğan da son günlerde aynı metodu kullanıyor! Aleviler bu ülkenin en sağlam taşlarıdır... T.C.’nin kurucu unsurlarıdır! Alevi kardeşlerimiz, bu oyunlara alet olmayacaklar!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları