İkinci Dünya Savaşı'nı kim çıkardı?

Muhiddin NALBANTOĞLU

İçinde bulunduğumuz günler, yaşlı dünyamızın gördüğü en büyük felaket olan İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasının 70. yılıdır. Bu vesile ile ülkemizde olduğu gibi bütün dünyada da pek çok tarih ve yorum eserleri yayınlanmıştır. Bu arada ortaya atılan ve her zaman tartışmalara konu teşkil eden soru yeniden tartışma alanına çıkmıştır: İkinci Dünya Savaşı’nı kim çıkardı? Dilimize bugünlerde çevrilerek yayınlanan Rus araştırmacısı Viktor Suvorov’un eseri de bu konuyu tartışıyor. Ben de 60 yıldan beridir en çok okuduğum  ve en iyi bildiğim konulardan birisi olduğu için vardığım sonucu açıklayayım: İngiltere çıkardı... Bu konuda Hitler’in kendi yerine Almanya Şansölyesi tayin ettiği Grand Amiral Dönitz de aynı fikirdedir. Dönitz der ki: Çok kuvvetlenen Almanya’yı yıkmak için bu savaşı İngiltere çıkarmıştır. Gerçi İngiltere yöneticileri Hitler’i suçlarlar. Ancak daha 1950’lerde ortaya çıkan bütün belgeler hep Hitler’in haklılığına işaret etmektedir. Zira artık açık bir şekilde anlaşılmıştır ki Hitler kesinlikle Polonya saldırısından sonra bir dünya savaşı başlatmak niyetinde değildi. Grand Amiral Dönitz’in verdiği hükmün dayanaklarından biri de müttefiklerin Nazizmi yok etmek için başlattıklarını iddia ettikleri İkinci Dünya Savaşı bitmesine, Nazilerin tasfiye edilmesine rağmen müttefiklerin Alman düşmanlığı ve Almanya’yı dörde bölmek hareketlerinin kaynağı da güçlenip kuvvetlenerek İngiltere’nin önünü kesen güçlü bir Almanya’yı yıkmak içindir. Gerçi müttefikler Polonya’yı Hitler ve Nazilerden kurtarmak için savaşa girdiklerini propaganda ediyorlardı ama kurtaramadılar. Üstelik ondan daha büyük bir şer kuvveti olan Sovyetlerin ve komünizmin pençelerine teslim ettiler. Üstelik onunla beraber bütün doğu Avrupa ülkelerini de yanına katarak. Dünyamız insanlığın gördüğü bu en büyük şer kuvvetinden ancak elli küsür yıl sonra yakasını sıyırabilmiştir. Hitler’in yaptığı insanlık suçu cinayetlerin hoş görülüp affedilecek bir yanı yoktur. Ancak bu konuda da en büyük suçlulardan olan müttefiklerin siyasi davranış ve stratejilerinin de büyük suçu vardır. Hitlerden sonraki Alman şansölyesi olan Doktor Konrad Adenaur’un bir sözü vardır ki tarihin de en güzel tarifini yapmıştır. Der ki: “Tarih engellenmesi mümkün olan bütün felaketlerin toplamıdır” Gerçekten de öyledir. Müttefiklerin savaşın çıkmasını engellemek için çalışmaları hep gösterişte kalmıştır. El altından Almanya’yı yıkmak için savaşı körüklemişlerdir. Savaş çıktı da ne oldu? Bütün insanlık alemi hâlâ bu büyük felaketin yıkımının acılarını çekmektedir. Savaşın başında da Hitler’in “dünyayı imha edecek kadar silahlandım. Savaş çıkarmak istemiyorum. Ancak Almanya’yı ortadan ikiye bölen Danzik koridorunu verin. Savaş çıkmasın...” çağrılarına İngiltere itibar etmemiştir. Çünkü İngiliz Başbakanı Churchill’in de açıkça itiraf ettiği gibi Alman silahlanmasını Hitler’in bir blöfü gibi görüyorlardı. Savaş çıktıktan sonra bunun bir blöf olmadığını anlamışlardı. Ama çok geç. Yine Hitler büyük bir kehanetle:  “Bu savaşın dışında hiç bir ülke kalmayacaktır...”  demesi de tam bir hakikat olarak gerçekleşmiştir. Savaşın çıkacağını Atatürk daha savaştan üç yıl önce ABD Harbiye Bakanı ünlü General Mac Arthür’e Türkiye’yi ziyareti sırasında söylemiştir. Savaşın çıkacağı yılı da bir yıl yanılma ile belirtmiştir. Atatürk’ün kendi kurmaylarına da söylediği bir tesbiti vardır: “... Savaş çıkacaktır. Çünkü bunlar -Hitler ve Mussolini- asker değillerdir. Savaşın ne olduğunu bilmezler.”  Yine kurmaylarına Atatürk şu endişesini de belirtmeden duramamıştır: “Ne kadar yazık ki bu savaş beni hasta yatağımda yakalayacaktır. Olaylara doğrudan müdahale edemeyecek bir durumda olacağım...” Mustafa Kemal Ekolüne mensub bulunan Mareşal Fevzi Çakmak ise Kurmay Başkanı Asım Gündüz Paşa’ya Hitler’in  “hayat sahası”  olarak ilan edip durduğu prensiplerini açıklarken:  “Bu hayat sahasına biz de dahiliz. Çünkü petrol bölgelerine bizden geçerek ulaşacaktır. Bu konudaki tedbirlerimizi şimdiden almalıyız...”  Mareşal Fevzi Çakmak bu savaşa girmemizin başlıca engelleyicilerindendir. Bu konuyu da başka bir yazımızda ele alacağız.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş