İktidar dengeyi tamamıyla kaybetti

A+A-
Özcan YENİÇERİ

Bir ülke düşünün ki;
- Fiilen tek yetkili haline gelen bir kişinin yönetiminde ABD’nin baskısıyla peşmergeye koridor açsın, 
- Terörist olarak nitelendirdiği örgüte -isteyerek ya da istemeyerek- kendi eliyle koridor açsın, yardım yapsın, 
- Sokaklarında serseri mayın gibi dolaşan bir buçuk milyon mülteci olsun, 
- Sularında ancak gün aşırı meydana gelen kaza sonucu boğulmalardan haberdar olunabilen kaçak insanlar bulunsun, 
- Enerji Bakanı zamanının büyük kısmını, madenlerde meydana gelen kitlesel ölümlere refakat etmekle geçirsin,
- Teröristler yol kessin, mahalle bassın, vergi toplasın, yargı yapsın ve özerklik üstüne özerklik ilan etsin!
Türkiye’de birileri “İmralı’da yol” birileri de sınırlarda “Kürdistan” haritası çiziyor. Böyle bir ülkede kamu düzeninden, demokrasiden ya da istikrardan bahsedilebilir mi? AKP iktidarı,  “çözüm, kardeşlik, barış”  diye diye nihayetinde ‘Kamu Düzenini’ İmralı’daki hükümlünün iki dudağı arasına koymuştur. 
İmralı’daki terör baronu, bir işaretle yağma ile infaz başlatabilmekte ya da durdurabilmektedir. Öcalan 6-8 Ekim olayları sonrasında terörün tekelini büyük ölçüde elinde tuttuğunu AKP’li muhataplarına kanıtlamıştır. 
Bu aşamaya nasıl gelindi? Onu düşünmek gerekir.
İmralı baronu, bugün AKP’den bağımsız daha büyük hayaller peşindedir.  ABD ve AB’nin Suriye ve Irak’ta IŞİD’e karşı takındığı tavır onu umutlandırıyor. Terör baronu muhataplığını uluslararası bir konuma yükseltmek peşindedir. 
Bunu mümkün görmektedir. Özellikle Türkiye’nin açıkça karşı çıkmasına rağmen sınırlarından terör örgütü PYD’ye silah ve yardım yapılmasına izin vermesini Öcalan, kendisi için de referans olarak görmektedir. 
KCK/HDP/PKK üçlüsünün dile getirdikleri önerileri bu bağlamda değerlendirmek gerekir. KCK’lı Zübeyir Aydar, ‘mutabakatlar resmi  olsun... Müzakere masasında heyetler eşit otursun... Tarafsız bir gözlemci heyeti bulunsun... Uluslararası heyet... Avrupa Birliği (AB), Birleşmiş Milletler (BM) olsun’ diyor. 
Terör baronunun ev hapsine alınması ve kendisine sekretarya verilmesini de içeren yol haritasında, sürecin heyetlerden çıkarılıp Meclis’e verilmesi ve “üçüncü göz” ün de buna dahil edilmesinden söz edilmektedir.
Yazılanlara bakılırsa AKP’nin teklif ettiği ancak Öcalan’ın razı olmadığı yol haritası aynen şöyledir: Öcalan, HDP heyetine “Mutlak eylemsizlik” çağrısı yapmaya hazır olduğunu açıklayacak. Bu silah bırakma ve yurt dışına çıkmayı içermeyecektir. Ancak Diyarbakır, Şırnak gibi illerin kırsalında kurulu çadırlarda işleyen PKK “halk mahkemesi”, ya da militan devşirme merkezlerinin kaldırılmasını, yol kesmelerin durdurulmasını içerecektir.
Bu çağrıyı HDP, Öcalan’dan duyduktan sonra mesajı Kandil’e iletecek ve onay alındıktan sonra Öcalan İmralı’da  “ev hapsi”  niteliğinde ayrı bir binaya geçecek ve çalışmalarına “yardımcı” olmak üzere bir  “sekretarya”  oluşturmasına izin verilecektir.
PKK’nın geçici bir süre -muhtemelen seçimlere kadar- eylem yapmama yalnızca çadır mahkemeleri kaldırma karşılığında AKP’nin, silahlı PKK’lılara meşruiyet ve Öcalan’a resmiyet kazandıracak adımları atmayı planladığı anlaşılmaktadır. Öcalan’a AKP’nin önerdiği iddia edilen yol haritasında da aynı gaflet ve ihanet unsurları mevcuttur.
Yapmayı planladıklarının hangi sonuçları doğuracağının farkında olmayan iradesiz, yönsüz ve basiretsiz bir iktidar, Türkiye’nin kaderine hükmediyor. 
Vaziyet hiç bir yoruma ihtiyaç göstermeyecek kadar vahimdir.

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları