İktidar deviren işçi eylemi: 1989

A+A-
Afet ILGAZ

Buna 1989 Bahar Eylemi de denir, tersane işçilerinin eylemi de. Belgeselini seyrederken (Ulusal Kanal) çifte heyecanı birlikte yaşadım. TEKEL Grevi 2010 ve Tersane Grevi 1989. Aslına bakarsanız, böyle tarihi başka eylemlerimiz de vardır. 15-16 Haziran eylemleri, maden işçilerinin Ankara yürüyüşü... Şimdi ben heyecanları tazeyken o ikisinden söz etmek istiyorum.
İşçi sesleri... Yazın kuş, rüzgar, deniz sesini nasıl tutkuyla seviyor, haklarında destansı yazılar yazıyorsam işçi seslerini de o kadar seviyorum. Bunlar da  “kış”  sesi oldu.
Konuşmalar sırasında işçiler nasıl ayağa kalkıp:
 “Ölmek var dönmek yok”  diye haykırıyorlarsa, tersane grevinde de aynı heyecanlı sesler duyuluyor..
“Geliyor geliyor tersaneler geliyor.”
“İşçiler el ele genel greve!”
“Hükümet istifa!”
“İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız!”
Kadın işçiler
Belgeselin bir yerinde  “kadın işçiler”  başlıklı bir bölüm vardı. Rastlarsanız, kaçırmayın. Önce, en az yarısı, hatta daha çoğu başörtülü işçi kadınlar (Türk filmlerinde bunların protitipi vardır, çene altından bağlarlar). Attıkları sloganın güzelliğine bakın:
 “Yaşasın kadınların birliği...”
Asker gibi disiplinli ve tempolu
yürüyorlar.
“İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız.”
 “İşçi kıyımına son!”
Hatıralar
Gözümün nuru Türkiye, çektiğin çileler ne soylu hatıralar olmuş.
Anılarını anlatan işçi liderlerinden Tayfun Tabakoğlu ve Akif Yılmaz’ı dinlerken gülümsedim. İşçiler Şişhane yokuşunda yürüyüşlerine devam ederken Necmettin adlı bir polis müdürü onları durdurur. Yokuşu geçemeyeceklerdir. Rica filan kâr etmez. Bu arada işçilerden biri:
 “Şampiyon Vefa”  diye bağırır. Onlara, biraz mırın kırından sonra yol açılır. Meğer işçi, Polis Müdürünün Vefa Spor’lu olduğunu biliyormuş.
Başka bir hatıra: İşçiler, viziteye çıkacaklardır. Bu yürüyüşün neredeyse, resmi geçite döndüğünü anlatıyor.
Tayfun Tabakoğlu. Üstelik Kasımpaşa’da büyük bir sürprizle karşılaşıyorlar. Bütün semt halkı orada toplanmış işçileri alkışlamaktadırlar.
Ne derseniz deyin, bu halk, kahramanları seviyor. Cesareti seviyor. TEKEL işçilerine ve diğer işçi
eylemlerine şehirlerde, ilçelerde, meydanlarda yapılan sevgi dolu tezahüratı hatırlayın.
Tabakoğlu diyor ki “1989 hareketi bir siyasi önder olarak ortaya çıkmıştı”. Sonucu da Özal iktidarının sonu oldu.

 


Bakan Şimşek daha az konuşmalı
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek her konuşmasında birbirinden seçme gaflar yapıyor. Ben de ona cevap yetiştirmek mecburiyetini duyuyor ve yazacağım bir çok şeyi erteliyorum. Rica ederim, arz ederim, Bakan Şimşek mümkünse daha az konuşsun, hatta hiç konuşmasın.
Şu sözlere bakın:
 “Yetişme kültürüm, böyle, doğruları söylememi gerektiriyor.”  Bunları büyük  “merhamet”  gafından sonra söylüyor. Sözümona savunuyor.
İslâmi kültürü kastediyor galiba. Bu kültürde  “işçinize acıyın da ücretini artırın”  denmez.  “İşçinin ücreti alın teri kurumadan verilir”  denir.
Bu buyruğun yahut ilkenin içinde, ücrete haksızlık yapmamak gibi evrensel bir hak anlayışı da vardır. İşçileri şehirden şehire gezdirmek, kazanılmış haklarını alıkoymak, çalıştıkları fabrikalara, en başında söylemek lazımdı, el koymak yoktur. Bunu elin Obama’sı bile anladı. İşte rasyonalite budur. Obama istihdama vurgu yapıyor. Evrensel bir gerçeği vurguluyor. Kin, nefret, inatlaşma gibi irrasyonel haller göstermiyor. Çünkü istihdamı gözetmemenin serbest piyasa ekonomisini daha da canavarlaştıracağını biliyor. Bunun da ülkeye zarar vereceğini, yani millete, yani seçmene. Buna rasyonalite derim ben. Bu asla “popülizm” değildir, siyasette bilgidir, kalitedir. Bakan Şimşek popülizm yapmazmış, rasyonelmiş.

* * *

Sosyal devletle müflis devlet arasında tercih yapacakmış. Bizim sosyal devlet olduğumuza Bakan Şimşek gerçekten inanıyor mu? İnanıyorsa halka seçim zamanında dağıtılan erzak, kanape, beyaz eşya hatta para ne demek oluyor? Eczaneler niye taşeronlara, özel ilaç marketleri zincirine bağlanmak isteniyor? Hastaneler neden devletin halka hizmet götürdüğü “şifahane” ler olmaktan çıkarılıp ticarileştiriliyor? Fabrikalar neden satılıp atıl hale getirilyor ve işçileri perişan ediliyor? İtfaiyeyi bile neden taşeronlaştırmaya çalışıyorsunuz? Bu bir sosyal hizmet değil miydi? Bakan Şimşek artık konuşmamalı. Tayyip Bey de konuşmamalı. Hiçbiri konuşmamalı. Yapabiliyorlarsa iş yapmalılar, iyi işler yapmalılar.

Yazarın Diğer Yazıları