İktidar ve muhalefet Türklerin elinde mi?

İsrafil K.KUMBASAR

Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti devletini ‘Türklük’ temeli üzerine inşa etti.
Peki, o devlet, acaba ‘asli sahipleri’ olan Türkler tarafından mı idare ediliyor?
O devletin üzerinde hüküm sürdüğü ülkenin ‘ekonomik’ kaynakları, ‘verimli’ arazileri, ‘boğazları’ ve ‘kıyıları’ Türklerin elinde mi?
1960’lı yıllarda gerçekleştirilen ‘başarısız’ bir darbe girişiminin ardından, sabaha karşı telefona sarılan Osman Yüksel Serdengeçti, o dönem ‘Türkçülük’ hareketinin bayraktarlığını yapan yakın dostu Hüseyin Nihal Atsız’ı arıyordu.
Kendine has, oldukça sert ve titrek bir ses tonu ile şöyle haykırıyordu:
- “Bir Arnavut darbe yapmaya kalkıştı, bir Gürcü geldi bastırdı. Sen neredesin ey Türk?”
Atsız’ın cevabı da, en az Serdengeçti’nin esprisi kadar anlamlıydı:
- “Türk, horul horul uyuyor.”

* * *

Türkiye, ne yazık ki, ‘Anayasal vatandaşlığı’ üst kimlik olarak dayatan, ‘etnik’ bir çıkar koalisyonu tarafından idare ediliyor.
Tayyip Erdoğan, 11 Ağustos 2004 tarihli Gürcistan gezisinde aynen şöyle diyordu:
- “Ben de Gürcü’yüm, ailemiz Batum’dan Rize’ye göç etmiş bir Gürcü ailesidir.”
Erdoğan, 12 Nisan 2005 tarihli Norveç ziyaretinde aynen şu ifadeleri kullanıyordu:
- “Ben, Karadenizliyim, eşim Siirtli. Türk değil, Arap. Biz sorunları çözmüşüz.”
Aynı Erdoğan, 5 Ağustos 2005 tarihinde yaptığı konuşmada ise son noktayı koyuyordu:
- “Biz bir mozaiğiz. 30’a yakın etnik unsur var. Kürt’ü var, Laz’ı, Çerkez’i, Gürcü’sü, Arnavut’u, Boşnak’ı, Türk’ü var. Bunlar ülkemizde bir alt kimliktir. Bunun bir de üst kimliği var; o da Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır.”
(13 Aralık 2005 Salı, Milliyet gazetesi)

* * *


Türkiye’yi idare eden etnik çıkar koalisyonuna karşı ‘aktif muhalefet’ yürütenlerin de ne yazık ki ‘köken itibarı’ ile sorunları var.
Son günlerde ‘laiklik’ ekseninde yürütülen politikaları bir kenara bırakarak, ‘yolsuzluklar’ üzerinden AKP’ye yüklenen CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, kamuoyundan büyük takdir topladı.
Ama Kılıçdaroğlu, 30 Eylül 2008 tarihinde Hürriyet gazetesi muhabiri Okan Konuralp ile yaptığı söyleşide bakın neler diyor:
- “Anneme telefon etmişler. Sizin isminiz neden ‘Yemuş’ diye. Ablam ‘Hayır, biz Müslümanız’ demiş. Çünkü ‘Ermeni’ kimliğini kafasında ‘ırksal’bir manada oluşturmamış ablam. Annemi her zaman kucaklarım. Kaldı ki annem Ermeni de olabilir, Kürt de olabilir. Rum da olabilir. Bu durumun başka şekilde sorgulanmasını doğru bulmam.”

* * *


Bir garip ülke burası.
Adı ‘Türkiye’ Cumhuriyeti.
İktidar, nenelerinin adı ‘Fatuli’ v.b. olan etnik bir koalisyonun elinde.
Muhalefet ise, annelerin adı ise ‘Yemuş’ v.b. tarafından yürütülüyor.
Peki ya Türkler nerede?
Hani şu annelerinin adı ‘Ayşe’, ‘Fatma’, ‘Şerife’ olan, lafa gelince “Biz bu ülkenin asli sahipleriyiz” diye omuz kabartan ‘sözde’ Türk milliyetçileri?
Ne yazık ki, üzerinde yaşadıkları toprakların ‘kendilerine bırakılmayacak kadar’ önemli olduğundan habersiz, başlarına yorganı çekmiş mışıl mışıl uyuyorlar.
Öylesine uyuyorlar ki, ‘horultu’ sesleri ta Washington’dan, Brüksel’den, Tel Aviv’den duyuluyor.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş