İktidarın 'ithal doktor' girişimi hangi amaca hizmet ediyor?

İsrafil K.KUMBASAR

İktidarın sağlık sektörü üzerinde oynadığı oyunlar, kamuoyuna çok farklı bir şekilde pazarlanıyor.
Vatandaş, “Her istediğiniz zaman doktor bulabileceksiniz, muayene istismarı olmayacak, daha düşük ücretle tedavi olabileceksiniz” diye aldatılıyor.
Planlı ve programlı bir şekilde gerçekleşen icraatlar, ‘sağlık şartlarının iyileştirilmesi’ yönünde ‘iyi niyetli’ çabalar olarak algılanıyor.
Oysa kazın ayağı hiç de öyle değil.
İşin arka planında ‘milyarlarca dolarlık’ rant var.
Sağlık sektörüne göz diken küresel sermaye, ‘yerli acentaların’ arkasına gizlenerek hareket ediyor.
Küresel efendileri ile ileride ‘pazarlık gücünü’ artırmak isteyen bazı yerli çıkar grupları, kurdukları özel hastaneler zinciri ile şimdiden piyasada söz sahibi olmaya başladılar.
Son bir kaç yıl içerisinde sağlık sektörüne çok büyük yatırımlar olduğu gözleniyor.
İstanbul, Ankara ve İzmir’de faaliyete geçen bazı özel hastane zincirlerine başta Tayyip Erdoğan olmak üzere, AKP içerisinde etkin birçok kişinin de ‘gizli ortak’ olduğu iddia ediliyor.
Mevzuattaki boşluklardan faydalanıp palazlanan bu hastahane zincirleri, alanlarında uzman olan hekimleri önerdikleri ‘yüksek rakamlar’ ile kendi taraflarına çekmeye başladılar.
Hal böyle olunca ücretler fırladı.

***

Küresel sermayenin acentaları, şimdi iktidar gücünü de arkalarına alarak ‘doktor ithalatı’ için kamuoyunu yönlendirmeye çalışıyorlar.
Bazı gafiller, bu girişime “Almanya’dan, Fransa’dan, İtalya’dan akademik niteliğe sahip hekimler gelecek, yerli doktorların da bilgi ve tecrübesi artacak” diye alkış tutuyorlar.
Oysa Türkiye’ye gelecek olan doktorlar, genelde Ortadoğu, Rusya ve Uzakdoğu kökenli, yeterli eğitim almamış, niteliksiz kişilerden oluşacak.
‘Düşük ücret’ ile çalıştırılacak yabancılar, Türk hekimlerinin ücretlerini daha da aşağıya çekecek.
Eğitim ve araştırma hastanelerindeki hekimlerin, özel sektöre kayma süreci daha da hızlanacak.
Ücretlerin düşmesi ile ‘sağlık hizmetlerindeki kalite’ iyice dibe vuracak.
Ama kimin umurunda?
Sağlık piyasasına hakim olanlar, daha düşük ücretlerle personel çalıştırıp, daha yüksek kârı cebe indirmeye devam edecek.
Olan tabii ki gariban vatandaşa olacak.
Gaziantep’te görev yapan bir hekimin şu sözleri, bazı kulaklara küpe olacak nitelikte:
- “Ben bile insanlarla anlaşmakta zorluk çekiyorum. Türkçe konuşamayan ithal doktorlar, nasıl iletişim kuracaklar, merak ediyorum.”

***

Küresel sermaye, ‘parası olanların’ peşinde.
Ama gariban vatandaşın, hastane kapılarında çektiği çile her geçen gün daha büyüyor.
Bir doktorun bazen günde ortalama 140 hastaya baktığı oluyor.
8 saatlik çalışma mesaisi içerisinde, ‘hasta başına ancak 4 dakika ayırabilen’ bir doktorun, ne kadar doğru teşhis koyabileceğini artık varın siz hesap edin.
Doktorlar, yoğun çalışma temposu yüzünden, gelişen bilim ve teknoloji doğrultusunda bilgilerini yenileyebilmek, becerilerini geliştirebilmek için vakit dahi bulamıyorlar.
Ama iktidar sahipleri, acil çözülmesi gereken meseleleri bir kenara bırakıp, hem ‘kendi ceplerini’ dolduracak, hem de ‘küresel efendileri’ memnun edebilecek icraatların peşinde koşuyorlar.
Devletin diğer kurumlarında olduğu gibi, sağlık sektöründe de kıyasıya bir ‘kadrolaşma’ yaşanıyor.
İktidarın dümensuyuna girmeyen başhekimler, hastane müdürleri, kısım şefleri ve başhemşireler görevden alınarak sürgüne gönderiliyor.
‘Adamını’ bulanlar, istedikleri görevlere atanıyor.
Başka sendikalara üye olanlar, dolaylı yollardan ‘iktidara yakın’ bir sendikaya üye olmaya zorlanıyor.
Yetişmiş bir kadro olmadığı için, ‘ikbal beklentisi’ içindeki zayıf karakterli kişiler, bazı cemaatler aracılığı ile ‘çeşitli menfaatler’ temin edilerek devşiriliyor.

***

Türkiye’de doktor sıkıntısı olduğu bir gerçek.
Bu gerçeği, ancak ‘tedavi olabilmek’ için aylarca sıra bekleyen, ‘acil servislerin’ önünde bile kuyruğa girmek zorunda kalanlar anlayabilir.
Ancak, çözüm ‘yerli insan kaynaklarını’ tam kapasite devreye sokmaktır.
Dışardan doktor ithal etmek değil.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş