İktidarın kapısında ikbal ve istikbal arayan 'ödenek' milliyetçileri

İsrafil K.KUMBASAR

Onlar, ‘sağcılığın’ en belirgin prototipleridir. Bir çoğu ‘sözde’ Türk milliyetçisi olduğunu iddia eden kurum ve kuruluşların, sendikaların, vakıfların, derneklerin ya başındadırlar, ya da en etkin görevlerdedirler.
‘Lafa’ gelince çok iyi ‘nutuk’ atarlar.
Ama ‘iş başa düştüğünde’ hiçbirinin sesleri, solukları çıkmaz.
Korkudan ‘nutukları’tutulur.
Lafa gelince ‘Turan devletinden’, ‘dört kıtada at koşturmaktan’ dem vururlar.
Ama küresel emperyalizm, ‘Türk devletini’ kundaklarken, ‘Türk milletini’ dönüştürürken, tam da kendilerine ihtiyaç duyulduğu an ortalıktan toz olurlar.
‘Türk topraklarının’ yabancılara satılmasını, ‘Türk işletmelerinin’ yabancılara peşkeş çekilirken, ‘Türk işçisini’ yabancıların kölesi haline getirilmesini ‘balkondan’ izlemeyi tercih ederler.
Neden?
Çünkü onlar ‘ödenek’ milliyetçileridir.


* * *

‘Millete’ dayanan milliyetçiliğin bir tabanı vardır.
‘Ödenek’ milliyetçilerinin ise herhangi bir tabanları olmadıkları gibi, ‘toplum üzerinde’ göze çarpan herhangi bir etkileri de yoktur.
Devletin ‘milli’ niteliğini kaybetmemiş olan bazı kurumları, ülkedeki ‘milli direnci’ ayakta tutabilmek için zaman zaman bazı sivil toplum örgütlerine ‘doğrudan’ ya da ‘dolaylı’ yollardan maddi katkıda bulunurlar.
Ama ‘ödenek’ milliyetçileri, aldıkları yardımların bile hakkını doğru dürüst veremez, ‘ciddi’ anlamda hiçbir iş yapmazlar.
Bazen, ‘yalancıktan’ bir iki toplantı düzenleyip milleti ‘galeyana’ getirirler, sonra hiçbir şey olmamış gibi ‘kenara’ çekilirler.
Bazen, ‘kendin çal kendin oyna’ babından bir iki konferans düzenleyip ‘biriken gazı’ alırlar.
Bazen, ‘körler sağırlar, birbirini ağırlar’ hesabından birbirlerine yemek verirler.
Masrafları şişirip, ‘aradaki farkı’ cebe indirirler.


* * *


‘Tüccar’ zihniyetine sahip bir ‘menfaat ortaklığı’ olan iktidar partisi, içindeki ‘dönekler’ sayesinde,  “Ne kadar ödenek o kadar milliyetçilik’ parolası ile hareket edenlerden kimin, hangi yöntemler ile ‘satın alınacağını’ çok iyi biliyor.
‘Geçmişin’ mirasını yemeye devam eden ödenek milliyetçilerinin ağızlarına bir parmak bal çalıyor.
Kimilerini, “Oturmakta olduğunuz tarihi binaları size iade edeceğiz” diye kandırıyor.
Kimilerini, “Düşük fiyatlarla kiraladığınız yerleri elinizden alırız” diye sıkıştırıyor.
Kimilerini, “Akıllı olun, yoksa işletmelerinizi kapatırız” diye tehdit ediyor.
Kimilerini, ‘kültürel amaçlı organizasyonlar’ aracılığı ile yemliyor.
Kimilerini, ‘çocuklarına devlet garantisi’ sağlayarak bağlıyor.
‘Bal’ kokusunun dayanılmaz cazibesine kapılanlar, hemen havada iki büklüm takla atarak ‘AKP yalakalığı’ yapmaya başlıyorlar.


* * *

‘Ödenek’ milliyetçileri, Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde, aynen şu şekilde beyinleri yıkıyorlardı:
“Abdullah Gül, MTTB kökenlidir. Gençliğinde milliyetçi derneklere ve vakıflara sık sık gidip gelirdi. Bizim aramızda yetişmiştir. Bizim çocuğumuzdur. Ona karşı çıkan bir kişi milliyetçi olamaz.”
Bugün her gittikleri yerde, iktidarın başı Tayyip Erdoğan’a alenen methiyeler diziyorlar.
Sık sık ‘AKP medyasında’ boy gösteriyorlar, “Dualarımız sizinle, ama bizi de görün” diye mektuplar yazıyorlar.
‘Türk milliyetçiliği’ adına çıkardıkları yayın organlarında AKP’yi DP ile, Tayyip Erdoğan’ı da Adnan Menderes ile kıyaslıyor, Türkiye’nin 1950’li yıllardan sonra yeni bir ‘sıçrama’ yaşadığını öne sürüyorlar.
İşbirlikçi iktidarın ‘ABD/AB/İsrail’ üçgenindeki ‘ihanet’ politikalarına karşı çıkan hemen herkesi ‘darbe çığırtkanlığı’ yapmakla itham ediyorlar.
Eğer utanmasalar, neredeyse “AKP’ye karşı çıkanlar vatan hainidir” diyecekler.


* * * 


 Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığa bağlı ‘örtülü’ fonlardan avantayı indirip, AKP iktidarının ‘borusunu’ öttüren ödenek milliyetçileri ile ilk karşılaştığınızda, kendilerine şu soruyu sorun:
Sahi siz, Dr. Devlet Bahçeli’nin 57’nci Cumhuriyet Hükümeti döneminde ortaya koyduğu icraatlara neden karşı çıkıyordunuz?
‘Türk milliyetçiliği’ ideolojisine aykırı olduğu için mi?
Yoksa ‘daha fazla ödenek’ alamadığınız için mi?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş