İlahi mahkeme!

Altemur KILIÇ

Hayatımın bu son yıllarında, içimde ukde kalmasın, kayıtlara geçsin diye yazıyorum: “Ergenekon” kapsamında tutuklanan ve yargılananların, büyük çoğunluğunun masum olduklarına inanıyorum,
Şahsen masumiyetine inandıklarımdan biri de Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek... Albay Çiçek adeta, “günah keçisi” oldu! Ve Mahkeme kararıyla salıverildikten sonra, gene Mahkeme kararıyla, üçüncü kez tutuklandı... Mâlum medya, tutuklamaları ve Albay Çiçek’in yeniden “içeri alınmasını”, sevinç avazeleriyle haber veriyor... Taciz ve katil suçlularına, bu kadar yakın ilgi göstermezler! Bu, askerlere karşı ne anlaşılmaz ve dinmez hınçtır!

Yüzbaşı Dreyfüs olayı

Gene cezaevine gönderilen Albay Dursun Çiçek olayı, Fransa’da 1890’dan, 1900’ların başına kadar yaşanan, “Yüzbaşı Alfred Dreyfüs” olayını hatırlatıyor. Dreyfüs, uydurma belgelerle suçlanmış yıllarca Şeytan adasında, tutuklu kalmış sonra Emil Zola’nın gayretleriyle, masumiyeti ispat edilince aklanmış, rütbesi ve kılıcı iade edilmişti. Ama hayatından yıllar gittikten sonra!

Ve Albay Çiçek olayı

Bunun için de, Albay Dursun Çiçek’in, kendi kelimeleriyle; “Vatandaşlık hakları, çağdaş ilkeleri ve inançları gereği hakkını ve hukukunu sonuna kadar korumak için, mücadele etmeye” namus sözü veren Albay Dursun Çiçek’in kızı ve avukatı İrem Çiçek vasıtasıyla yaptığı savunmasını, okuyucularıma duyurmayı, hem meslek gereği  hem de onun şahsında, TSK’ya hizmet biliyorum! Albay Çiçek diyor ki: “Büyük Önder Atatürk ve Silah Arkadaşlarının liderliğinde, Türk Milletinin kurtuluş mücadelesini zafere ulaştırması sonucu kurduğu hukuk devletinde yaşanan bütün sıkıntılara rağmen, hukuk ve hukukçular bu kadar hukuksuzluk yapmak için kullanılmamıştı. Bir iftirayı hukuk mücadelesi ile etkisiz kılma gayretleri sonuçsuz kaldıkça, ümitler azalmaktadır... Haklarında müfettiş görevlendirilerek soruşturma başlatılan, hukuk ve adalet dağıtması gereken kamu görevlileri, süreci hukuk örtüsü altında yapılan bir kan davasına çevriliştir. Yazılmamış bir sahte plan yazılmış ve atılmamış imza atılmış gösteriliyor. Parmak izi olmadan imza atmanın fiilen ve hukuken mümkün olmadığı gerçeği ortadadır. Parmak izi imza iddialarından daha gerçekçi ve hukuki bir delildir. Bütün ısrarlı taleplere rağmen bir yıldır kriminal inceleme taleplerini yaptırmadan üçüncü kez suçsuz bir subayı tutuklatmaya kalkanlar, bunun insani ve hukuki hesabını vermek zorundadır. Bugün olan hukuksuzlukların hesabını sormayanlar, mağdurun yanında olmayanlar ve başını kuma sokanlar, yarın aynı duruma maruz kaldıklarında inşallah çok geç kalmazlar. Bunun hesabını vicdani olarak veremezler. Böyle bir yargısız infaza seyirci kalanlar, insanlık dışı gerekçelerle sesini çıkarmayanlar; bir insana iftira atanlar, torna makineleri ile mahkeme salonlarında taklit edilen imzaları delil olarak kabul edip diğer kriminal incelemeleri yaptırmayanlar kadar insani ve vicdani olarak sorumludur.”
Herkes, aksi başka hiçbir şüpheye yer kalmadan, ispat edilene kadar masumdur... Şimdi, insanlardan masum olduklarını ispat etmeleri isteniyor, ama buna da pek imkân verilmiyor! Allah doğruların masumların yardımcısıdır; onlar hakkında son karar, bu dünyadaki adalet mercilerinde olmasa da, “Mahkeme-i kübrada” -ilahi adaletin, sonunda, tam manasıyla tecelli ettiği Yüksek Mahkemede- muhakkak verilir.

Özde aydınlar

Bu yazıyı yazdıktan sonra -okulum Robert Kolej’in, kampusundan- Boğaziçi Üniversitesindeki “özde”, gerçek aydın öğretim üyelerinden şifa gibi bildiri açıklandığını haber aldım... 60 gerçek aydın, yayınladıkları bildiride; “Silivri’de görülen dava kapsamında yıllarla ölçülen sürelerdir tutuklu olan aydınların durumunu hukuka ve insan haklarına olan saygımız çerçevesinde, kaygıyla izlediğimizi duyurmak istiyoruz”  diyorlar. Bu kaygıları, her halde tutuklu olan diğerleri için de geçerli... Onları tebrik ediyorum, galiba millet uyanıyor!

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş