İlk biz duyurmuştuk

Kürşad ZORLU

Rusya, Kazakistan ve Beyaz Rusya’nın kendi aralarında gümrük birliği kurulması yönündeki kararlarını ve diğer ayrıntıları ilk kez Yeniçağ okurları öğrenmişti. O tarihten bu tarafa konuyla ilgili gelişmelerin öngörülerimizi doğruladığını söyleyebiliriz. Bu süreçte milli hassasiyetleri olan bazı mallar dışında kota ve sınırlamaların önemli bölümü kaldırıldı ve geniş kapsamlı serbestlik uygulaması başlatıldı. Ardından sertifikasyon ve standartların ortaklaştırılması için komisyonlar oluşturuldu. Birkaç gün önce bölgenin kendine özgü koşullarına göre önemli sayılabilecek bir adım atıldı. Buna göre birlik üyesi ülke vatandaşlarına gümrüklerden beyannamesiz ve nakit olarak 10 bin dolar geçirebilme hakkı tanındı. Ardından daha önce de ifade ettiğimiz gibi Kırgızistan Cumhuriyeti, gümrük birliğine katılmak için resmen başvuruda bulundu. Özbekistan ise gelişmeleri takip ediyor. Ayrıca serbest dolaşım ve ortak paraya geçiş için çalışmalar sürdürülüyor.
Nazarbayev eleştirilmişti
Bir süredir bazı gruplarca birliğin sadece Rusya’nın menfaatlerini koruduğu gerekçesiyle Kazakistan Cumhurbaşkanına eleştiriler yöneltiliyordu. Fakat daha yılın ilk yarısında Kazakistan’ın üye ülkelerle dış ticaret hacmi %38 artış gösterdi. İhracat düzeyi 50 milyar doları aştı. Birlik üyesi olmayan bölge ülkelerinden ithalat ise %10.7 oranında azalma gösterdi. Üç ülkenin başlattığı bu oluşum artık Avrasya Gümrük Birliği şeklinde telaffuz ediliyor. Çünkü alınan ilk sonuçlar, bölgedeki ekonomik dengelerin ve özellikle dış ticaret rakamlarının temelden değişebileceğini işaret ediyor.
Rusya’nın, birliğin kurulmasına dönük nihai amacının ekonomi olduğu söylenemez. Rusya’nın bu ülkelerle olan ekonomik ilişkileri zaten mükemmel düzeydeydi. Zira bölge ülkelerinin dış ticaret verileri incelendiğinde ilk sırada Rusya’nın yer aldığı görülüyor. Bölgenin demografik yapısı ve toplumsal kültürün kaynaşma düzeyi dikkate alındığında Orta Asya’nın, Rusya olmadan düşünülmesi mümkün görülmüyor. Sanırım kimse de bunu istemiyor. Geniş çevrelerde Rusya, “stratejik ve ebedi ortak”  olarak algılanıyor. Peki böyle bir zemin üzerinde post-sovyet coğrafyanın yeniden canlanması mümkün olabilir mi? Belki de Rusya bölgede birbirine aşırı bağımlı ve tek merkezden dünyaya açılan bir sistem kurmak istiyor. Bu muhtemel hedefe ulaşmak için avantajlı sebepler olduğu kadar, karşı duracak mekanizmalarda mevcut. Öncelikle bölgedeki ülkelerin hepsinin bağımsız bir cumhuriyet olduğu hatırlanmalı. Özellikle Kazakistan’ın uluslararası başarıları ve ulaştığı ekonomik durum siyasal anlamda birleşme çabalarının sonuç vermesini imkansızlaştırıyor. İşte meselenin hassas noktası da burası; Rusya böylesine ütopik bir düşünce yerine, kendi pazarına odaklanmış ekonomi temelli bir bütünleşme projesine koşuyor. Üye ülkeler de bu bütünleşmeden olumlu kazanım elde ediyor.
Türk işadamları da
kazanacak
Avrasya Gümrük Birliği, mevcut haliyle yaklaşık 170 milyonluk bir pazara hitap ediyor. İtiraf etmek gerekir ki yer altı kaynaklarının böylesine yoğun olduğu bir bölge için oldukça önemli bir ekonomik potansiyel. Diğer yandan, bu bölgede pek çok Türk firması bulunuyor. Artık onlar için de yasal yükümlülükleri yerine getirdikleri takdirde yeni bir ticaret alanı meydana gelmiş durumda. Yurtdışına açılmak isteyenlere duyurulur.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş