İlk söz de, son söz de yargının

Ergun KAFTANCI

CUMHURİYET gazetesi yayın yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül, yargılandıkları davadan beşer yıl ceza aldı...

          Suçları, devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklamak...

          Herkesin, devleti yönetenlerin ağzından öğrendiği bilgileri haber haline getirmek ikisine de pahalıya patladı...

          Gelecek günlerde, siyasal iradenin beğenmeyeceği haberler yüzünden kim bilir daha kaç haberci yargının karşısına çıkarılacak...

          Görünen o ki yazarlar gibi habercileri de zor günler bekliyor...

          .............................

          Bu kararın verilmesini garipseyenler olabilir.

          Son noktayı elbet de yine yargı koyacak...

          Yargıtay'ın vereceği karar çok önemli...

          ............................

          Hatırlayacaksınız...

          Yargılama süreci başlamadan önce siyasal irade iki gazeteciyi de vatan hainliğiyle suçlamıştı.

          Bu lekeyi silmek mümkün olmadı...

          Muktedirin, haberi işaret ederek "Devlet sırrı" demesi suçun büyüklüğü bakımından yeterli bulundu.

          .............................

          Oysa yayından çok önce bahse konu TIR'ların hamulesi hakkında değişik söylentiler yayılmıştı...

          Kimine göre TIR'larda silah vardı...

          Kimine göre de insani yardım malzemesi...

          Demek ki TIR'ların hamulesinin insani yardım malzemesi olduğu

biliniyor, sadece o malzemenin cinsi de, alıcısı da bilinmiyordu...

          Bir bilinmeyen de, araçların ulaşacağı yerdi, yani güzergâh meçhuldü.

          ..........................

          Bu netliğe rağmen haber, devlet sırrını açıklamak şeklinde kabul edilmeseydi herhalde bu boyutta bir ceza verilmesi söz konusu olmayacaktı.

         Verilen karar yanlış mı, doğru mu onu Yargıtay söyleyecek...

 

*

 

Herkes bizi konuşuyor

          ÜLKENİN yönetiminde iki başlılık, önceki günden bu yana son buldu.

          Başbakanlık kurumu ikinci plana itildi...

          Cumhurbaşkanı o görevi de üstlenecek; nitekim sürecin ilk saatleri yaşanmaya başlandı...

          Bu yeni uygulama anayasaya uygun mu?

          Tartışılır!

          .............................

          Parlamenter sistem ve kurumları bu uygulamaya "Yapılamaz" diyerek cevaz vermeyebilir...

          Ama uygulayıcı "Ben yaptım oldu" derse -ki der- o zaman da uygulamaya meşruiyet kazandıracak anayasal girişimler yapılır...

          Ortaya yeni bir yönetim hukuku çıkarılır mı bilinmez...

          Ama gelinen nokta her halükârda tartışma konusu olur!...  

          .............................

          Gelişmeleri yabancılar nasıl değerlendiriyor ona bakalım şimdi de..   

               Ünlü Economist dergisi, "Erdoğan giderek otoriterleşti. Davutoğlu, başkanlığa gidişin önündeki engeldi" diye yazdı...

               Guardian gazetesinin değerlendirmesi de pek farklı değil..

          Ona göre, AB ile Türkiye arasındaki göçmen krizi anlaşması Ankara'da sorun oldu ve Erdoğan ile Davutoğlu'nun arasını açtı...

          Gazete gelişmelere ilişkin şunları da yazdı:

          -Erdoğan, AB'ye karşı daha negatif bir tutum içerisindeydi, Davutoğlu ise Merkel ile görüşürken çok pozitif olduğunu göstermişti...

          Guardian, bu farklı bakışın ayrılığa neden olduğunu ileri sürdü ve değerlendirmesini "Davutoğlu bırakınca cumhurbaşkanının otoriter eğilimlerini dengeleyecek ve yumuşatacak unsur kalmadı. Erdoğan, hırslarının kurbanı olabilir..." diyerek bitirdi...

          Aberdeen'e göre de Erdoğan, çok fazla gücü eline geçirmek istiyor. Olayın temelinde bu var...

          ..........................

          Kafalardaki sorular çoğalıyor değerli okurlar...

          Bundan sonra ne olur, siyasal yaşantı nasıl bir şekil alır ve topluma bakışta nasıl bir değişim yaşanır, bu sorulara herkes kendince bir cevap arıyor.

          Cevabı aranan bir soru da şu:

          -Yeni başbakan ülkeyi seçime götürebilir mi?

          Cevaplar değişik; götürebilir diyenler de var, götüremez diyenlerde.

          O yönde bir karar alınması için elbet de konjonktür önemli...

          Bir erken seçimi Erdoğan ve AKP istese dahi muhalefet, buna imkân tanır mı tanımaz mı ona da bakmak lâzım...

          Ne var ki tarafların sağlıklı bir siyasal ortamın sağlanması için ortak görüşte birleşmeleri ihtimali bulunuyor.

          Yüksek olmasa da bu ihtimal var...

          Taraflar, sorunları ortadan kaldıracak yeni bir meclisin oluşmasını isteyebilir...   

          ..........................                 

          AKP'lilere bakılırsa Türkiye'de başbakana artık ihtiyaç kalmadı...

          "Bundan böyle o göreve getirilecek kimse makama lâf olsun diye yani göstermelik getirildiğini bilecek ve kabullenecek" diyorlar...

          Peki öyle bir isim bulunabilir mi?

          Bulunur, hem de pek kolay...

          Çok kimse, koşullar nasıl olursa olsun o makama getirilmek için Erdoğan'ın ağzına bakacaktır..

          Zira ülkede artık tek söz sahibi Erdoğan'dır; dolayısıyla iktidar kanadında da herkes, ona sığınmak için can atacaktır.

 

*

 

DERKENAR

          RAHMETLİ Atatürk, yabancıların da bulunduğu sofrasına hizmet eden garsonun hatası üzerine konuklarından "Milletime her şeyi öğrettim, uşaklık yapmayı öğretemedim" diyerek özür beyan etmişti.

          Maalesef günümüzde siyasal hayat, ona buna uşaklık etmek için yarışanlarla dolu. Ata'mızın aziz ruhu kim bilir ne büyük azap içerisindedir.

 

*

 

İKİ NOT

          ŞANLIURFA'ya göktaşı düşmüş...

          Kandil'in tepesine düşseydi de şu mel'un bölücü çeteden kurtulsaydık.

          ...........................

          YİNE yandaş Akşam gazetesi...

          Yine bozuk haber dili:

          -Ama izleyiciden gelen bu ilgi alâkaya bakılırsa Hüsnü Çoban'‘ın ölmesi gerçekten büyük sürpriz olur.

          Kafanıza inşallah "İlgi alâka" kadar taş düşe...

 

*

 

BİR SÖZ

         GÜZEL ahlâktan daha üstün liyakat yoktur.

                 

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş