İlk taşı kim atacak?

A+A-
Altemur KILIÇ

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın özel hayatına ait görüntülerin internet sitelerine düşürülmesi üzerine tiksindim, ama bu fesatlar ortamında şaşmadım. İçine düşürüldüğümüz bu ortamda “Ergenekon Kapsamında” bunlar “ahval-i adiyeden”... Eşkıyanın gece - gündüz ne yapacağı bilinmiyor, daha doğrusu artık  biliniyor... Bu görüntülerin gerçek olup olmadığını tartışmak bile, başından ayıp ve batıl; ahlaksızların oyunlarına prim vermek oluyor... Asıl araştırılması ve açığa çıkarılması gereken bu CD’lerin nasıl çekildiği ve nasıl, kimler tarafından servis edildiği!
Bu “operasyonda” asıl maksat, doğru olsun olmasın çamuru atmak, yapışmasa da izi kalır, hele politikada.
Büyük oyun
Bu operasyon-komplo, Türkiye üzerinde ve aleyhinde oynanmakta olan “Büyük Oyunun” müstehcen bir perdesi!  
Türkiye en kritik noktada... Bütün tehdit ve tehlikeler sarmal olmuş; irticadan, bölücülükten, “Anayasa paketine” kadar iç ver dış “eşkıya” bu durum ve ortamda, Türkiye’deki bütün “kaleleri” düşürmek istemezler mi? Yargının bağımsızlığı tehlikede... TC ulus devlet yapısı değiştirilmek isteniyor. En vahimi, son kale, Türk Ordusu yıpratılıyor;  milletin ordusuna geleneksel saygı ve güveni sarsıyorlar... Şehit cenazeleri bölücülere karşı mücadelede azmimizi artırırken, alçak PKK saldırılarını ve şehit cenazelerini meşum emelleri için kullanıyorlar! En acısı, başarılı da oluyorlar.
Şimdi karşılarında bir kale daha var; “muhalefet.” Hele muhalefet birleşir, ortak cephe kurarsa iktidarın çanına ot tıkayabilecek, “paketi” layık olduğu yere atacak. CHP ile MHP arasına nifak sokmak, bu kaleyi de düşürmek için bir yol... Alttan alta, bu da yapılmakta! 
“Anadan” başlayarak!
Bu kaleyi düşürmek için, muhalefetin anasından, temel taşından, CHP’den başlamak gerekiyor...
“Belden aşağıya vurmak” öteden beri ahlaksız politikacıların silahı olmuştur. Sporda, yağlı güreşte, greko romende, boksta, karatede sıkı kurallar vardır. “Belden aşağıya vurmak” yasaktır... Evrensel olarak etik dışıdır... Churchill; “Düşmanımın özel hayatına karışmayı devlet sırlarını açıklamak kadar ihanet sayarım”  demişti. Ama bu etik olmayan “vuruş”, İngiltere’de, Amerika’da, Avrupa’da kullanılmıştır... ABD’nin, “kurucu babalardan”  Thomas Jefferson’un bile, zenci bir köleyle ilişkisi ve bu ilişkiden bir çocuğu olduğu iddia edilmiştir...  JF Kennedy’nin,  Marylin Monroe ile ilişkisi, zamanında cümlenin malumu idi... Fransa’da  Mitterand’ın “öyküleri” bilinirdi, ama kullanılması pek işe yaramadı. Amerika’da, Başkan Clinton’ın “Oval Ofıste” Monica Levinski ile “münasebetsizlikleri” açığa çıktı fakat Bill, Cumhurbaşkanlığından bu ispat edildiği için değil, yalan söylediği sabit olduğu için 1998’de azledildi..
Rahmetli Adnan Menderes’in bazı hanımlarla ilişkileri de zamanında bilinirdi, ama muhalifi İsmet Paşa, delilleri kendisine getirilip, bunları Menderes aleyhinde kullanmak önerilince, şiddetle ret etmişti!
İktidarın CHP’den ve Baykal’dan kurtulmak istediği besbelli, ancak bu tertibi bizzat yapmış olmasa da, taşeronlar kullanabilir... Hatta Baykal’ın dediği gibi, devlet kurumlarını da! Bu eş zamanda, Soros’la ilişkili Sarıgül’ün gözü de CHP Genel Başkanlığında! İddiaya göre Baykal’ı belinden aşağısından, iki dizinden vurdurmak için tetikçi tutmuş! Ben, iktidarın bu zatı tetikçi olarak kullanacağına, hele “iki dizinden ” vurdurmak isteyeceğine kesinlikle ihtimal vermek istemem ama  “tesadüf” düşündürücü!.
Dün TV kanallarında hayretle izledim. AKP’ye karşı olanlardan bazıları bile Baykal’ın Genel Başkanlıktan istifa etmesi gerektiğini söylüyorlar...
Yani ahlaksızca elde edilmiş delillere karşı, masumiyetini ispat Baykal’a düşüyor! Tıpkı Ergenekon kapsamında aynı ahlaksızca elde edilen sözde kanıtlarla, tutuklu olanların masumiyetlerini ispat etmek zorunda bırakıldıkları gibi!
Fakat asıl önemli olan, Baykal istifa zorunda bırakılırsa, sonra aksi ispat edilse bile,  CHP içindeki kaçınılmaz rekabet kavgalarının, tam şu hassas bağlamda, ana muhalefet partisinin iktidarla mücadelesini ne kadar zaafa uğratacağını düşünmek gerek.
Bu konuda, en güzel sözü Deniz Baykal’ın, hep kocasına destek olmuş ve ortalara çıkmamış eşi Olcay Hanımefendi söyledi: “Bunların üstesinden beraber geleceğiz!” Onları bu mücadelelerinde yalnız bırakmamak lazım!
Tevrat’ta Hazreti İsa’ya atfedilen bir söz var: Zina yaptığı iddia edilen kadının recmedilmesi, bir çukura gömülerek, taşlanması isteniyor... İsa Peygamber der ki;  “Ona ilk taşı hiç günah işlememiş  (bugünün deyimiyle, harama uçkur çözmemiş) olan atsın!”  

NOT: Bu yazı Baykal’ın istifasından önce kaleme alınmıştır.

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları