İlk yirmide bile yokuz!

A+A-
Ergun KAFTANCI

DEMEDİ demeyin, yeni başbakan, Mehmet Şimşek'i kabineye almayacak...

    Çünkü Şimşek, liramızın yüzde 40 oranında değer kaybettiğini söyledi...

    Beştepe'nin görüşüne ters bir değerlendirme...

    Erdoğan "Türkiye dünyadaki ilk on ekonomiden biri" derken sen paramızın değer kaybettiğini ve izlenmekte olan ekonomik konjonktürün tutarsızlıkları yüzünden bu noktaya gelindiğini söylersen Mehmet kardeş...

    Attan inersin, eşeğe bile binemezsin...

     ......................

    Şu an itibarıyla dolar 2.95 TL...

    3 TL'ye de yükselebilir...

    Döviz kuru kıpırdaktır, gün içinde neler olacağı bilinmez, bakmışsınız gerilemiş...

    Ancak bugünlerde bunu yaşamamız pek söz konusu değil...

    Piyasalar iyiyi işaret etmiyor...

    Beştepe, ekonomik durumun iyi olduğunu söylese de ilk on ülke arasında değiliz, ilk 20 ülke arasında bile yer bulabilmemiz zor...

    ......................

    Ekonominin düzelmesi için yatırımların artması lâzım...

    İktidar, alt yapı yatırımlarının ölü yatırımlar olduğunu öğrenebilmiş değil. Çala kalem alt yapı projeleri üretiyorlar.

    Eblehler de ekranlara çıkıp bu yatırımları ekonomik değer diye övüyor...

    ......................

    Yatırımlar tüketim değil üretim amaçlı olmalı...

    Değişik alanlarda üretim yapan fabrikalar, orta ölçekli sanayi kuruluşları, tarımsal ürüne dönük sanayi yatırımları gibi...

    Ekonomi bunlarla canlanır, ülke de ileri taşınır.

    ........................

    Yola Mehmet Şimşek'ten çıktık, bakın nereye geldik...

    Batmanlı, aynı zamanda İngiltere yurttaşı olan Şimşek'i başında gözümüz tutmamıştı ama bakıyoruz, giderayak hayra dönük ekonomik işaretler verebiliyor...

   Buna rağmen göreceksiniz yeni kabinede olmayacak...

   Olursa...

   Bu iddiamdan dolayı okurlarımdan af dileyeceğim!

 

 

*

 

Demokrasiyi bırakıp nereye

     TERTİP ortaya çıktı...

     Anayasadaki bir cümleyi değiştirip cumhurbaşkanının partili olmasını sağlayacaklar...

     Böylece başkan sıfatı yerine "Partili cumhurbaşkanı" sıfatını kullanıp bu yeni oluşumla idare edecekler...

     "Ne şiş yansın, ne kebap" kafasındalar...

     Meclis'ten, ya da referandumla halkın üzerinden geçirmek isteyecekleri

yeni oluşum bu.

     .......................

      Şimdiden "Partili cumhurbaşkanının kime zararı var" demeye başladılar bile..

     Kime olacak, tabii ki parlamenter demokrasiye...

     ..........................

     İktidarın borazanları "İki başlılık, yönetim sürecinde ülkeye zarar veriyor" iddiasını sürdürüyor...

     Parlamenter sistemi ikinci plana atıyor, kuvvetler ayrılığının demokrasiyi güçlendiren ilke olduğunu önemsemediklerini belli ediyorlar...

     Düşündükleri sistem gelirse, millî irade Meclis'ten çıkıp Beştepe'ye yerleşecek...

     Böyle bir rejim olabilir ama adı da demokrasi olmaz...

     ..........................

     Amaçları açık ve net...

     Yetki ve sorumlulukların tek elde toplanmasını istiyorlar...

     Partili cumhurbaşkanlığı diye yeni bir kurum oluşturmak telaşı bundan...

     ..........................

     Demokrasi, tek başlı yönetim biçimi değildir...

     Bireylerin ülke politikalarını şekillendirmede eşit haklara sahip olduğu bir tür yönetim biçimidir...

     Kısacası bu sistemde tek kişi değil halk söz sahibidir...

     ............................

     Dünyayı seyrediniz...

     Sahip çıktığımız parlamenter demokratik sistemle yönetilen yığınla ülke olduğunu göreceksiniz...

     ...................

        Mesela İngiltere'yi, İspanya'yı, Belçika'yı ele alalım...

     Ya da İsveç'i, Norveç'i, Danimarka'yı, Finlandiya'yı...

     Daha yığınla ülke, iki başlı yönetim biçimine sahip. Oralarda, -Temsil makamı krallık olmasına rağmen- bir türlü ilkelerini özümsemediğimiz demokrasinin şahı var şahı...

     Onlar iki başlı demokrasiyi başarıyor da biz neden, demokrasiyle değil de tek başlı sistemle başarının geleceğine inanıyoruz...

     Milletimizin, demokratik ilkelerle kendisini yönetemeyeceğini mi düşünüyoruz!

     ........................

     İngiltere krallık...

     Başında bir kraliçe var...

     Ama haddini hududunu bilen bir kraliçe...

     Ülkeyi başbakan ve bakanlar yönetiyor; millî irade, kraliçenin ellerinde değil, Avam kamarasıyla Lordlar Kamarası'ndan ibaret ulusal gücün elinde...

     Krallık ama demokrasi en ileri noktada.

     Biz bunu neden beceremiyor ve çareyi tek kişide arıyoruz...

     Bu kadar ilkel miyiz!?

     .........................

     Demokrasiyi bırakıp nereye doğru yelken açıyoruz beyler!

 

*

 

Sosyal medya çalkalanıyor

     İKTİDARIN korkulu rüyası olan twitter fenomeni "fuat avni" yeniden ortaya çıktı...

     İki üç satırlık lâfı -Tweeti- sosyal medyada dolaşıyor...

     Biri şu:

     "MHP'li muhalifler 15 Mayıs'ta kongreyi toplamakta ısrar ederse, ...... talimatıyla Efkan polis gönderip oteli bastıracak..."

     "Tweet"te boş bırakılan noktalar için kim diye sormayın; kim olabilir onu düşünün...

 

*

 

Sevsinler o aklı

       AKP Teşkilât Başkanı Mustafa Ataş, genel başkan adayının belirlenmesinde temayül yoklaması yapılabileceğini söylüyor...

     Ekliyor:

     -Kolektif akla önem veren anlayışla siyaset yapıyoruz...

      ........................

     Vay maşallah...

      Yaptıklarından, kolektif akla önem verdikleri (!) ne kadar da belli!

*

BİR SÖZ

     GEVEZE birine sır söylemek, çatlak testiye su koymaya benzer

 

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları