İman ve isyan şairi Mehmet Akif...

Ahmet SEVGİ

Yarın (12 Mart 2011) İstiklâl Marşı’nın kabûlünün 90. yıldönümü. Ayrıca 2011 yılı İstiklâl Marşı şairimizin vefatının 75. sene-i devriyesi... Bu sebeple, 2011 “Mehmet Akif Yılı” ilan edildi. İnşallah, “İstiklâl Marşı” ve “Mehmet Akif” adına yaraşacak etkinlikler yapılır, temennimiz bu...
Mehmet Akif Ersoy, fikirlerinden en çok etkilendiğim şairlerimizden biridir. Lisans tezim de  “Mehmet Akif Ersoy’un Sosyal Fikirleri” idi. Fikir ve sanat dergilerinde ilk çıkan yazılarımdan biri de Mehmet Akif’le ilgili... (M. Akif’in Gerçekleşmeyen Ülküsü, Türk Edebiyatı, Mart 1985) 25 yıldan bu yana münasebet düştükçe Akif’le ilgili -karınca kararınca- yazılar yazdım, konuşmalar yaptım. Hatta birkaç yıl önce M. Akif’le ilgili yazdığımız makaleleri “İman ve İsyan Şairi Mehmet Akif” adıyla kitaplaştıracağımıza dair okuyucularımıza söz de vermiştik. Maalesef, araya başka meşgaleler girdi, sözümüzü yerine getiremedik.
Geçen gün kadim dostum, Dr. Yakup Şafak Bey, telefonda:  “Üstat, biliyorsun 2011 ’Mehmet Akif Yılı’ilan edildi. Akif’le ilgili yazılarınızı biliyoruz. Onları kitaplaştırarak ’Mehmet Akif Yılı’etkinliklerine sizin de bir katkıda bulunmanız bence anlamlı olur” deyince öbür gaileleri bir kenara bırakarak tekrar  “Akif dosyası”nı açtım. Evet, Akif’le ilgili hayli yazı yazmışım ama bu metinler daha çok belirli günlerde yazılan yazılardan yahut yapılan konuşmalardan oluştuğu için fazla tekrara düşülmüş. Bu da makalelerin yeniden gözden geçirilmesini, hatta bir kısmının elenmesini gerektirdi. Böylece ortaya doyumluk olmayan -belki tadımlık- bir risale çıktı.
“İman ve İsyan Şairi Mehmet Akif” adını verdiğimiz ve yakında piyasaya çıkmasını umduğumuz naçizane eserimizden birkaç pasaj sunarak İstiklâl Marşı’nın kabûlünün 90. yılı dolayısıyla millî şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle anmaya vesile olalım istedik... “Sâdî’nin “Bostan” ve “Gülistan”ı nasıl ebediyen solmayacaksa, millî şairimiz Mehmet Akif’in “SAFAHAT”ı da bizler için kıyamete dek başucu kitabı olmaya devam edecektir. (Mehmet Akif’te Sâdî Tesiri)
Bütün bu feryâd u figânlar karşılıksız kalınca Âkif deli divane olup yollara düştü. “Göz görmeyince gönül katlanırmış” diyerek Mısır’ın yolunu tuttu. Tuttu tutmasına da bir türlü Leylâ’yı unutamadı. Leyla’nın perişan hâli onu için için eritti. Ve nihâyet 27 Aralık 1936’da visâle eremeden ebedî âleme irtihal etti. Ne yazık ki Leylâ ve Mecnûn kıssası yine trajik bitti... (Akif’in Leylası...)
Evet, Akif mustarip yaşadı ve mustarip öldü. Onun bu ıstırabını anlayan kaç kişi varız? Heyhât!.. (Cemiyet ıstırabı ve Mehmet Akif...)
Mehmet Akif’in İstiklâl Marşı’nda dile getirdiği millî ruha sahip çıkmak zorundayız. Bize Avrupa Birliği’nden önce kültür birliği lazım... (Kültür Birliği ve İstiklâl Marşımız...)
Son söz şairin:
“Biliyorum, biraz uzun ve şahsî oldu lâf//Maksat Âkif’i anmak, gerisi lâfügüzâf...”

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş