İmralı Kosteri

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Tezatlar ülkesi canım memleketimdeki manzaralar artık canımı sıkıyor. Oysa zibilde açan papatyayı ne çok severdim. Şimdilerde kafam karışık.  “Demokratik, laik, sosyal devlet”  cümlesi bile kafama paslı çivilerin çakılmasına sebep oluyor. Kevgire dönmüş anayasada hani insanlarımız eşitti? Sosyal devlet bütün vatandaşlarına hani aynı mesafede yaklaşırdı?
Alî Devletin ayrıcalıklı tanıdığı kişinin mahkemelerce suçu sabit görülmüş ve terörist olduğu uluslararası platformda da teyit edildiyse buna ayrıcalık tanınır mı? Benim memleketimde tanınıyor. Üstelik  “bilirkişi, umut” un yanında kelimenin tam anlamı ile  “Sayınlar Sayını”  muamelesi görüyor. Çakal Carlos’tan tutun da Kör Ömer’e kadar verdiğim örneklerde mahkemesi bitip cezası kesilen bir mahkumun avukatlarla nasıl görüştüğüne dair merakım yine depreşti. Anası ile yavrusu ile muhalefetin bu konuda neler yaptığını araştırdım. Lafa gelince Vatan-Millet-Adapazarı hamaseti yapanlardan elle tutulur bir şey bulamadım. Bir tek Emin Şirin milletvekili iken önerge vermiş. Dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek ise özetle şöyle cevap vermiş.
Cezası onaylanan mahkuma vasi tayin edilmesi için dosyası Mudanya Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. 1,5 yıl sonra bu dosya (aynı binada, hatta aynı koridordaki) Asliye Hukuk Mahkemesine sevk edildi. Bir yıllık incelemeden sonra dosya Uyuşmazlık Mahkemesine yollanmış. Uyuşmazlık işi sıkı tutmuş ve dört ayda ’Doğum yeri olan Halfeti Mahkemesi karar versin’demiş.
Bundan sonra aradan beş yıl geçti.
Halfeti’nin vasi tayin etme işinden halen ses seda yok. Dolayısı ile vasi tayin edilmediği için ’Sayınlar Sayını’muamelesi görmekte olan bebek katili avukatlarla görüşme hakkına sahipmiş.
Dedim ya canım fena halde sıkkın. Dönüp avukatlık yapan arkadaşlarıma sordum.  “Hatır niyetine bile olsa dava vekaleti aldığınızda maliyeye ne kadar vergi ödüyorsunuz?”  Araştırdım, adı avukat olduğu halde İmralı’da kuryelik görevi yapanların bu vekalet için vergi ödemediğini tespit ettim. Derken aklıma malum dava geldi. Mahkeme bir zanlı için en fazla üç avukatı görevli sayıyor. Peki öyle ise Öcalan’ın kaç avukatı var?
İzansız İmralı’ya giden kosterin riya yaptığı dolayısı ile avukatların görüşmediği haberini duyunca hızımı alamadım. Mudanya’dan İmralı’ya gidip gelen deniz aracının parasını kim ödüyor?
Özel güvenlik ada vs. bahanelerine karnım tok tabi. Aklıma Yassıada duruşmaları geldi. Dönemin avukatlarından Apaydın ve Cindoruk dahil bir çok kişiye sordum.
“O yıllar Kınalıada 25 kuruş ise biz Yassıada için bir Lira peşin ödedik.”  dediler.  “Bu muamele sıradan bir mahkuma da yapılabilir mi?”  soruma ise güldüler.  “Sevke giden mahkum bile uçak, otobüs parasını kendisine refakat eden Jandarmalarınki de dahil öderler”  cevabını aldım.
Ne ala memleket diyesim geldi.
Ama vaziyet hiç de öyle değil. Dört gözle İmralı’dan gelecek olan sözde ’Açılım Paketi’ne sımsıkı sarılanların arasında sadece yandaş medya ile kalemşörler yok. Bir dönem Devlet-i Alîye’nin kilit noktasında görev yapan anlı şanlı isimler de var.
Hafıza konusunda zaafımız var. Bebek katili Kenya’dan paketleneli kaç yıl oldu? On bir...
Uçakta ne diyordu:  “Benim annem de Türk, devlete hizmet etmeye hazırım”  diye tir tir titriyordu.
AKP iktidara ne zaman geldi? 2002... Yani neredeyse 8 yıl olmuş. Bu süreç içerisinde İmralı’dan meydan okunmaya başlanmadı mı? Çocuk katiline ’Sayınlar Sayını’muamelesi kaç yıldır yapılıyor, hatırlayan var mı?

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları