İngiliz finansörlü STÖ'nün Kilis faaliyetleri!..

A+A-
Ahmet TAKAN

Örümcek ağı!..

Sivil toplum örgütü kılığıyla Türkiye'de 5'inci kol faaliyeti yürüten sinsi kuruluşlar... Ellerini kollarını sallaya sallaya en hassas bölgelerimizde cirit atıyorlar. Hesap soran da denetleyen de yok!.. Üstelik çoğu yerde mülki idare amirlerinin izni ile faaliyetlerini sürdürüyorlar. Kanayan yara adeta!..

Gaziantep ve Kilis'ten bürokrat kaynaklarımızdan çok sayıda ihbar aldım. Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği adında bir sivil toplum örgütünün bu illerde yoğunlaşan faaliyetleri hakkında. Derneğin görev verdiği bazı kişilerin bölgedeki Suriyeli göçmenlerin adreslerine giderek onları bir araya getirerek kimlik bilgileri topladıklarını, çeşitli maddi yardım vaat ettiklerini... Bu amaçla kimlik bilgilerini aldıklarını söylediklerini bildirdiler. Derneğin faaliyet gösteren, toplantılar yapan ev ev dolaşan görevlilerin kendi aralarında sürekli Kürtçe konuşmaları çok dikkat çekmiş!.. Söz konusu kimlik bilgileri toplama faaliyeti sırasında Kilis'ten çekilmiş fotoğraflar da gönderdiler.

Ankara'dan araştırmaya başladık; nedir ne değildir diye. "Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği" diye internete girdik. İki farklı adres çıktı karşımıza. İlki; "www.refugeeinturkey.org" Burada derneğin genel merkez adresi olarak Emek Mahallesi gösteriliyor. Ana sayfada, "bu site İngiltere Büyükelçiliği tarafından finanse edilmiştir" diye yazıyor.

İkinci bir adres daha bulduk; "sgdd.org.tr" Burada genel merkez adresi olarak Aşağı Dikmen Mahallesi gösteriliyor. İki adreste verilen telefon numaraları aynı. Sayfalarında da yönetim şeması ile ilgili bilgilere ulaşamadık. Günlerce aradık, telefonları açan olmadı.

Derneğin internet sitelerinin sayfalarında; "SGDD-ASAM'ın temel amacı Türkiye'de yaşayan mülteci ve sığınmacıların karşılaştıkları sorunlara çözümler üretmek, temel ihtiyaçlarını karşılamada yardımcı olmak ve temel hak ve hizmet erişimlerinde destek sağlamaktır. Kuruluşundan bu yana, SGDD-ASAM çatışma bölgelerinden gelen mülteci ve sığınmacılara psikososyal destek sağlamaktadır. Bunların yanı sıra, farkındalık artırıcı çalışmalar yaparak ilgili makamların dikkatini mülteci ve sığınmacıların sorunlarına çekmeyi amaçlamaktadır.

Bugün SGDD-ASAM, 46 ofisiyle 41 ilde şehirde dosya çalışanları, psikologlar, sosyal çalışmacılar, sağlık eğitmenleri ve tercümanlardan oluşan kadrosuyla çalışmalarını sürdürmektedir.

SGDD-ASAM, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Türkiye Ofisi'nin uygulama ortağı, Anna Lindh Euro-Mediterranean Foundation for the Dialogue between Cultures ve UNITED for Intercultural Action üyesidir" diye yazıyor. Derneğin bağış toplama ve dağıtma yetkisi de var.

Yönelteceğimiz sorular için telefonlara kimseler çıkmayınca, dün Ankara haber merkezimizden arkadaşım Hanife Açıkalın'dan verilen adreslere gitmesini rica ettim.

Muhabirimiz, derneğin genel merkezinin Aşağı Dikmen Mahallesi'nde bulunduğunu tespit etti. Oradaki görevlilerden Emek'te belirtilen adresin eski genel merkeze ait olduğunu öğrendi. İki ayrı adresten ulaşılan internet sayfalarının da derneğe ait olduğunu doğrulattı. Hanife Açıkalın, sabah saatlerinde dernek genel merkezine gitmesine rağmen görevli personel             Cumhuriyet Bayramı tatilini gerekçe göstererek kimsenin olmadığını söyledi. Hanife, internet sitelerinde verilen telefon numaralarını da doğrulattı. "Günlerdir telefonla arıyoruz. Niye cevap verilmiyor" sorusuna da oradaki görevlilerden, "Çok mülteci arıyor. Onun için cevap verilmemiş olabilir" diye oldukça garip bir cevap aldı.

YENİÇAĞ muhabiri, dernek genel merkezinin kaleyi andıran fotoğraflarını da çekti.

Binanın dışı yüksek paravanlarla örülü. Paravanların üstüne dikenli teller çekilmiş. Sivil toplum örgütünün (!) merkez binasının içerisinin dışarıdan görülmesi imkansız. Kenara iliştirilmiş -derneğin ismini yazan- küçük levhayı fark edip de kapıyı çalmaya cesaret ederseniz diyafondan kim olduğunuzu soruyorlar. Hanife de gazeteci olduğunu ve YENİÇAĞ'dan geldiğini söyleyince ilk engeli geçti. Kapı otomatik olarak açıldı. İçeri girdiğinde demir parmaklılarla birlikte karşısında ikinci bir kapı daha çıktı. Telsiz anonslarından sonra bir görevli geldi. Demir parmaklıklar arkasından yapılan kısa konuşma sonrasında "Pazartesi günü gelmesi" söylenerek arkadaşımız büromuza geri döndü.

Şimdi!.. Yetkililere sesleniyorum; Özellikle Gaziantep ve Kilis'te faaliyetleri halk arasında büyük tedirginlik yaratan bu dernek ne için faaliyet gösteriyor?.. Ve neler yaptıklarından gerçekten haberdar olan var mı?.. İngiltere'nin finanse ettiği bir STÖ, Türkiye'de Suriyeli göçmenlerin kimlik bilgilerini niye hangi amaç için topluyor?

Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarının kurup bizlere armağan ettiği Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar var olsun. Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.

***

Cevap ve düzeltme

Gazetenizin 29.10.2016 tarihli baskısında yazarınız Ahmet Takan tarafından kaleme alınan, "İngiliz finansörlü STÖ'nün Kilis faaliyetleri!.." başlığı ile yayımlanan ve derneğimiz hakkında yanlış bilgi ve ithamlara yer verilen köşe yazınızla ilgili açıklamamış şöyledir:

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği ve temsilciliklerinin tamamı; T.C. Anayasası başta olmak üzere, 5253 sayılı Dernekler Kanunu ve Dernekler Yönetmeliği'ne uygun olarak ve devletimizin ilgili yasal kurumlarının izniyle kurulmuştur. Kurulduğu günden bugün devletimizin ilgili kurumlarınca düzenli olarak denetlenmektedir. SGDD, 1995 yılında akademisyenlerin öncülüğünde kurulmuş, sığınma ve göç alanında çalışmaya başlamış ilk Sivil toplum Kuruluşu olmasının yanı sıra, Türkiye içerisinde ve yurt dışında, Türkiye'de yapılan çalışmaları ve Türkiye'yi başarıyla temsil etmektedir. Bugüne kadar düzenli olarak başta T.C. İçişleri Bakanlığı olmak üzere devletimiz tarafından gerçekleştirilen hiçbir kanuni denetlemede, yasalara aykırı hiçbir durum tespit edilmemiştir. SGDD, Türkiye Cumhuriyeti yetkili mercileri tarafından akredite olmuş, çalışılmasında sakınca bulunmayan ulusal ve uluslararası organizasyonlarla, başta Birleşmiş Milletler ve ilgili birimleri olmak üzere, güvenilir ortak olması gerekçesiyle, çalışmalarına devam etmektedir. Tarafsızlığı ve başarılı çalışmaları nedeniyle ilgili devlet kurumları tarafından da saygınlıkla karşılanmakta vet güvenilir ortak olma özelliğini sürdürmektedir. Bu yüzdendir ki, SGDD kaynaklarının % 90'ı BM tarafından fonlanmaktadır. SGDD, Dünyadaki nadir uygulamalardan biri olarak Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) adına, sığınma talebi amacıyla Türkiye'ye gelen Suriyeli dışındaki uluslararası koruma başvuru sahiplerinin kayıt işlemlerini yapmaktadır ve söz konusu binalarda BMMYK çalışanlan ile birlikte çalışmaktadır. SGDD çalışmalarında Birleşmiş Milletler çalışma ilkelerini ve güvenlik önlemlerini, gizlilik esasına dayanarak sürdürmektedir. İlgili kayıt işlemlerinde SGDD 300 binden fazla kişinin kaydını yapmış bulunmakla beraber başvurucuların içerisinde bulundukları psikolojik durumlar göz önüne alınarak, karşılaşılmış deneyimlerden hareketle, kamu güvenliği bakımından gerekli güvenlik önlemlerini almakla yükümlüdür. Dernek binasına geldiği belirtilen kişi uluslararası standartlara göre düzenlenmiş personele özel kullanılan kapı girişini tarif etmiştir. Bununla beraber, binaların arka tarafındaki yaklaşık 12 metrelik tabelanın ve 24 saat Türkçe, İngilizce, Arapça ve Farsça hareketli LED tabelanın görülmeden önyargılı, yeterince bilgi alınmadan haber yapıldığı anlaşılmaktadır. SGDD'nin reklam yapma amacı olmadığı gibi, tabelalarını da "kenara iliştirilmiş" sıfatını kullandıracak biçimde sergilemez. Söz konusu haberin  hazırlanışındaki yaklaşımın   değerlendirmesini kamuoyu takdirine bırakıyoruz. SGDD santrali, Türkiye'nin tüm bölgelerinden gelen mülteci telefonları nedeniyle kilitlenmektedir ve bu sebeple SGDD, çağrı merkezi-danışmanlık hattı kurmaktadır. Fakat SGDD'ye ulaşmak isteyen kişiler yurt içinden ve yurt dışından hayatın olağan akışında sıklıkla kullanılan mail ile iletişim aracılığıyla istenilen bilgi taleplerini karşılamaktadır. Bu çerçevede sgdd.org.tr adresinde gerekli iletişim bilgileri bulunmaktadır.

Ayrıca bilindiği üzere, devlet kurumları, belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası kuruluşlar, fon aldıkları kuruluşların görünürlük kuralları gereği kaynaklarım belirli ilkeler çerçevesinde ortaya koymak durumundadırlar. Bir sitenin fonunun sağlanmasından hareketle, tüm kurumu taraflı bir biçimde suçlamak gazetecilik ile bağdaşmayan bir tutumdur. SGDD'nin birçok proje ortakları arasında, sadece web sitesinin yayınının fon sağlayıcısı olan İngiltere Büyükelçiliği'nden hareketle, ayrıca tüm operasyonlarının arasında sadece küçük bir kısmım oluşturan kaynağı, sanki SGDD bütün faaliyetlerini söz konusu kaynakla yapıyormuş gibi sunmak taraflı, kamu yararı taşımayan bir yaklaşımdır. SGDD, mülteci ve göçmenlerle ilgili çalışan tüm organizasyonlar gibi, bölge koşulları çerçevesinde, Arapça, Farsça, Urdu, Dari, Bengal, Peştu, Somalice, Kürtçe, Sorani, Fransızca vb dilleri, ayrıca lehçelerini konuşan personel ve tercümanlarla çalışmalarını sürdürmekte, personel ve hizmet sunulan kitle bakımından; dil, din, ırk, cinsiyet, politik görüş ayrımı yapmadan evrensel değerlere bağlı olarak çalışmalarına devam etmektedir. Dolayısıyla bu dillerden birini ya da bir kaçını bilen personelin kendi aralarında da dillerini konuşmalarında herhangi bir sakınca görülmemektedir. SGDD, sahadaki tüm ekiplerinin kimlik bilgilerini, saha çalışması yapmadan önce, ilgili izinlerin alınması sürecinde, yetkililere bildirmektedir. SGDD, Kilis ve civarında BMMYK'nin kışlık yardım programı çerçevesinde alışveriş kartı vermek üzere saha tespitlerini yapmaktadır. SGDD, yardımların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaşıp ulaşmadığım ve Türkiye Cumhuriyetine kayıtlı geçici koruma altındaki gerçek kişilere yardım yapıldığının belgelemesi gerekmektedir. Bu durum devletin sosyal yardım mekanizmaları ve diğer STK'larda da aynı şekilde geçerlidir. STK'lar kime, ne amaçlı, ne türden yardım yapıldığım kanıtlamakla yükümlüdür. Gazetede yer alan bu iddiaların söylenti üzerine değil, bilgi ve belgelere dayanması gerektiği aşikârdır. Ne basın özgürlüğü, ne kamu yararı ne de haber alma hakkı ile bağdaşmayan bu yazı, gerçeklerle de bağdaşmamaktadır. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.       

Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği Vekili Av. Sinan Yolalan

Yazarın Diğer Yazıları