İnsan haklarında kan kaybı

A+A-
Esfender KORKMAZ

Avrupa Birliği kuruluşunda, Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET ) şeklinde bir ekonomik birlik olarak kurulmuştur. Ancak bu gün gelişmiş ve medeni olmanın tam karşılığı olarak, insan hakları ve demokratik özgürlükleri kabul etmiştir.  Avrupa Birliğinin artık temel insan hakları politikası ''insan haklarına saygı, demokrasi ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir dünya inşa etme ve barış ve istikrarı teşvik etme müşterek kararlılığı üzerine kuruludur. Bu ilkeler Avrupa Birliği'nin tüm iç ve dış politika unsurlarının temelini oluşturmaktadır.''

Avrupa Birliği Türkiye olan dış ticaretinden dolayı her sene 15 milyon dolar fazla vermektedir. Yine Avrupa  Gümrük Birliğinden dolayı daha karlı çıkmıştır.  Buna rağmen, aynı AB Türkiye de insan hakları ve özgürlükler konusunda  yanlış gördüğünde tepki gösterebilmektedir.

Aslında, günümüzde yalnızca ekonomik değil, siyasi konjonktürde inişe geçti. Dünyayı bekleyen en büyük tehlike, insanların, insan hakları ve demokratik özgürlüklerini kaybetmesidir.

Maalesef insanlık tarihi demokrasi için büyük savaşlar vermiş, bedel ödemiştir. Ne yazı ki, geldiğimiz noktada birçok gelişmiş ülkenin sömürü ve çıkar hırsı, dünyada insan hakları ve demokratik özgürlükleri giderek yok olmasına neden olmaktadır.

Küreselleşme sürecinin zengin ve fakir ülke farkını artırması, aynı zamanda  dikta rejimlerini de beslemektedir.  Geçim derdine düşen insanlar, siyasi istismarlara ve vaadlere daha kolay inanmaktadırlar.

Dünyada demokratikleşme artmışken, petrol ve kur savaşları ile, arap baharı ile, son yıllarda gerilemeye başlamıştır.

Freedom House ( Dünya Özgürlükler Evi ) her sene bütün ülkelerde anketler yapmakta ve insan hakları ve demokratik özgürlükler endeksi yayınlamaktadır. Ülkeleri aynı ülkede yaptığı anket sonucuna göre, İnsan hakları ve demokratik özgürlükler açısından, özgür, yarı özgür ve özgür olmayan ülkeler olarak tasnif ediyor.

Dünyada 1985 yılı ile 2005 arasında, özgür ülke sayısı 25'ten 38'e çıkmıştır. Ne var ki son 10 yılda yeniden 31'e gerilemiştir. (Aşağıdaki tablo )

DÜNYA ÖZGÜRLÜK ENDEKSİ

Yıl                Özgür               Kısmen özgür                   Özgür değil        

1985                  25                           20                                 55

1995                  34                           34                                 32

2005                  38                           28                                 34

2015                  31                           36                                 33

Kaynak: (Freedom House 2016 Raporu)

Neden böyle oldu sorusuna gelince… Bunun 2 temel nedeni var…

Birincisi,  Avrupa dışındaki  gelişmiş ülkelerin ve özellikle ABD'nin ve gelimekte olan bir ülke olmasına  ragmen petrol ve doğalgaz imkanları olan Rusya'nın çıkar hesaplarını demokrasiden daha önde tutmalardır.

Demokrasi konusunda ambargo koymalarına ragmen, başta ABD ve Gelişmiş ülkelerin petrol ve çıkar hesapları,  birçok gelişmekte olan  ülkede demokrasinin ikinci plana gerilemesine neden oldu. Arap baharı  ise bu çıkar hesaplarının demokrasi kılıfına sokulmuş bir projesidir.  

İkincisi iç siyasi hesaplar ve istismarlardır.  Zira, önce  küreselleşme süreci ülkeler arası iletişimi de artırdı. İnsanlar demokratik ülkelere bakarak daha çok demokrasi talep etmeye başladılar. Bu süreçte demokratik ülke sayısı arttı. Ancak aynı zamanda spekülatif sermaye tekeli, cari açık yoluyla, faiz ve kar transferi yoluyla bazı ülkelerden kaynak çıkışana yol açtı ve zengin-fakir ülke farkı açıldı. Zengin-fakir farkının açılması, dikta rejimlerini de besledi. Çünkü geçim derdine düşen insanlar, siyasi istismarlara ve vaadlere daha kolay inandı.

Diktatörler bir defa devleti ele geçirince, kolay kolay bırakmaz ve sonuçta ülke kaynakları ve vasıflı insangücü yurt dışına çıkar ve ülke daha çok yoksullaşır.

Geldiğimiz noktada;

1) Türkiye eğer  demokrasi ve insan haklarını korumak istiyorsa, AB'yi gözden çıkarmaması gerekir.

2) Birleşmiş Milletlerin Demokrasi kaybını dikkate alması ve çözüm üretmesi gerekir. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 5 daimi üyesi olan, ABD, İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin bu konuda umut vermiyor. Rusya ve Çin'de insan hakları ve demokratik özgürlükler açısından özgür olmayan ülkelerdir. ABD de petrol çıkarlarını ön planda tutuyor.

  • Yorumlar 2
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları