İnsanı uzaya iten güç

A+A-
Burhan AYERİ

Programlar tatile girince Gündem Özel favorim haline geldi. Haksızlık yapmayayım, Deniz Bayramoğlu'nun seçtiği konular çarpıcı. Dört katılımcısından biri dünyanın oluşumunu dini bilgilerle ele aldı. Yrd. Doç. Dr. Emre Dorman'ın şu sözleri ilginçti; "Toplam 6236 ayetin bin kadarı dış dünya ile ilgili". Peşinden eklediği "Allah yeri göğü eşsiz ve kusursuz yarattı" şeklindeki alıntısı önemliydi. Yine Dorman'a göre bin yıl önce bilimin her dalında öncü olan Müslümanlar gerilediler. Neden? Asıl soru bu. Sadece Nobel Ödüllerini incelemekle cevabını bulmak mümkün. Bu en önemli başarı belgesinin sahibi sadece üç Müslüman var. Bunlardan Mısırlı ve Pakistanlı olanların ülkelerine girememesini ise iyi düşünmek gerek. Sonuncusu da iki arkadaşıyla birlikte kazanan Prof. Dr. Aziz Sancar. Etiyopya'daki kara derili Fallaşalar dahil, dünyadaki toplam nüfusu 16 milyon olan Musevilerin durumuna bakalım. Aldıkları Nobel Ödülü'nün sayısı 79. Adına lobi, etkinlik, torpil ya da ne derseniz deyin gerçek bu. Avrupa Birliği kapılarında sürüm sürüm sürünmemizin ana nedeni de bu düşünce. Dünya ekonomisi ve medyasını yönetiyorsanız "kazanan siz oluyorsunuz". Daha önce de yazdım; New York'ta İsrail'dekilerden fazla Musevi yaşamakta. Çünkü burası "yeryüzünün ekonomik başkenti".

Bilimle ders kitabının farkı

CNNTÜRK'teki açık oturumda bilimsel verilerle teoriler -açıklama çabası- havada uçuştu. Bu noktaya gelmeden önce "Aya Seyahat", "Arzın Merkezine Seyahat" ve "Deniz Altında 20 bin Fersah" gibi ilk bilimsel romanlar üstünde duruldu. Jules Verne, H. G. Wells gibi geleceği gören yazarlardan övgüyle bahsedildi. Geçmişte, tezlerinden dolayı engizisyonda yargılanan Galileo'dan söz edilmedi ama "Evren, insan türünün etrafında mı dönüyor?" sorusu soruldu. 10 milyon ayrı canlıdan birinin insan olduğunda anlaşma sağlandı.

Popüler bilimle ders kitabı arasındaki farktan da söz edildi. Burada Doç. Dr. Sultan Tarlacı'nın müfredattan atılan "Evrim Teorisi"ni savunuşunu izledik. Prof. Dr. Sinan Canan'ın şu anısı Tarlacı'ya destek gibiydi; "12 Eylül döneminde yaşadığım semtte beni çevirip -sağcı mısın yoksa solcu musun- diye sorarlardı. Şimdi ise -evrimci misin, karşıtı mısın-lara muhatap oluyorum."

Sonuç

Saatler süren konuşmalardan aklımda kalan esas soru şu; "İnsanoğlunu uzaya iten güç ne?" Kıyamet günü gelmeden yeni yaşam yerleri bulmak mı? Ortak karar ise bu çalışmalara herkesin katılmasıydı. En azından uzayla ilgili yayınlara abone olmakla başlanabilirdi. Demek ki "dünya öküzün boynuzunda" dogmaları artık sizlere ömür. Cevabı verilmesi gereken ise "kainat, insan türünün etrafında mı dönüyor?" olmalı

...

Bir de ilgisiz gibi gözüken ama hoşuma giden bir konuya değineceğim. Prof. Dr. Sinan Canan her konuştuğunda, görüntüsünün altına üniversitesinin reklamı verildi. Bunu akıl edenleri kutluyorum.

Madem bu konuya girdim kötüsünden de bahsedeceğim. Serdar Ortaç'ın rol aldığı tur operatörü reklamına dikkat ettiniz mi? Serdar balo kıyafetli. Karşısındaki ileri zekalının vücudu kremle beyazlatılmış. Denizden gelen çocuk botu hepsine tüy dikiyor. Bu reklamı, kategorisinin "Altın Bamya Ödülü"ne aday gösteriyorum.

***

Birkaç not

Kanal D'de "Eğlenmene Bak" adlı program yapan İrem Derici'nin kılık kıyafetleri evlere şenlik. İrem'in giysileri tek kelimeyle abuk. Kafasına taktığı şeye ne ad vereceğimi bilemedim. Aslında tüm giyimine "Altı kaval üstü şişhane" demek yeterli.

Aynı yarışmada yer alan Aslı Zen de aynı konumda. Sesi kadar güzel yüzünü, Çin malı şapka ve kapüşonla niye sakladığını çözemedim. Hem İrem hem Aslı'ya imagemaker şart.

...

Çarkıfelek'te tatile giren "evlendirme programları"nın yüzlerini görmeye başladık. Bunlardan Naz'ın performansı iyiydi. Kısa boy dezavantajını güzel yüzü ve sevimliliğiyle kapattı. M. Ali Erbil'in sarkmaları ise gözden kaçmadı.

...

"Kutu Bebek Ebrar"ı yazdığım günün gecesi "İki sene sonra yerini alır" dediğim Sahrap Soysal'ı gördüm. Diğer konuk Alişan'la birlikte çocuklara bayıldılar. Alişan'daki çocuk sevgisi dikkat çekici. Sanırım bunun için fazla beklemeyecek. Düğün yakında.

***

Celal Sayalı, Ozan Arif'in son dizelerini beğenenlerden. "Bir şiir bu kadar mı güzel, anlamlı ve zamanımıza uygun yazılır. Ozan'ımızın yüreğine diline sağlık" diyor.

...

Ferhan Çoban "Burhan Bey, ben 12 yıldır Yeniçağ okuyorum. Fanatik bir tutkununuz oldum. Politikadan bıktım ama siz ne yazarsanız beğeniyorum" şeklinde övüyor. Teşekkürlerimle.

  • Yorumlar 3
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yazarın Diğer Yazıları