İnsanın basireti bağlanmaya

A+A-
Ergun KAFTANCI

MODA oldu; ihtilafa düşen taraflardan ağzı laf yapabilen, karşıtlarını ya

"Cemaatçi, Paralelci, FETÖ'cü" ya da "Pensilvanyacı" diye suçluyor...

    Tabii bilir bilmez...

    Bulgusuz, belgesiz...

    Alışkanlık haline gelen bir karalama...

    Aslı astarı olmayan, yani dayanaksız saldırı türü...

    Bu tür ithamlara inandırıcı demek mümkün değil...

    Çünkü hepsi fitne fesat familyasından, dolayısıyla tiksindirici!

    .......................

    Bu moda, aktif siyaset yaptığı yıllarda Erdoğan tarafından başlatıldı, bugün başkaları tarafından sürdürülüyor...

    İşte Devlet Bahçeli...

    Milliyetçi Ülkücü iradeyi temsil eden ve bir çırpıda büyüyen parti içi muhalefete mensup olanları, cemaatçilikle, paralelcilikle, Pensilvanyacılıkla itham ediyor...

   Karalama makinesi haline gelen, bu yüzden acınacak duruma düşen bir insan, çevresine lider olabilir mi?

   Bahçeli, AKP'nin ayak izlerini takip ederek yürüdüğü için Milliyetçi Ülkücü insanların güvenini kaybetmiş durumdadır...

   O noktaya geldiği için de liderliği son bulmuştur...   

   ........................

   Birlik ve beraberlik içerisinde, birbirimizle selâmlaşarak, yardımlaşarak, dayanışarak ve kaynaşarak yaşamamızı gerektiren bayram günlerinde bile rahat durmadı, bayramlaşmaya karşı çıktı...

   Üstelik, Milliyetçi Ülkücü insanların bayramlaşma toplantısını bastırdı ve dağıtmaya kalktı...

   Yakıştı mı...

   ........................

   Şimdi de bu baskının, ağzında şekillenen gerekçesine bakın:

   -MHP'nin alternatifi yoktur, o bayramlaşma Fethullah'ın oyunudur...

   İspatı, bilgisi, belgesi olmayan bir karalama, hezeyan...

   Bahçeli usulü siyaset!

   .......................

   Bahçeli'nin düzenlediği bayramlaşma, bir tüzel kişilik olan partiye

aittir; oysa muhaliflerin bayramlaşması Milliyetçi Ülkücü iradeyi sahiplenen insanların kucaklaşmasıdır...

   Basireti bağlı ya, bu farkı bile göremiyor...

     .......................

   Akşener ve arkadaşlarının toplantısını basan beş on kişinin bir vakfa mensup tipler olduğu belirlendi. Bahçeli'nin, koltuğunu kaybetmemek ve ikbalini sürdürmek için nerelerden ve kimlerden medet umduğu da böylece ortaya çıkmış oldu.

 

*

 

 Kabadayılık dersi

     MERAL Akşener, bayramlaşma toplantısını basmak üzere gönderilenleri mazur görürken "Anneler üzerinden kabadayılık yapılmaz" diyerek

Devlet Bey'e bir ders daha vermiş oldu.

     İlginç ve takdir toplayan bir de konuşma yaptı:

     -Ülkücünün, ülkücüye el kaldırması için hiçbir sebep söz konusu olmaz. Baskına gönderilenler de benim evlâtlarımdır. Biz ülkücülüğü "Birbirinize kardeşlik hukuku içinde bakacaksınız" öğüdüyle öğrendik...

     Sonra da lâfı kurultaya getirdi ve Bahçeli'ye seslendi:

     -Sözünüzün arkasında durun ve yapın kurultayı. Gencecik çocukları gönderip de buralarda kavga yanlıları varmış gibi göstermeyin. Demirden korksaydık trene binmezdik. Saraya ve AKP'ye sesleniyorum. Çekin ellerinizi üzerimizden. MHP'nin, AKP'nin arka bahçesi yapılmasına engel olacağız...

     MHP'de ortaya çıkan değişimi gerektiren koşullardan biri de demek ki partinin iktidarın arka bahçesi konumuna gelmesini engellemek...

     ........................

        Akşener'e hak vermemek elde değil...

     Bahçeli kurultayın 10 temmuzda yapılacağını açıklamıştı ya...

     Ne oldu...

     Yapılmamasını sağlamak amacıyla koşa koşa yargıya gitti, kararı aldı...

     İkili oyun!

     Muhterem, sözünün eri çıkmadı. Oysa ülkücü olsaydı sözünün eri çıkar, kararının karşısına geçmez arkasında dururdu.

 

*

 

 Yurttaşlık bunlara mı...

        SURİYELİ sığınmacılara yurttaşlık hakkı tanınması tepkiyle karşılandı.

      Evvel emirde böyle bir kararın verilmesi için izlenmesi gereken yasal prosedür göz ardı edilemez...

      Kime, ne için yurttaşlık hakkı vereceğiz...

      Sığınmacı kampına Türkmen soydaşlarımızı almak istemeyen Suriyelilere mi?

       Olayı hatırlayacaksınız...

       Kampa Türkmenler'in yerleştirilmesini istemeyen Suriyeli sığınmacılara polis müdahale etti; bunun üzerine herifler çizmeyi aşıp polisle çatışmaya kalktı...

       Hatta daha da küstahlaştılar, Türk Bayrağı'nı indirip Suriye bayrağını

astılar.

       Bunları mı yurttaş yapacağız...

       Geçiniz...

       Her önümüze geleni kardeşim diye kucaklamaya devam edersek ve yurttaş yapılmalarına çalışırsak yakında toprağımıza da "Burası bizim" diye sahip çıkarlar...

      Bunların o kadar küstah ve nankör oldukları ortada!

 

*

 

Çok üzgünüm

      TÜRK futboluna büyük emek vermiş, dünyanın en iyi kalecileri arasında yer almış Turgay Şeren ağabeyimizin vefatını biraz önce öğrendim, yıkıldım.

      Biz Galatasaray Lisesi'nin 6. sınıfındayken o son sınıftaydı. Okul numarası da 1'di. Adı iftihar tablosundan hiç inmeyecek kadar çalışkan bir öğrenciydi ve herkese ağabeylik yapardı; onu unutmak çok zor...

      Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun...

 

*

 

Bir okurumdan

       SABAHAT Erginel adlı okurum e-postama "Lütfen yayınlayın" diye bir cümle atmış. Aynen yayınlıyorum, cümle şu:

       -Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi duvar süsü değil, dikkate alınması gereken erken uyarı sistemidir.

    

*

 

BİR SÖZ

      DOĞRUYU söylemek değil, anlatmak güçtür.

 

 

  • Yorumlar 1
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları