“İnsanlık ölür, yalakalık ölmez”

A+A-
Yavuz Selim DEMİRAĞ

Milli Direnişin Kalesi on yaşında... Dokuz kere 365 günü geride bırakıp onuncu yıla girerken vefa abidesi okuyucularımıza teşekkürü borç sayıyorum.
Onuncu yılın haklı onurunu yaşarken farkımızı farketmenin keyfini sürebilmek için diğer gazetelere göz attım. “Gazze Fatihi” olarak şişirilmek istenen Başbakan Erdoğan’ın Mısır sefer-i hümâyûnu şerefine ısmarlama haberlerden vıcık vıcık yağ damlıyordu. “One minute” kurgusu ile başlayan “Arap Baharı” rüzgarını BOP yelkeniyle şişirmek isteyenlerin hedefinde şimdi Suriye var. İsrail’in bölgedeki güvenliği için Suriye’nin ABD kontrolüne girmesi için harcanan çaba ayağa sıkılan kurşun gibi. Fakat suni olarak kurgulanan sözde İsrail karşıtlığı Mısır, Tunus ve Libya’da zemini bulmuş. Milli Görüş gömleğini çıkardığını ifade eden Erdoğan’a bu defa “Hilafet Gömleği” biçilmiş. Lakin başka terzilerin biçtiği bu gömlek Kasımpaşalı edasıyla omzunu düşürerek yürüyen Erdoğan’a dar geliyor. Koltuk altlarından, omuzlarından pot veriyor, yaka düğmeleri kapanmıyor. Yandaş medya Tahrir Meydanında yüzbinlere hitap edecek, Gazze’ye girecek naraları atarken, Mısır’da gece vakti 1500 kişi karşıladı Başbakanımızı. Biz bu tabloyu “One minute” den sonra İstanbul Havaalanında gece yarısı metro çalıştırıldığı için daha kalabalığına da tanık olmuştuk.
Dr. Mehmet Telek’in müthiş fıkrasından “İnsanlık ölür yalakalık ölmez” sözleri kaldı aklımda... Yandaşlarda yalakalığın sınırı yok. “İsrail F-16’ların menziline girdi” manşetine tebessüm ile baktım. Düne kadar TSK’yı hedef tahtasına koyup atmadığı iftirayı bırakmayanlar birden “TSK, F-16’ların NATO ülkeleri ve İsrail’in savaş uçakları ile gemilerini dost unsuru olarak kodlayan Amerikan patentli İFF sistemini değiştirdi” haberini yapmışlar. Önce “Günaydın...” diyelim. F-16 uçaklarında yapılan bu değişiklik yani milli yazılımı yapın Türk mühendislerinden Hüseyin Başbilen 7 Ağustos 2006’da aracının içinde boğazı ve bileği kesildiği halde intihar tutanağı ile gömüldü. 17 Ocak 2007’de Halim Ünal kafasında tek kurşunla ölü bulundu. 26 Ocak’ta ise Evrim Yançeken’in oturduğu binanın altıncı katından kendisini attığı söylendi. Uzun lafa gerek yok. Malumunuz Ümraniye Davasının ardından başlatılan Balyoz ile Hava Kuvvetlerinde bu projeyi hazırlayıp-uygulamaya koyan komuta kadrosu hapsedildi. Amiral kadrosunun yarıdan bir fazlası Hasdal’da tutuklu olduğu Deniz Kuvvetleri de kendi gemisini yapmak, kendi milli yazılımını uygulamak ve Kara Delik Karadeniz’de geçişe izin vermediği için taarruza uğradı. “Milli Tank” projesini de buna eklersek liste uzayıp gidecek. HAVELSAN’da başlatılan tutuklama furyası önümüzdeki günlerde ASELSAN’a da sıçrayabilir. Zaten bu iki milli kuruluşun en tepesindeki yani Türk Silahlı Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı Başkanı olan emekli Korgeneral Engin Alan, milletvekili seçildiği halde içeride. Türk Ordusu üzerinde “İtibarsızlaştırma operasyonu” boşuna yapılmıyor... İleri demokrasiye geçiş filan hikaye. Emperyalizme başkaldıranlar, ABD’nin tek süper güç olarak hükümranlığına boyun eğmeyenler cezalandırılıyor.
Son olarak gece yarısına kadar uykusuz beklediğim Arena proğramına değinmek istiyorum. Uğur Dündar, Fenerbahçe yönetim kurulundan yakın dostu Emekli Koramiral Atila Kıyat’ı ekrana çıkardı. Çuvaldızı kendisine batırmak, özeleştiri, “herşeye maydanoz” olma gibi kavramlar kullanarak AKP’nin ekmeğine yağ sürmeye devam eden Kıyat ile AKP arasındaki en bariz benzerlik 28 Şubat’ın baş aktörü Çevik Bir’den övgü ile bahsetmeleridir. Doğru bile olsa söyleyen ağız yanlı olunca Atila Kıyat’ın sözlerine katlanamadım. Yine de teşekkürler Uğur Dündar...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları