"İrademdir..."

Cumhurbaşkanı çıktı ve dedi ki:

- TEOG'un kaldırılması lazım. Biz TEOG'la mı geldik ya. Okursun, sene içinde notların bellidir, bu notlarınla beraber yürürsün, gelirsin üniversite sırasına girersin üniversite imtihanına, başarı durumuna göre de girmen gereken yere girersin.

Ardından...

Hooop, Millî Eğitim Bakanı, ışık hızıyla Başbakan'ı bilgilendirdi.

Başbakan, aynı hızla Cumhurbaşkanı'na "hay hay"larını iletti.

Ve ABD'ye gitmeden önce yaptığı basın toplantısında, bu görüşmeler neticesinde varılan kararı açıklayan Cumhurbaşkanı, "Uygulamaya girmesine bir mani olmadığını" ilan etti.

***

Yeni eğitim-öğretim yılı başlamış...

Okullar, öğretmen transferlerinden, ders programlarına kadar bütün hazırlıklarını mevcut sistemi göz önünde bulundurarak yapmış...

Veliler, okul tercihlerini buna göre yapmış...

Birçok öğrenci, daha okullar açılmadan, "çalışma grupları"yla TEOG antrenmanlarına başlamış...

Test kitaplarından, kurs ücretlerine, bunun için gerekli harcama çoktan yapılmış...

Bir tek iktidarın memurları söz konusu olduğunda mı dereyi geçerken değiştirilmiyor bu at?

***

TEOG'un kaldırılması, son dönem eğitim politikalarının en muhteşem, en şahane, en muazzam girişimi olabilir. Harika bir iş olabilir. Dahiyane olabilir.

Hadi, diyelim ki böyle...

Yine de karar alma sürecini tartışmamız gerekir.

Tartışmanın da ötesinde, "irademdir..." diye başlayan fermanlarla yönetilen bir ülkede, bütün vatandaşlık haklarından mahrum bırakılmış "kul"lar olarak sürdürmek istemiyorsak yaşamımızı, rıza göstermememiz, itiraz etmememiz, esası "işimize geliyor bile olsa", devlet yönetimindeki bu tip değişimlerin "usulüne" şerhimizi düşmemiz gerekir.

Aksi halde olabilecekleri, bu tarz/tavrın yerleşik bir metoda dönüşmesi halinde başımıza gelebilecekleri, devlet yönetiminde "ölçü"nün, "ben öyle istiyorum", "ben istemiyorum", "ben böyle uygun gördüm", "canım böyle istiyor" olması halinde yaşanabilecekleri tek tek yazmama gerek yok herhalde...

***

Birilerini ihya etmediğinize emin misiniz?

Yarış atı formunda çocuk yetiştirmek isteyen yahut bundan usanmış her ailenin duymaktan hoşnut olduğu ifadelerdi aslında:

"... anneler babalar da çocuğu kursa gönderecek, bilmem ne yapacak... Yapmamız gereken şey nedir, okullardaki seviyeyi yükseltmektir. Dedim ki hafta sonlarında takviye dersleri verelim. Öğretmenlerimize de bunun karşılığında bedel ödeyelim. Gidip birilerine avanta sağlayalım böyle bir şey olmayacak. Birilerini ihya etmemizin anlamı yok."

Bu "takviye dersleri" ücretsiz mi olacak?

Neticeye bakacak olursak, anne-babalar yine kursa göndermiş olmayacak mı çocuklarını? Yine, bunun için ek bir harcama yapmaları gerekmeyecek mi?

***

Kızı bu yıl 5'inci sınıfa başlayan bir anneyle konuştum. İstanbul'da, "mahalle okulu" denilen, sıradan bir devlet okuluna yaptırmış kaydını.

Hani "yoğunlaştırılmış İngilizce eğitim" filan diye reklamını yapıyorlar ya günlerdir; okulların bunu uygulama şeklini anlattı.

Okul müdürü, kayıt sırasında iki seçenek sunmuş:

- Çocuğunuz ya standart eğitim alacak, ya da resim, müzik, beden eğitimi dersleri yerine İngilizce dersi bulunan eğitimi alacak. Ama ikincisini seçerseniz, yani "çocuğum İngilizce ağırlıklı okusun" derseniz 1500 TL ek ücret ödeyeceksiniz!

Alelade "parasız" bir devlet okulunda, hafta sonu takviye dersi değil, hafta içi, olağan öğretim programında bile öğrencilerden "ders ücreti" talep ediliyorken, TEOG'un kaldırılmasının, "birilerini ihya edilmesi"ni engelleyeceğine inanıyor musunuz gerçekten?

Üstelik...

"Eğitim", bütün vatandaşların "eşit" şekilde yararlanması gereken "temel" bir hak iken, öğrenciler arasında "çifte standart" yaratacak böyle bir modele nasıl izin verebilir? Devlet okulunda, öğrenciler "parayı veren düdüğü çalar" mantığıyla ayrılabilir mi?

***

Parsel parsel satarlar

Diyorlar ki "sadece TEOG değil merkezi sınavların tamamını kaldıralım".

Merkezi sınavda bile "torpil"i becerebilmiş bir zihniyet, daha "okullar kendi sınavlarını kendileri yapsın" yolu açıldığı gün, eğitim kalitesine göre okulları, sınıfları, hatta sıraları bile "parsel parsel" pazarlamaya başlamaz mı sanıyorsunuz?

Yazarın Diğer Yazıları