‘Irkçılar’ın ipliğini pazara çıkartacağım! (2)

Arslan TEKİN

Hrant Dink Vakfı’nın, avukatları “meşhuuur!” Fethiye Çetin ve Diğdem Portakal’ın  “Düzeltme ve Cevap” yazılarını iki gün yayınlamış, dünden itibaren, meseleyi nasıl saptırdıklarını, nasıl yalan-yanlış yoruma gittiklerini açıklamaya başlamıştım.
Yazılarım internette...  “Cevap”  yazılarında da yazıların çıktığı tarihleri sıralamışlar. Bütününü okuduğunuz zaman yalnız,  “Nefretçiler” in maksadını  “teşhis”  ve  “teşhir”  ettiğimi, sadece onların ifadeleriyle sınırlı  “şedîd” diyebileceğimiz ifadeler kullandığımı görürsünüz.
“Nefret Söylemcileri”nin, daha girişte, bana nasıl ağır bühtanda bulunduklarını belirtmiştim. Birincisi: Sen etnik kimlik vurgusu yaparak bize düşmanlık ediyorsun! İkincisi ise, “Hrant Dink cinayetini olumlayan, özendiren, şiddet eylemlerini meşrulaştıran tehditkar ifadeler [kullanıyorsun].”
Bunlara: “Allah belânızı versin yalancılar!”  diye beddua edeceğim ama büyüklerim:  “Sakın beddua okuma!” diye hep öğütlemişlerdir. Beddua okumayacağım; gerçekleri yazacağım. Gerçekler, zaten onların ellerini ayaklarını, beyinlerinin kıvrımlarını birbirine dolaştırır, yalanlarını, iftiralarını, çarpıtmalarını, çarpıklıklarını kendilerine döndürür.

 

***

 

Asla ve asla  “etnik kimlik”  vurgusu yapmadım ve hiçbir surette de yapmam... Onların kastettiği etnik kimlik  “Ermeni” ... Şimdiye kadar binlerce yazım çıktı, birkaç bin sayfa kitabım yayınlandı; bir satırında dahi, bir milleti, bir etnisiteyi alçaltıcı, küçültücü ifade bulamazsınız. Benim, karşısına dikildiğim   “kalıplaşmış zihniyet”tir.
“Hrant Dink cinayetini olumlayan, özendiren...” diye yazabiliyorlar! Bu kadar alçakça iftira olamaz! Hrant’la fotoğrafımı yayınladım, konuştuklarımızdan bahsettim, yeri geldikçe, haberleştiğimi belirttim... Ama onun söz ve tavrına göre, herkes gibi, benim de ağır tenkitlerim olmuştur. Tenkit hakkımı kullanmayacak mıyım!
Dink’i kesin inançları, kalıplaşmış zihniyetleri katlettirmiştir. Müteveffanın kabrini  “türbe” ye çevirmeleri de bunu gösteriyor. Büyükleri Etyen Mahçupyan bile bu  “Marxist ajitasyon” a isyan etmiştir! Öyle yaygaracılar ki, kimse asla söz söyleyemez, kimse asla onları tenkit edemez! Bizim, ülkemizi, halkımızı savunma hakkımız yoktur!
Yaptıkları “ırkçılık”tan başka bir şey midir?!  “Uzman” görüşüne daha gelemedim. Yarın...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş