Irkıma yok izmihlâl...

Ahmet SEVGİ

Dün Mehmet Akif’in ölüm yıldönümüydü. Gazeteleri karıştırdım, özellikle kültür-sanat sayfalarını inceledim. Ne dişe dokunur bir haber vardı ne de sadra şifa verecek bir inceleme... Üzülmedim, belki de aksi olsaydı yani çarşaf çarşaf Akif haberleri, sütun sütün Akif methiyeleri görsek  “sizi ikiyüzlüler sizi” diyerek durduk yerde canımızı sıkacaktık.
“Edebiyat” daha geniş bir ifade ile “basın” bir aynadır. Oraya her şey yansır.  “Bakan”lar görmek istediklerini, “gören”ler ise hakikatleri görürler orada. Bakar kör olmayanlar medyada gerçeği de görürler, sahtekârlıkları da, çekilen acıları da görürler dökülen gözyaşlarını da... Hakk’a değil de güce, paraya, fırkaya tapanların elinde Akif’in istismar edildiğini görmeye elbette gönlümüz razı olmaz.
Mehmet Akif’i anlamak için “Safahat”ı tekrar tekrar okumaya gerek yok bence... Safahat’ın “âmentü”sü diyebileceğimiz “İstiklâl Marşı”nı okumak yeter.
Ben öyle inanıyorum ki bir “kitap” aslında bir sayfalık bir “manifesto”, bir  “beyanname” için yazılır. Keza, bir “makale” bir  “cümle” için, bir “cümle” de bir “kelime” için yazılır. Diğer bir ifade ile bir  “kitab”ı bir “beyanname”ye, bir “makale”yi bir “cümle”ye, bir “cümle”yi de bir “kelime”ye irca edebilirsiniz. Nasıl Necip Fazıl’ın “Çile” kitabını 28 dörtlükten oluşan “Çile” şiirine, “Çile” şiirini de:
“Gördüm ki ateşte, cımbızda yokmuş//Fikir çilesinden büyük işkence”.
dizelerine indirgemek mümkünse, aynı şekilde Akif’in  “Safahat”ını da  “İstiklâl Marşı”na, “İstiklâl Marşı”nı da:
“Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl”  “Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklâl” mısralarına indirgeyebiliriz.
Diğer taraftan bir metnin mazmununu anlayabilmek için de o metinde geçen anahtar kelimeleri alt alta sıralayarak üzerinde düşünmek gerekir ki “İstiklâl Marşı” nda özgül ağırlığı yüksek olan bu kelimeler şunlardır:  “Hak, Hakk’a tapmak, din, iman, vatan, millet, bayrak, ezan, şehitlik...”
“Peki, bu kelimeler bize nasıl bir dünya görüşü yahut hayat düsturu çağrıştırıyor?” diye soracak olursanız size  vereceğim cevap şöyle  olacaktır:
Hakk’a tapan, hak deyince akan suların durduğu, fertlerin birbirine din, iman, vatan, bayrak, ezan, hürriyet, şehitlik gibi manevi bağlarla sımsıkı bağlı olduğu toplumları hiçbir güç yıkamaz. Sıraladığımız bu değerler dışında başka amaçlarla bir araya gelmiş olan toplumlar birbirlerine pamuk ipliğiyle bağlanmışlar demektir ki her an dağılabilirler.
Yaşamakta olduğumuz sosyal çalkantılara bir de bu pencereden bakmaya ne dersiniz?..
Son söz şairin:
“Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl”
“Hakkıdır Hakk’a tapan milletimin istiklâl.” 
Mehmet Akif’i vefatının 77. yıldönümünde rahmetle anıyoruz. Ruhu şad  olsun...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş