İşgal günlerinden 2012 manzaraları

İsrafil K.KUMBASAR

Türkistan’a geri gönderme hevesleri ‘milli mücadele’destanı ile sonuçsuz kalınca pes ettiklerini sanmıştık. Yazık ki yanılmışız.
İçimizde bıraktıkları mankurtlar, postunu ABD, İngiliz ve İsrail istihbaratlarına borçlu derin alimler, paranın peşinde her denileni yapmaya teşne sefil adamlar sayesinde ne ‘azametli bir istilaya’ girişmişler de fark edememişiz.
Biz yere daha sağlam basmaya, vatanı elde tutmaya, bayrağı dalgalandırmaya çalıştıkça, onlar da ‘farklı yöntemler’le savaşı sürdürmeye devam etmiş.
Bize ait ne varsa hemen hepsi ‘PR’çalışmaları, ‘beyin yıkama’ metotları, ‘psikolojik’ operasyonlarla değiştiriliyor, dönüştürülüyor birer birer.
Tıpkı ‘işgal günlerinin’ manzaraları hüküm sürüyor büyük kentlerin caddelerinde. Dükkan adlarından tutun, sermaye sahiplerine; yeme içme kültürümüzden, olayları algılamamıza kadar her şey, ‘geldikleri gibi gidenlerin’ istediği kıvama sokuluyor.
“Küçük Amerika” hülyası, o gidenleri, daha doğrusu kazma kürekle kovduklarımızı, ‘seve seve koynumuza almaya’ yöneltti idarecilerimiz.
Neden bugün iktidar sahiplerinin 30 yıl önce seslendirdikleri “Morison Süleyman’ı Amerika başımıza getirdi” serzenişlerini duymuyoruz?
Neden o yüreği küf tutmuş güruhun ABD’ye karşı tek cümlesine tesadüf edemiyoruz?

***


Çapsız, ama olabildiğince ihtiras sahibi, postuna sıkı sıkıya bağlı bir takım şaklabanları, ‘Çengelköy hıyarı’ seçer gibi seçen ‘geldikleri gibi gidenler’ hazindir, zafere her gün bir adım daha yaklaşıyor.
Beylik bir ifadeyle ‘kaleler’ tek tek düşüyor.
Hayır, hayır, kendi adımıza bir kaleden söz etmiyoruz. Daha 10 yıl öncesine kadar mangalda kül bırakmayanların, dünyanın ‘Yahudi istilası’ altında olduğunu söyleyenlerin, ‘Büyük Şeytan’ ABD’ye kafa tutanların, “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” diyenlerin kalelerinden söz ediyoruz.
Şimdilerde ‘Şehrizar’ inşa etmekle meşguller.
Boğaz’a nazır, devletten kapatılmış arsalar üzerinde, erguvan ve mimoza kokularının eksik olmadığı villalarda ‘cennet’ gibi hayatlar düşlüyorlar.
‘Zar’lar mı belirliyor hayatlarını, yoksa ‘doymak bitmeyen’ iştihalarından dolayı ‘zar’ edip, vaveyla mı koparıyorlar bilemiyoruz.
Birileri kendilerini ‘dünyada cennet kurma’ adına, vatan toprakları üzerinde, bağımsızlık üzerinde, milli dediğimiz değerler üzerinde zar çeviriyor.
‘Gaflet’ ile ‘ihanet’ arasında gidip geliyor ruhlar.
‘Hak ediş bedellerini almış olmanın’ doygunluğu, ‘işi zamanında teslim edebilme’ endişesi bir sağa, bir sola savuruyor yüklenicileri.

***


“Geldikleri gibi gidenler” ve aslında ‘hiç gitmedikleri’ ortaya çıkanlar, bu kez ‘sağlam işbirlikçilere’ dayadılar sırtlarını.
Hem içeride hem dışarıda ustaca top çevirme becerisine sahip ortakları var.
‘Hedefe ulaşmak’ uğruna her şeyi ‘mübah’ gören, ‘takiyeyi’, ‘riyayı’, ‘ilm-i siyaset’ olarak kendine şiar edinen, yiğitliği sadece ‘asgari ücretle geçinenlere’ efelenmek sayanların hüküm sürdüğü bir sürecin, tam da ortasındayız.
Dudak büküp, burun kıvırmayın sakın.
Öylesine bir yapı ki bu, yavaş yavaş herkesin sindiği, sinmese de ‘Lanet olsun’ deyip sessizliğe gömüldüğü ‘işgal günlerinin’ havasını soluyoruz.
Otobüs duraklarında, vapur iskelelerinde, tren garlarında ‘bir yakınma için’ ağzını açanların aniden cümleleri yarıda kesmeleri...
Boş bulunup da cümlenin sonunu getirenlerin etraftakiler tarafından “Aman kardeşim yerin kulağı var” denilerek uyarılmaları...
Cümle halen sürüyorsa eğer, bir anda konuşanın etrafındakilerin uzaklaşmaları...
Sokağın nabzı bu, sokağın.
Ali Kemal’ler, Damat Ferit’ler bugünleri görseydi ihtimal ki, “Yahu biz bile mandacılığa bu denli bel bağlamamıştık” derlerdi.

***


1900’lerin başında açılan defterin belli ki ‘son sayfaları’ yazılıyor.
Kendilerine “Batıcı” diyenler ile “İslamcı” diyenler itiraf etmeseler de ‘mandacılıkta’ asgari müştereği buldular.
Ve ‘geldikleri gibi gidenler’ geri döndüler.
Gözünüz aydın...

  • Yorumlar 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Günün Karikatürü
Yeniçağ karikatur / Emre Ulaş